Kanal Tedavisi Gören Diş Kırılır Mı?

Kanal Tedavisi Gören Diş Kırılır Mı? Kanal tedavisi ile yapılan dişlerin kullanım süresi bir ömür boyu olabilmektedir. Ancak bazı istenmeyen durumların oluşmasına bağlı olarak kanal tedavisi yapılan dişlerde kırıklar da meydana gelebilmektedir. Kanal tedavisi yapılan dişlerin kırılmasının nedeni ise dişlerin içindeki pulpanın kanal tedavisi esnasında alınmasıdır. Pulpanın alınmasından dolayı dişlerde kuruma meydana geldiği için dişler yapısal olarak zayıflayarak kırılabilmektedir.

kanal tedavisi gören diş kırılır mı

Kanal Tedavisi Gören Diş Kırılır Mı?

Kanal tedavisi sırasında dişler yapılırken dişlerin içerisinde bulunan pulpa alınmaktadır. Ancak diş içerisinde bulunan pulpa alındığı için kanal tedavisi yapılan diş içerisinde ağrı olmazken dişin çevresinde ağrı oluşabilmektedir. Ancak kanal tedavisi sonrasında meydana gelen ağrı ve sızılar kısa süre içerisinde ortadan kalkmaktadır.

Bunun için de kanal tedavisi sonrasında işlem yapılan dişlerdeki hassasiyetin daha fazla ağrı oluşturmaması için birkaç gün bu bölgede çiğneme yapılmaması gerekmektedir.

Kanal tedavisi yapılan dişlerde bazı hastalarda hem şiddetli ağrılar meydana gelmektedir hem de uygulama yapılan dişlerde kırıklar oluşabilmektedir. Ancak bu sorunların tek sebebi dişlerin içerisindeki pulpanın alınmasıdır. Eğer diş içerisindeki pulpa tam olarak temizlenmez ise kanal tedavisi sonrasında oldukça şiddetli ağrılar da yaşanabilmektedir.

Kanal tedavisi hastalar tarafından genellikle ömür boyu kullanım sunduğu için en sık tercih edilen diş tedavisi yöntemlerinden biridir. Bununla birlikte bazı durumlarda kanal tedavisi ile iyileştirilen dişlerde de kırılma veya hasar görme gibi durumlar da meydana gelebilmektedir.

Kanal tedavisi yapılan dişin sağlıklı bir şekilde ömür boyu kullanılabilmesi için öncelikli olarak dişin içerisindeki pulpanın dişi beslemesi gerekmektedir. Ancak dişin içerisindeki pulpa tamamen temizlendiği için diş beslenemez ve kısa süre içinde de kuruyarak yapısını ve sağlamlığını kaybeder. Bu da kanal tedavisi sonrasında dişin kırılmasına neden olabilmektedir.

Kanal tedavisi gören dişin kırılması durumu eğer diş eti üzerinde değil ise yeniden kısa süre içerisinde tamir edilebilmekte ve iyileştirilmektedir. Ancak diş eti içerisinde eğer kırılma meydana geliyor ise ve kırık tekrar kaplama yapılamayacak şekilde ise diş eti ve kırık diş için cerrahi bir müdahale gerekebilir.

Kırılan Diş İçin Tekrar Kanal Tedavisi Yapılır Mı?

Kırılan dişin diş etine verdiği hasar tekrar kanal tedavisi yapılıp yapılamayacağını netleştiren bir durumdur. Ancak genel olarak kırık dişlerin tamir edilmesi için de yeniden kanal tedavisi yapılabilmektedir. Ancak kırık diş etine kadar ulaşmış ise öncelikli olarak yapılacak işlem cerrahi müdahale ile dişin alınması olabilmektedir.

Dişte oluşan kırık pulpaya kadar uzanmış ise tekrar kırık diş üzerine kanal tedavisi uygulanabilmektedir. Eğer dişin sadece belirli bir yüzeyi kırılmış ise kaplama yapılarak da dişin tedavisi kısa süre içerisinde yapılabilmektedir. Ancak dişteki diş eti içerisindeki diş köküne kadar ulaşmış ise kaplama veya kanal tedavisi gibi yöntemler kesinlikle uygulanmaz. Bu gibi durumlarda sadece dişin çekilmesi gerekmektedir.

