Bakım Zamanı

Sıcak yaz günlerinin geride kalmasıyla eski temposuna dönen hayatlarımızda kişisel ihtiyaçlarımız tekrar ön plana çıktı. Bu ihtiyaçların sizin için belki de en hissedileni her yemek yediğinizde, her güldüğünüzde veya her aynaya baktığınızda gördüğünüz ve iç geçirdiğiniz ama hep ertelediğiniz, artık düzeltilmesi, ya da sadece daha da güzelleştirilmesi gereken şey dişleriniz.

Sizce dişleriniz eski günlerdeki gibi beyaz, sağlıklı ve muntazam mı? Yoksa renkleri çay kahve lekeleri yüzünden değişti mi? Belki de uçlarında çentikler ve kırıklar var ve artık siz konuşurken görünmeyecek kadar kısaldılar…

Ya da belki de diş etleriniz çekildi ve dişlerinizin diş etlerinize yakın kısımlarında daha koyu renkte sarımtırak çentikler oluştu. Belki de her yediğiniz şey çok soğuk olmasa bile dişleriniz de ciddi bir üşüme hissi veriyor. Demek ki artık diş doktoruna gidip şöyle güzelce bir bakım yaptırmanın zamanı gelmiş, ne de olsa gönlünüzce gülmek ve yemek yemek sizin de hakkınız. İşte tam bu noktada biz devreye giriyoruz ve size o istediğiniz gülüşü kazandırmak için işe koyuluyoruz.

Adım Adım Yapacaklarımız;

İlk etapta detaylı olarak muayenenizi yapıyoruz, röntgenler çekiyoruz, diş köklerinizin ve dişleriniz çevreleyen kemiklerinizin sağlıklı olduğundan emin olduktan sonra diş taşlarınızı temizliyoruz ve başlangıç bakımını bitirmiş oluyoruz. Şimdi sıra ihtiyaçları tespit etmeye ve bunlara yönelik tedavi seçenekleriniz konuşmaya geldi.

Bu süreç bizim kliniğimizde şöyle işler: Öncelikle başlangıçtaki diş durumunuzu gösteren fotoğraf ve video kayıtları alınır. Bu kayıtlara sizinle birlikte bakarak değerlendirmeler yapılır ve sonuçta tedavi alternatifleri üzerine çalışmalar yapmaya başlarız. Dijital ortamda hazırlayacağımız gülüş tasarım örnekleriyle gerçek ihtiyacınızı belirleriz ve sizin için en uygun tedavi modelini ihtiyaçlarınıza göre modifiye edip uygulamaya geçeriz.

Bu tedavi modellerinden en çok uyguladıklarımız ise şöyle: Eğer dişleriniz ile ilgili tek sıkıntı renkleriyse sadece ofis tipi beyazlatma işlemi ile tek seansta bu sorunu çözmemiz mümkün. Bu işlem için diş taşlarınız temizlendikten sonra diş etleriniz özel kapatıcılar yardımı ile koruma altına alınır ve dişlerinize uygulanan özel jel karışımlar yardımıyla beyazlatma işlemine geçilir. Jeller kimi zaman bir ışık kaynağı yardımıyla aktive edilir, bu işlem halk arasında “lazerle diş beyazlatma” olarak bilinir.

Ofis tipi beyazlatma oldukça net renk açılmaları sağlar. Sonrasında ise destekleyici ürünler ile yeni diş renginiz uzun süre korunabilir. Süpermarketlerde satılan ve çok ciddi renk açılmaları vaat eden beyazlatma ürünleri kişiye özel olmadığı gibi diş etlerine zarar verme riski taşırlar ve faydalanayım derken zarar görmenize sebep olabilirler.

Dişlerinizin renkleri açılsa bile gülüşünüzde hâlâ sevmediğiniz bir şeyler var. Galiba dişetleriniz siz gülümseyince biraz fazlaca görünüyorlar. Hâlbuki dişlerinizin biraz daha ön plana çıkması gülümsemenize çok daha fazla estetik değer katacak. İşte bu noktada getirdiğimiz çözüm yumuşak doku lazerinin yardımıyla olacak. Diş etlerinizin dişlerinizi fazla kapatan kısımları tıpkı dantel işler gibi ya da hanımların manikür işleminde yaptırdıkları gibi diş yüzeyinden uzaklaştırılır.

Lazer sayesinde hiç bir acı duymadan dişlerinizin gerçek boyu ortaya çıkar. Açığa çıkan diş yüzeyi gerek görülmesi halinde estetik dolgular ile daha da belirginleştirilebilir. Böylelikle daha sağlıklı görünen şık ve beyaz bir gülüşe sahip olursunuz, üstelik tek seansta!

