İnley ve Onley Dolgu Nedir?

İnley ve Onley Dolgu Nedir? ve Gülüş Estetiğine Olan Etkisi

Inley ve onley dolgular iki materyal ile yapılabilmektedir. Bunlar; kompozit ve seramiktir. Komposit inley giderek daha az kullanılmaktadır. Seramik materyaliin uzun dönem başarısı görüldüğü için tüm firmalar ve diş hekimleri seramik materyale dönüş yapmışlardır.

Seramik dolgular olarak da bilinen inley/onley dolgular standart dolgulara göre çok daha üstündür.

Estetik olarak çok daha dişe yakın görünürler,

Uzun dönemde dişle birbirlerinden ayrılmazlar,

Dolgulara göre hiç aşınmayıp yıllarsne oley dlde yani ca boyutsal olarak stabil kalırlar,

Dişerin birbirleriyle olan kontakları indirect olarak tasarlanıp ağızın dışında yapıldığı için çok daha başarılı olur.

Dişler arasına denk gelen kısım cilalanıp yapıştırıldığı için besin takılma sorunun dolgular da olduğu gibi olmaz,

Dişlerde çatlak veya kırık oluşturmazlar,

Yıllar içinde renklenme gibi sorunlar ile karşılaşılmaz.

Gerçek dişlerin renginde yapılması için dolgulara gore renk alternatifleri vardır ve makyaj yapılması mümkündür.

Doğal dişlere en yakın malzeme olduğu için giderek kullanımı artmaktadır. İnsanlar gülerken kötü yapılmış dolguların renk ve şekil uyumsuzluğundan inley ve onleyler sayesinde kurtulabilmektedirler. Dişin anatomisine uygun olarak işlenir ve seramik materyali olarak rijit bir şekilde yıllarca ağızda kalır. Seramik dolgu, altında herhangi bir çürük oluşturmaz. Özellikle yapıştırıcı olarak antibakteriyel materyaller kullanılırsa çürük riski ortadan kalkar.

Botulinum Toksini Uygulaması

Botulinum Toksini ile Diş Gıcırdatma Tedavisi

Günümüz gelişmiş tıp teknolojisinin vermiş olduğu imkânlardâhilinde diş gıcırdatma alışkanlığı belli bir seviyenin üzerinde olan hastalar için gece plağı uygulamasıyla beraber altı ayda bir botulinum toksini tedavisi de tavsiye edilmektedir. Botulinum toksini tedavisi özel şırıngalarla yanak dokusunun altında bulunan çiğneyici kaslara (masseter kası) yapılan  bir enjeksiyondur. Yapılan enjeksiyon sayesinde çiğneme kasının kasılma gücü azaltılır. Kasılma kapasitesinin azaltılması sayesinde dişlerin ve çene ekleminin üzerindeki kuvvetlerde de azalma meydana gelir. Botulinum toksini uygulaması kesinlikle ağırılı bir işlem değildir. Kişi günlük işinden, sporundan veya seyahatinden mahrum kalmaz.

Botulinum toksini uygulaması sonrasında hastaların aklına en çok gelen sorulardan biri de yemek yeme sırasında kuvvetsizlik günlük hayatı olumsuz etkiler mi yönündedir. Botulinum toksini uygulaması, çiğneyici kasların yemek yeme sırasındaki öğütücü gücünü engellememektedir. Botulinum toksini uygulamasındaki amaç, işlem öncesi diş gıcırdatma sırasında uygulanan kuvvetin Botulinum toksini uygulaması sonrasında oluşmasını engellemektir. Yemek yeme sırasında dişlere aktarılan kuvvet, diş sıkma sırasında meydana gelen kuvvetin neredeyse onda biridir. Dolayısıyla Botulinum toksini uygulaması sonrası hastalar eskiden olduğu gibi aynı konforda çiğneme yapabilirler.

Nefes Almak Ağız Sağlığımızı Nasıl Etkiler?

Nefes Almak Ağız Sağlığımızı Nasıl Etkiler?

İnsanoğlunun yaşayabilmesi için oksijene ihtiyaçı vardır. Bu oksijen havadan ,vücuda nefes alarak girmiş olur. İnsanlar iki şekilde yani nasal veya oral solunum yaparak nefes alırlar. Nasal solunum ağız içini çok etkilemez. Ama oral solunum dediğimiz ağızdan nefes alıp-verme işlemi ağız ve diş sağlığı için çok önem arz eder.

Oral solunum esnasında çekilen hava ile beraber ağız ortamına oksijen ve azot girer. Özellikle oksijenin ağız ortamında olması sayesinde bazı bakteriler yaşamlarını yitirirler. Bunlara anaeirobik bakteriler denir. Bu bakteriler ortamda kalmayınca çürük oluşma riski ve ağız içinde koku da çok az olur veya olmaz.