Hangi Diş Sorunlarında Kanal Tedavisi Uygulanmaktadır?

Her diş sorunu için kanal tedavisi yapılmamaktadır. Ancak diş tedavileri içerisinde en çok yapılan ve en uzun ömürlü olan tedavi seçeneği olarak kanal tedavisini göstermek mümkündür. Dişlerde çatlaklar veya derin çürükler mevcut ise bu gibi durumlarda diş içerisindeki pulpa da zarar görmektedir. Dişteki pulpanın zarar görmesi durumunda dişi kurtarılabilmesi için en uygun tedavi yöntemi olarak kanal tedavisi uygulanabilmektedir. Dişin kurtarılması için kanal tedavisi en uygun yöntemlerden birisi iken dişin iltihaplanması veya diş erimesi gibi sorunlarda da cerrahi müdahaleler gerekebilmektedir.

Kanal Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Diş tedavisi için uygulanan kanal tedavisini yapılırken;

– İlk olarak dişin durumunu netleştirmek için ve pulpanın durumunu görebilmek adına röntgen çekilmektedir.

– Kanal tedavisi yapılacak olan diş ve dişin çevresi için lokal anestezi yapılarak o bölgenin uyuşturulması sağlanmaktadır.

– Dişin üst bölgesinde bulunan pulpa üzerinde bir delik açılmaktadır. Ancak çürümüş olan diş üzerinde bulunan çürük pulpaya kadar ulaşmamış ise bu noktada dişte bir delik açılmasına gerek yoktur.

– Diş üzerinde açılan delikten pulpaya ulaşılmaktadır.

– Burada diş içindeki çürüklerin temizlenmesinin ardından kanalların doldurulması sağlanır.

– Daha sonra boşluklar doldurulduktan sonra dolgunun üzeri uygun olan işlemler ve teknikler ile kapatılmaktadır.

– Genel olarak çürük olan dişlerde çürüklerin temizlenmesinin ardından uygulanan kanal tedavisi işlemleri yukarıda bahsettiğimiz gibi uygulanmaktadır.

– Ancak bazı durumlarda diş etlerinde veya dişlerde iltihap ya da enfeksiyon gibi durumlar da görülebilmektedir. Bu gibi durumlarda öncelik her zaman çeşitli ilaç tedavisi ile ilk olarak iltihabın kurutulması ve tedavi edilmesi sağlanmaktadır. Ardından kanal tedavisi uygulanmaktadır.

Ağız Açık Uyumanın Diş Çürüğüne Etkileri

Ağız Açık Uyumanın Diş Çürüğüne Etkileri yapılan araştırmalar ile netleşirken, diş sağlığını pek çok açıdan olumsuz etkilediği de görülmüştür. Ağız açık uyumanın pek çok nedeni olabilmektedir. Özellikle burun bölgesinde oluşan tıkanıklar bireyin gece daha rahat nefes alabilmesini sağlamak için ağız açık uyumak zorunda kaldığını göstermektedir. Buna benzer pek çok nedene bağlı olarak kişiler ağız açık uyumak zorunda kalabilmektedir. Her ne kadar masum gibi görünen bir durum olsa da ağız ve diş sağlığı için ağız açık uyumanın pek çok olumsuz etkisi olduğu bilinmektedir.

ağız açık uyumanın diş çürüğüne etkileri nelerdir

Ağız Açık Uyumanın Sebepleri

– Ağız açık uyumanın kişiden kişiye göre değişen pek çok sebebi bulunmaktadır. Ancak ağız açık uyumanın en bilindik nedenleri arasında burun tıkanıkları yer almaktadır.

– Kişide geniz bölgesinde et var ise bu da gece uyurken nefes alabilmesini kolaylaştırabilmek adına ağız açık uyumasına neden olabilmektedir.