Aslında diş etlerinizin görüntüsünden şikayetiniz yok ama dişlerinizin boyları zaman içinde öyle kısalmış ki konuşurken üst dişleriniz çok az görünüyor ya da görünmüyor, ya da dişlerinizin şeklinde ki çapraşıklık, aralarındaki boşluk çok rahatsız edici olmaya başladı. Bu nokta da ise gülüş tasarımı, yaprak porselenler ve zirkonyum kaplamalar devreye giriyor.

Gülüş tasarımı, dişlerinizin üzerinden herhangi bir aşındırma yapmadan bonding ve kompozit dolgu sistemleriyle dişlerinizin şekillerinde yapılan düzeltmeleri kapsar. Bu şekilde tasarlanan yeni gülüşünüz hakkında sizin ve isterseniz yakınlarınızın fikirleri alınır, rötuşlar yapılır ve ideal estetik gülüşünüz belirlenir.

Karşılıklı olarak ideal gülüşünüze karar verdikten sonra, dişlerinizde yapılması planlanan düzeltmenin boyutuna göre gerekiyorsa aşındırmalar yapılır, yaprak porselenler ile veya yalnızca kompozit dolgular ile ideal gülüşünüz kalıcı hale getirilir. Zirkonyum kaplamalar ise dişlerinizde eski dolgular ve çürüklere bağlı ileri derecede madde kayıpları olması durumunda başvurduğumuz, metal içermeyen, dişlerinizi çepeçevre saran restoratif malzemelerdir.

Yaprak porselenler ve zirkonyum kaplamalar laboratuvarda yüksek ısı ile hazırlanırlar ve bu sebeple natürel dişlerimizin sahip olduğu şeffaf görüntüyü ve parlaklığı daha iyi taklit ederler. Aynı sebeple dayanıklılıkları da çok yüksektir ve kırılmalara karşı çok dirençlidirler. Yani yaprak porselenleri yaptırdıktan sonra ısırarak elma yemeye devam edebilirsiniz.

Yukarda saydığımızı tedavi modellerinin farklı kombinasyonlarına ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz, dişleriniz hem sarı hem çapraşık olabilir, belki de beyazlatma ve sadece ön dişlerinize yapılacak yaprak porselenler yeterli olacak. Hangi probleme sahip olursanız olun artık nasıl çözüleceğini biliyorsunuz ve doya doya gülmek sizin de hakkınız.

Artık harekete geçebilirsiniz!

Dt Aysun KAYA YÜKSEL
Dentway Diş Klinikleri

Estetik Dolgular ile Lekesiz Gülüşler

Kusursuz bir gülüşe sahip olmak isteyenlerin sayısı arttıkça, diş hekimlerinin sunduğu yöntemler ve malzemeler de çeşitleniyor. Bu amaçla kullanılan estetik dolgular da büyük ilgi görüyor.

Sağlık ve estetik bilincinin gelişmesiyle birlikte artık kadın-erkek ayrımı yapmaksızın birçok kişi sağlık değerlerine ve ideal kilosuna dikkat ettiği kadar dişlerine de önem gösteriyor. Diş hekimi fobisi olan hastalar sadece ağrı şikâyetiyle değil, daha iyi bir gülüşe sahip olmak amacıyla bile diş kliniklerine başvuruyor. Dentway Diş Kliniklerinden Diş Hekimi Arca Baydar, “artan talebe paralel olarak diş hekimliği uygulamalarında da kullanılabilecek yeni yöntem ve materyal seçeneğinin çoğaldığını belirterek, “Estetik dolgu” denilince akla hemen ön dişler gelse de aslında bir kahkaha sırasında ilk anda göze çarpabilen arka dişleri de unutmamak gerekiyor. Geçmiş yıllarda çürük dişlerin tedavisinde tek seçenek olan siyah amalgam dolgular, hastaların estetik gereksinimlerine cevap veremediği gibi, günümüzde eskisi kadar sık uygulanmıyor da” diyor.

Ön dişlerde bonding sistemler kullanılıyor;

İyi bir gülüş elde etmede dişlerin şekli, büyüklüğü, dişetinin rengi ve diş-dişeti ilişkisi gibi birçok faktör önem taşıyor. Önemli olan bir diğer unsur ise estetik işlemde kullanılacak malzeme oluyor. Bonding sistemler, ağzın her bölgesine uygulanabiliyor ve çok başarılı estetik sonuçlar veriyor. Tek seansta gülüş hattındaki tüm dişlere bonding sistem uygulanarak istenilen estetik görünüm 1 -2 saat içerisinde sağlanabiliyor. Ön dişlerde estetik bir sonuç elde edilebilmesi için öncelikle diş dokularını ve onları taklit eden materyalleri iyi tanımak gerektiğini belirten Diş Hekimi Baydar, “Dentin dokusu dişe sarı rengi vererek ana rengini oluştururken, şeffaf yapıdaki mine dokusu ise dentin dokusunun üstünü kaplıyor. Dişlerin uç kısımlarındaki şeffaflık da mine dokusundan kaynaklanıyor. Estetik dolguları görsel anlamda başarılı kılan faktör bu diş dokularını birebir taklit edebilen, hastanın kendi diş rengine uygun estetik dolgu ve bonding sistemi kullanılarak uygulamanın bitirilmesi oluyor” diyor.