Genel olarak insanlar uyurken nasal solunum yaparlar, yani burun solunumu yaparlar. Sağlıklı olan da budur. Ama bazı insanlar uyku esnasında ağız solunumu yaparlar. Bu oksijenin fazla girmesi iyi gibi görünsede aslında çok fazla ağız solunumu yapmak da sakıncalı hale gelmektedir. Çünkü ağız içinde kuruluk başlar. Tükrük ortamdan uzaklaşır ve yıkama etkisi ortadan kalkar.

Burnundan nefes alamayan insanlarda alt çene büyümeye başlar ve özellikle ön dişlerinde çürükler oluşabilir. Bu nedenle burundaki genizeti sorunları ve deviasyon problemleri mutlaka erken çözülmesinde fayda vardır.

Diş hekimi ziyaretinin önemi

Diş Hekimi Ziyaretinin Önemi

Düzenli diş hekimi muayenesi ağız ve diş sağlığımız için çok önemlidir. Dişlerimiz ilk çıktığı dönemden itibaren bir diş hekiminin kontrolünde olmak insan sağlığı için çok kıymetlidir. Bu kontrollerin de çok iyi ve protokolüne uygun yapılması da ziyaret kadar önemlidir.

Peki, ziyaretimizi yaptık bizi neler bekliyor?

Diş hekimi ziyaretinde öncelikle diş hekimi ile tanışma ve hasta hekim ilişkisinin kurulması gerekiyor. Diş hekimi sizin ile ilk tanışmasında size önce dışarıdan bakarak fiziki muayenesini yapar. Genel sağlık probleminizin olup olmadığı, çenelerin fiziki olarak birbirleriyle uyumu, yaşınız ,cinsiyetiniz, vs gibi konuları değerlendirir. Daha sonra sizi diş koltuğuna alıp yüksek ışık altında ağız içi muayeneniz yapılır. Daha sonra ise panoramik röntgeniniz çekilir ve radyolojik muayeneniz yapılır.

Yukarıda anlatılan rutin bir diş hekimi muayenesidir. Bu muayenede görsel ve radyolojik olarak mevcut durum tespiti yapılır. Ayrıca bu muayene bize ileride neler olabileceği konusunda da fikir verir. İleride olabilecek sorunları değerlendirip önlemler almak için proaktif davranmak konusunda karar verilebilir.

Tüm muayene sonucu bir dosyanız oluşturulur. Bu dosya mevcut durumu ve gelecekteki beklenen durumların tespiti için çok önemlidir. Yıllar geçtikçe dişlerimiz ve ağız içi dokularımızda yaşlanmaktadır. Bakımın daha iyi olması gereklidir. Bu nedenle ziyaretlerin düzenli olarak yapılması ve özellikle diş fırçalama ve ağız bakımının doğru yapılıp yapılmadığının tespiti ve hatalar varsa katkılar ile bu hataların düzeltilmesi önemlidir.

Yukarıda belirttiğimiz sebepler ve nedenlerle diş hekiminizi düzenli ziyaret ediniz ve kişisel ağız bakımınıza çok özen gösteriniz.

Çene Ağrınızın Dişlerinizin Taşlanması Sonucu Olabileceğini Biliyor muydunuz?

Çene Ağrınızın Dişlerinizin Taşlanması Sonucu Olabileceğini Biliyor Muydunuz?

Yüz ve dişlerde bazen atipik ağrı dediğimiz bir durum olabilir. Atipik ağrı; ağrının kaynağının belli olmadığı durumlar için kullanılır. Bazen çenede bazen de dişlerde hiçbir neden olmadan ağrı oluşabilmektedir. Kimi zaman da basit bir nedenden dolayı ağrıyı farklı algılayabiliriz. İşte diş taşlarına bağlı olarak bazen çene kemiğinde veya dişlerde ağrı veya hassasiyet olabilir. Bu ağrı diş taşının dişetine yaptığı baskı ve dişin köküne doğru ilerleme durumu ile ilintilidir.

Diş taşları dişlerin etrafında ve ilk oluşmaya başladıklarında ise dişetinin üstünde olurlar. Uzun süre diş taşları temizlenmez ise diş taşı dişetinin altına yani dişin köklerine doğru ilerleme eğliminde olur.

Diş taşının kökü sarmaya çalışması ile dişi bir yaka gibi saran dişeti dişten ayrılmaya başlar. Dişten ayrılan dişetlerinden dolayı bir izolasyon problemi olur ve termal etkilerden diş etkilenmeye başlar. Yani hasta soğuk veya sıcak yemek yediğinde diş hemen algılar ve ağrı olarak belirti verir. Bu ağrılar da çene kemiğine veya çenenin tümüne yayılabilir. Bazen de tüm yüze vurabilir.

Bu tür çene ağrıları iyi değerlendirilmelidir. Basit bir diş taşı genel bir yüz ağrısına sebebiyet verebilir.