– Bademciklerin büyümesine bağlı olarak da boğaz bölgesinde daralma meydana gelebilmektedir. Bu durum da ağız açık uyumanın en sık görülen nedenleri içinde yer almaktadır.

– Aşırı yorgunluğa bağlı olarak kişi ağzı açık olarak uyuyabilmektedir. Uzun süre vücudunuza yetecek kadar uyumaya özen göstermeniz geceleri ağız açık uyuma sorununun da önüne geçebilmeniz için en etkili yöntemlerden biridir.

Ağzı Açık Uyumak Nelere Sebep Olur?

Pek çok kişi geceleri ağzı açık uyuduğunun farkında değildir. Ancak ağız açık uyumak pek çok sorunun ve rahatsızlığın da belirtisi olarak karşımıza çıkabilmektedir. Ağız açık uyumak şu gibi rahatsızlıklara neden olabilmektedir;

Dişlerde çürümelerin meydana gelmesi,

Horlamaya başlanılması,

Sabahları uyandıktan sonra ağızda meydana gelen koku,

Astım hastalığı belirtileri,

Sabahları ağızda yaşanılan kuruluk ve susama isteği gibi rahatsızlıklar ağız açık uyuma sonrasında meydana gelebilmektedir.

Ağzı Açık Uyuma Sorununun Önüne Nasıl Geçilebilmektedir?

Özellikle toza karşın alerjisi olan kişiler için ağzı açık uyumak büyük sorunları da beraberinde getirebilmektedir. Bunun için de uyuduğunuz alanda toz olmadığına dikkat ederek geceleri farkında olmadan tozdan kaynaklı olarak alerji yaşamanızın önüne geçebilirsiniz.

Eğer burun bölgenizden kaynaklı olarak nefes almakta zorluk çekiyorsanız geceleri kullanmak için özel olarak geliştirilen burun bantlarını tercih edebilirsiniz.

Aynı zamanda ağız açık uyumanın önüne geçebilmek için evde yapabileceğiniz çeşitli nefes egzersizleri de yine oldukça yararlı olabilecektir.

Ağzınızı açık tutarak uykuya dalmayı alışkanlık haline getirmeniz de yine en iyi çözüm yöntemlerinden birisi olabilir.

Uyumadan önce geniz ve burun bölgenizin temizliğini yapmanız da uyku sırasında daha rahat nefes alabilmenizi sağlayacağı için daha rahat bir uyku uyumanıza da yardımcı olabilir.

Ağız Açık Uyumanın Ağzı Ve Diş Sağlığına Etkileri

Horlama ve ağız açık uyumak sanıldığı kadar masum bir durum değildir. Özellikle ağız açık uyuma sorunu üzerinde yapılan araştırmalarda dişlerin daha kısa sürede çürümesine neden olduğu kanıtlanmıştır.

Gece uyurken sürekli olarak ağızdan nefes alıp verme ağız içindeki asidik dengenin bozulmasına neden olabilmektedir. Bu da diş taşı oluşumunun hızlanmasına ve buna bağlı olarak da çürüklerin oluşmasına sebep olur.

Ağız açık uyumanın diş çürüğüne etkileri tükürük bezleri ile yakından ilgilidir. Dişlerin sağlıklı ve daha temiz kalması için salgılanan tükürük miktarı oldukça önemlidir. Sizler farkında olmasanız da tükürükler dişlerin kendiliğinden temizlenmesini sağlar. Bu da diş yapısının çürük oluşumu için kendi kendini korumasına yardımcı olmaktadır. Ancak gece boyunca ağzı açık uyunduğu zaman tükürük salgılama oranı oldukça düşecek ve ağızda kuruluk yaşanacaktır. Bu da tükürüklerin dişleri temizlenmesinin önüne geçebilmektedir. Bu sayede dişlerde diş minesi oluşumu ve buna bağlı olarak çürük gelişiminde hızlanma meydana gelebilmektedir.