Bonding sistemi sadece çürük vakalarında değil, farklı problemlerde de tercih edilebiliyor. Örneğin ön dişlerinden birinde veya birkaçında renk sıkıntısı olan kişilerde bu dişlerin renkli dokusunu bir miktar aşındırarak, estetik dolgu maddeleriyle tek seansta diğer dişlere uygun renkte bir görünüm sağlanabiliyor.

Arka dişlerde porselen inley-onley dolgular kullanılıyor;

Günümüzde dolgu malzemelerindeki yeni gelişmeler, sadece ön dişlerin değil, arka dişlerin de estetik bir şekilde tedavi edilmesine olanak sağlıyor. Bugüne kadar sağlam ancak rengi nedeniyle estetik kaygılar yaratan ve en önemlisi dişlerde gereksiz madde kaybına neden olan amalgam dolgular yerine artık dişin dokusunu ve rengini en iyi şekilde taklit edebilen, varlığıyla dikkat çekmeyen materyallere gereksinim duyuluyor. Diş Hekimi Arca Baydar, “Geçmişte sağlıklı dokusu az kalmış, dolgu yapılması olanaksız dişlere kaplama protez yapmaktan başka tedavi alternatifi yokken, günümüzde bu dişleri porselen inley-onley’ler (seramik dolgular) ile restore edip hem işlevsel hem de estetik açıdan başarılı sonuçlar yakalanıyor” diyor.

Porselen dolgular, diş hekimliğinde 150 yıldır kullanılsa da ilk dönemlerde kırılgan oluşu ve yapıştırma işlemindeki sıkıntılar nedeniyle pek tercih edilmiyordu. Oysa günümüzde üretimindeki değişiklikler ve yapıştırıcı materyallerin gelişmesi sayesinde özellikle arka diş restorasyonlarında porselenin ilk tercih olmasını sağlıyor.

Diş Hekimi Baydar, arka dişlerde bonding sistemli kompozit dolgularla da restorasyon yapılabildiğini ancak sağlıklı diş dokusunun azaldığı durumlarda daha uzun ömürlü bir tedavi olanağı sağlayan porselen inley uygulamalarının tercih edildiğini belirterek, uygulama hakkında şunları söylüyor: “Porselen inley-onley’lerin yapılması için, ilgili dişin ya da dişlerin sadece çürük dokuları temizleniyor ve özel ölçü maddesiyle dişin ölçüsü alınıyor. Ölçü, bilgisayar destekli cihazlar tarafından dijital ortama aktarılıyor. Uygun renk seçimi yapıldıktan sonra diş ile mikro metrik olarak uyumlu porselen inley-onley üretiliyor. Sıfır hata olacak şekilde hazırlanan bu malzeme, özel yapıştırıcılarla kalan diş dokusuna hem mikro mekanik hem de kimyasal olarak yapıştırılıyor. Böylece kalan diş dokusu desteklenmiş, dişin ve porselenin kırılganlığı da tamamen önlenmiş oluyor.”

SİYAH DOLGULARDAN KURTULMA ZAMANI

Diş Hekimi Arca Baydar, kesin olarak kanıtlanmış bir sonuç olmamakla birlikte amalgam dolgularda bulunan cıvanın ağız içinde çözündüğüne dair bilgiler bulunduğunu belirterek, “Bu eski dolgular zaman içinde kırılıyor ancak hasta bunu fark etmiyor. Dolayısıyla çürükler oluşuyor. Dolgularını çıkarmak için başvuran hastalarda ise %90 olasılıkla dolgunun altında oluşmuş çürükle karşılaşılıyor. Bu nedenle amalgam dolguları, bonding sistemli kompozit dolgular ya da porselen inley-onley’ler ile değiştirilmesini öneriyoruz” diyor.

KULLANILAN MATERYAL ÖNEMLİ

“Porselen dolgular hem geride kalan diş dokusunu korumak hem de dişe tutunma açısından oldukça başarılı sonuçlar veriyor. Bunun için hangi dişte hangi materyali seçmek gerektiğini bilmek büyük önem taşıyor. Canlı dişlerde seçilen yapıştırıcı materyalleri ile kanal tedavisi görmüş dişlerde seçilenler farklılık gösteriyor.”

Diş Hekimi Arca Baydar
Dentway Diş Klinikleri