Özellikle çocukluk döneminde çocuklarda da sık sık görülen ağız açık uyuma durumunda dişlerin yanlış gelişimi ve çenede kapanış bozukluğu gibi sorunlar da bu durumdan kaynaklı olarak meydana gelebilmektedir. Bunun için ergenlik dönemi ve çocukluk döneminde ağız açık uyuma alışkanlığının önüne geçilmesi ağız ve diş sağlığının korunması açısından oldukça önemlidir.

Ağız açık uyumak sadece ağız ve diş sağlığını olumsuz etkileyen bir sorun değildir. Uykunuzu yeterli ve sağlıklı bir şekilde alabilmenizi de engelleyeceği için yorgun olarak uyanırsınız. Eğer sabahları uyandığınızda sürekli kendinizi yorgun ve ağız bölgesinde kuruluk hissediyorsanız doktorunuz ile görüşmelisiniz. Doktorunuzun yapacağı muayeneler sonrasında ağız açık uyuma sorununun nedeni de tespit edilerek buna uygun olarak tedaviler de uygulanacaktır.

Ağız açık uyuma sorunu hem diş çürümelerinin oluşmasına hem de kalitesiz bir uyku sonrasında kişinin yaşam kalitesinin de olumsuz olarak etkilenmesine sebep olabilmektedir. Ağız açık uyumaya bağlı olarak yaşadığınız diş çürümesi ve diğer nefes programları için en kısa sürede doktorunuz ile görüşmelisiniz.

Çürümeye Başlayan Diş Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Çürümeye Başlayan Diş Tedavi Edilmezse Ne Olur? Dişlerde meydana gelen çürükler her zaman karşılaşılabilen sorunlardan biridir. Her ne kadar düzenli olarak ağız ve diş bakımı yapılıyor olsa da yine de dişin yapısına bağlı olarak çürük oluşumu da meydana gelebilmektedir. Çürümeye başlayan diş kesinlikle en kısa sürede tedavi edilmelidir. Bazı durumlarda ağrı yapmayan çürük dişlerin tedavisi sürekli ertelenmektedir. Ancak tedavisi yapılmayan çürük dişler pek çok sorunun oluşmasına da neden olabilmektedir.

curumeye baslayan dis tedavi edilmezse ne olur

Çürümeye Başlayan Diş Tedavi Edilmezse Ne Olur?

– Dişlerde meydana gelen plaklar ve bakteriler dişlerin çürümesine neden olabilir. Diş çürükleri her yaşta oluşabilmektedir. Bir kez çürümeye başlayan diş gerekli önlemler alınmadığı takdirde çürük giderek dişin tamamına zarar verebilmektedir. Çürümeye başlayan diş tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarının da oluşmasına sebep olabilmektedir.

– Tedavi edilmeyen diş çürükleri ilerleyerek dişin kök kısmına da zarar vererek dişin tamamen hasar görmesine neden olabilmektedir. Diş çürükleri oldukça hızlı bir şekilde ilerleyebilmektedir. Bunun için sizlerin önemsemediği küçük bir çürük bile kısa sürede dişi yapısına ciddi zararlar vererek dişinizin çekilmesine de neden olabilmektedir.

– Çürümeye başlayan diş tedavi edilmezse diş sinirlerinin ciddi hasarlar görmesine neden olabilmektedir. Çürük sinirlere ulaştığı zaman şiddetli diş ağrıları meydana gelebilmektedir. Diş çürüklerinin sinirlere zarar vermesinin neticesinde dişin tedavi edilmesi için kanal tedavisi ya da dişin çekilmesi gibi tedaviler uygulanabilmektedir.

– İltihap ve enfeksiyon oluşumu çürümeye başlayan diş tedavi edilmezse diş etleri içinde olabilmektedir. Hem hastanın tedavi sürecinin uzamasına hem de şiddetli ağrıların yaşanmasına neden olabilmektedir. Tedavi edilmeyen çürük diş problemlerine bağlı olarak oluşan enfeksiyonlar için öncelikli olarak antibiyotik kullanımının uygulanması gerekmektedir. Eğer enfeksiyonlu çürük diş tedavi edilmez ve ilaç kullanılmazsa diş etlerinde ciddi şişlikler ve iltihaplar oluşabilmektedir.

– Çürümeye başlayan diş tedavi edilmezse dişlerde sıcak ve soğuğa karşı yüksek hassasiyet sorunu meydana gelebilmektedir. Tatlı yiyeceklerde bile dişlerde hassasiyet oluşabilmektedir. Diş çürüğünüzden kaynaklı olarak eğer hassasiyet sorunu ile karşı karşıya iseniz hemen diş hekiminiz ile görüşerek çürük dişin tedavisini yaptırmalısınız.

Diş Çürüklerinin Belirtileri Nelerdir?

Yaşlanmaya ve genetik sorunlara bağlı olarak bireylerde en sık görülen sağlık sorunları içerisinde diş çürükleri ve diş kayıpları yer almaktadır. Diş çürükleri tespit edildiği anda kısa sürede tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur. Ayrıca diş çürüklerinin oluşumunun önüne geçilebilmesi için düzenli olarak diş bakımı ve temizliğine dikkat edilmesi gerekmektedir.

Diş Çürüklerinin Belirtileri

– Dişlerde meydana gelen hassasiyet sorunu

– Dişlerde ve dişin çevresinde meydana gelen sızı ve ağrılar

– Diş yüzeyinde meydana gelen siyah ve kahverengi lekeler

– Diş etlerinde diş çürüklerine bağlı olarak meydana gelen apseler ve iltihaplar

– Dişlerde meydana gelen kırıklar ve iç kısımlarında oluşan çukurlaşmalar

– Diş ve diş etinde meydana gelen apselerden kaynaklı olarak yüz bölgesinde meydana gelen şişkinlikler ve kızarıklar diş çürüklerinin belirtileri içerisinde yer alabilmektedir.

Dişlerin Çürümesinin Önüne Geçmek İçin Neler Yapılabilir?

En yaygın olarak görülen sağlık sorunları içerisinde bulunan diş çürükleri diş hekimi kontrolünde tedavi edilmelidir. Bu sayede dişin tamamı çekilmeden diş kökü kurtarılarak dişin yeniden kazandırılması sağlanmaktadır.

– Dişlerin çürümesinin önüne geçmek için öncelikli olarak diş fırçalamayı günde en az iki kez olmak üzere alışkanlık haline getirmelisiniz.

– Şekerli ve nişastalı besinlerin tüketimini olabildiğince azaltmalısınız.

– Öğünlerinizden sonra dişlerinizi fırçalamalısınız. Dişlerinizi fırçaladıktan sonra atıştırmalık gibi besinlerden uzak durmalısınız.

– Rafine besinlerden uzak durmalısınız.

– Çürümeye başlayan diş tedavi edilmezse dişinizi tamamen kaybedebilirsiniz. Bunun için dişlerinizde çürük oluşumunun önüne geçebileceğiniz florür içeren diş macunlarını kullanmanız gerekmektedir.

– Diş çürüklerinin oluşumunun önüne geçebilmek için özellikle lif bakımından zengin olan meyve sebzeleri tüketmeye özen göstermelisiniz.

– Kalsiyum kemik ve diş gelişimi için sadece çocukluk döneminde değil her yaşta oldukça önemlidir. Bunun için de düzenli olarak kalsiyum içeren besinleri tüketmeye özen göstermelisiniz.

– Şeker tüketimini en az seviyeye indirmeli ve eğer mümkünse şeker kullanımını bırakmalısınız. Şekersiz siyah çay veya yeşil çay gibi bitki çayları çürük oluşumunun önüne geçmek için etkili olabilmektedir.

Diş Çürükleri İçin Uygulanan Tedavi Yöntemleri

Diş çürükleri için diş hekiminize giderek detaylı bir şekilde muayene olmalısınız. Çürüğün boyutuna göre diş hekiminizin tercih edebileceği tedavi yöntemi farklılık gösterebilmektedir. Çürümeye başlayan diş tedavi edilmezse dişinizi kaybedebileceğinizi ve enfeksiyon gibi ciddi sorunlar ile karşılaşabileceğinizi unutmamalısınız.

– Florür tedavisi ile dişin güçlenmesi sağlanmaktadır.

– Diş çürükleri için dolgular yapılabilmektedir.

– Kanal tedavisi diş çürüklerinde çok tercih edilen tedavi yöntemlerinden biridir.

– İleri derecede meydana gelen çürüklerde diş çekimi yapılarak ek diş takılması tedavisi uygulanmaktadır.

Kuru Çürük Nedir? Hangi Durumlarda Tedaviye Gerek Yoktur?

Kuru Çürük Nedir? Hangi Durumlarda Tedaviye Gerek Yoktur? Kuru çürük herhangi bir enfeksiyon ve iltihap oluşumu olmayan çürük çeşitleri olarak tanımlanabilmektedir. Diş çürüğü ise genel olarak ağızdaki bakterilerden dolayı dişlerde oluşan zararlara bağlı olarak gelişebilmektedir. Dişler sadece fiziksel olarak görünümünüzü tamamlamak için değil sağlığınız için de en önemli etkenlerden biridir. Özellikle sindirim sisteminizin bir parçası olarak dişlerin bakımının yapılması ve sağlıklı olması oldukça önemlidir.

kuru çürük nedir hangi durumlarda tedaviye ihtiyaç duyulur

Kuru Çürük Nedir?

Çürük diş oluşumları her yaştan bireylerden oluşabilmektedir. Kuru çürük oluşumu diş minesinin ve dişlerin yapısının bozulması olarak tanımlanabilmektedir. Dişlerin düzenli olarak bakımının yapılması sonucunda diş yüzeyinde yapışkan olarak ve bakteri barındıran plaklar oluşmaktadır. Bunlar da dişlerin yapısal olarak bozulmasına neden olabilmektedir.

Zaman içerisinde bakterilerin etkisi ile dişlerde çürümeler meydana gelmektedir. Her diş çürüğü iltihaplı veya enfeksiyona bağlı olarak oluşmamaktadır. Bu çürüklere kuru diş çürüğü denilmektedir. Kuru çürük dişlerde genellikle sıcak ve soğuğa karşı hassasiyet meydana gelebilmektedir.

Diş çürükleri yaş ile birlikte de daha hızlı bir şekilde meydana gelebilmektedir. Yaşlanmaya bağlı olarak dişlere sağlığını kazandıran florür azaldığı için dişlerde daha hızlı bir şekilde çürüme oluşabilmektedir.

Kuru Çürük Belirtileri Nelerdir?

– Diğer dişlere oranla daha fazla hassasiyet

– Diş yüzeyinde deliklerin görünür halde olması.

– Dişin yüzeyinde meydana gelen kahverengi veya siyah lekeler

– Sert bir yiyecek baskı ile ısırıldığında dişlerde meydana gelen ani ağrılar

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz belirtiler kuru çürük oluşumunda genel olarak ortaya çıkan belirtilerdendir. Ancak bazı bireylerde kuru çürük oluşumuna bağlı olarak ağız kokusu da oluşabilmektedir. Bunun için de kuru çürük oluşumunda diş köküne çürük inmeden gerekli tedavinin yapılması gerekmektedir.

Hangi Durumlarda Tedaviye Gerek Yoktur?

Genel olarak kuru çürük oluşumunda dişlerde ağrı meydana gelene kadar bireyler diş hekimlerine gitmemektedir. Ancak yeni oluşan kuru çürük durumunda doktorunuza giderek sadece çürük oluşumunun olduğu bölgede bir temizlik işlemi yapılabilmektedir. Bu işlem sonrasında herhangi bir ekstra tedaviye de gerek duyulmamaktadır. Ancak her zaman hem dişin kurtarılması hem de çürüğün ilerlememesi adına diş hekimleri uygun şekilde çürük temizliği yaparak tedaviyi kısa sürede gerçekleştirebilmektedir.

Tedavi Edilmeyen Çürüklere Ne Olur?

Genellikle kuru çürük oluşumunda tedaviye gerek kalmadan sadece çürük olan bölgenin temizlenmesi sağlanabilmektedir. Ancak çürük ilerlemiş boyutta ise kesinlikle tedavi edilmesi gerekmektedir. Eğer çürük olan diş tedavi edilmez ise farklı hastalığa da davetiye çıkartabilirsiniz.

Kuru Çürük Oluşumunu Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Kuru çürük oluşumunun önüne geçmek için ağız ve diş sağlığınıza dikkat etmelisiniz. Düzenli olarak yaptığınız diş bakımınızı günlük olarak gerçekleştirmeli ve kesinlikle atmamalısınız. Ayrıca kuru çürük oluşumunda bile vakit kaybetmeden diş hekiminiz ile görüşerek hemen gerekli tedaviler yapılarak çürüğün ilerlemesinin önüne geçebilirsiniz.

Düzenli Ağız Bakımı

Dişlerin gün içerisinde en az iki kez fırçalanması gerekmektedir. Bununla birlikte ağız ve diş bakımınız içerisinde kesinlikle diş ipi kullanmayı da alışkanlık haline getirmelisiniz. Dişlerinizi fırçalamak her zaman detaylı bir diş temizliği için yeterli olmayabilir. Bununla birlikte diş hekiminizden en doğru diş fırçalama tekniklerini de öğrenebilirsiniz.

Doğru Beslenme

Sürekli şeker ve nişasta oranı fazla olan yiyecekleri tüketmeniz dişler de kuru çürük oluşumunu tetikleyebilmektedir. Bunun için de mümkün olduğunca ağız ve diş sağlığız için beslenmenize de dikkat etmelisiniz. Şeker ve nişasta oranı yüksek olan besinleri tüketirken dikkatli olmalı ve hemen sonrasında dişlerinizi kesinlikle fırçalamalısınız.

Florür Kullanımı

Genellikle florür kavramı diş macunlarından tanıdık gelen bir kavramdır. Bununla birlikte florür genellikle diş macunlarında bulunmaktadır. Florür dişlerde çürük oluşumunun önüne geçebilmek için en etkili olan maddelerden biridir. Dişlerin dokusunun güçlenmesi ve daha sağlıklı olabilmesi için dengeli bir florür kullanılması gerekmektedir.

Sigara Tüketimi

Sigara dişlerin yapısına en fazla zarar veren maddelerden biridir. Sigarayı bırakmanız hem iç organlarınız hem de ağız ve diş sağlığınız için oldukça etkili olabilecektir. Pek çok diş eti hastalıklarının da en önemli nedenleri içerisinde sigara yer almaktadır.

Diş Hekimi Kontrolü

Her ne kadar dişlerinizin bakımını düzenli olarak yapıyor olsanız da yine de düzenli olarak diş hekiminize giderek rutin kontrollerinizi yaptırmalısınız. Kuru çürük oluşumu ve diğer diş sorunlarında erkenden diş hekiminiz ile görüşmeniz dişlerinizin çekilmeden tedavi edilmesine yardımcı olacaktır.

Pedodonti Nedir? Çocuk Diş Hekimliği Hakkında Bilgiler

Pedodonti Nedir? Çocuk Diş Hekimliği Hakkında Bilgiler ve tüm merak edilenleri yazımızda bulabilirsiniz. Pedodonti, çocuk diş hekimliğinin tıbbi ismidir. Çocuk diş hekimliği 0 ile 13 yaş grubundaki çocukların ağız ve diş sağlığı ile ilgilenmektedir.

pedodonti

Pedodonti Nedir?

Çocukların bebeklik dönemlerinden itibaren ağız ve diş sağlıkları ile ilgilenen diş hekimliği dalına Pedodonti denilmektedir. Çocukların çene yapılarının ve yüz bölgesindeki gelişmelerin yakından takip edilmesi Pedodonti dalı ilgilenmektedir. Pedodonti dalı küçük yaşlarda erken müdahale edilebilme şansı sunarak koruyucu uygulamaları ve tedavileri gerçekleştirmektedir.

Çocuk Diş Hekimliği Hakkında Bilgiler

Çocuk diş hekimliği için Diş Hekimliği Fakültelerinde 5 yıllık Diş Hekimliği lisans bölümünün tamamlanması gerekmektedir. Ardından fakültelerin Klinik Bilimlerine bağlı olarak bulunan Pedodonti Anabilim dalında doktora veya uzmanlık eğitiminin alınmış olması Pedodonti uzmanı olmak için şarttır.

Çocuk Diş Hekimleri Neler Yapar?

Diş hekimi korkusu bireylerde çok küçük yaşlarda başlayabilmektedir. Çocuk diş hekimleri ise diş hekimi korkusunun küçük yaşta yenilmesine yardımcı olur. Bunun için de çocuk diş hekimlerinin klinikleri genel olarak çocuklar için daha uygun bir ortam haline dönüştürülmektedir.

-Çocukların erken yaşta ağız ve diş bakımı için gerekli önlemleri almasına yardımcı olurlar. Bu konu ile ilgili hem çocukları hem de aileleri bilinçlendirmektedirler. Çocukların dişlerini fırçalamasından, çürük oluşumu için uzak durması gerektikleri tüm unsurular hakkında gerekli bilgilendirmeleri yaparlar.

-Çocuklarda daha erken yaşlarda meydana gelen çürük risk grubunu belirlemektedirler. Çürük risk grubuna göre çocuklar için en etkili ve en özgün koruyucu programları düzenlemektedirler.

-Çocukların beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesine yardımcı olmaktadırlar.

-Süt dişlerinin ve genç daimi dişlerin endodontik tedavilerini yaparlar. Bu tedaviler içerisinde dolgular ve kanal tedavileri de yer almaktadır.

-Çocuklarda küçük yaşlarda belli olan çene ve diş gelişimlerindeki bozuklukların tespit edilmesini sağlarlar. Bu sayede herhangi bir çene ve diş yapısındaki bozukluk olması durumunda erken müdahale ile daha etkili tedaviler yapabilmektedirler.

-Çocuklarda parmak emme, tırnak yeme veya çeşitli cisimleri ısırma gibi kötü alışkanlıkların bırakılmasına yönelik etkili tedavi yöntemleri geliştirir ve uygularlar.

-Çocuklarda süt dişlerinin çekilme işlemlerini yaparlar. Ayrıca süt dişlerinin çekilmesi gerektiği dönemde eğer çocuk için gerekli görülür ise yer tutucu ya da çocuk protezi de yaparak çocuğun daha kaliteli bir diş yapısına sahip olmasını sağlarlar.

-Özel ilgi görerek tedavi olması gereken çocuklar için de klinik veya ameliyathanede genel anestezi ya da sedasyon kullanarak yapılması gereken tedavileri gerçekleştirirler.

Pedodonti Neden Önemlidir?

Diş ve ağız gelişimi bebeklik dönemi ile birlikte her bireyde eşit olarak başlar. Ancak bazı genetik bozukluklar veya kişinin diş yapısındaki bozukluklar diş ve ağız yapısının kalitesini de olumsuz etkilemektedir. Bunun için diş ve çene yapısındaki bozuklukların tespit edilmesi ve erken tedavi uygulanabilmesi için erken teşhisin önemi oldukça büyüktür. Çocuk diş hekimleri bu noktada bebeklik döneminden itibaren sadece diş yapıları için değil çene ve yüz bölgesindeki kemik gelişimini de yakından takip ederek müdahale edebilmektedir.

Pedodonti uzmanları bebeklik döneminden itibaren bebeklerde gelişmekte olan dişlerin anatomik yapısına kadar bilgi sahibi olarak gerekli incelemeleri yapabilmektedirler. Bunun için de diş yapısında ileriki zamanlarda meydana gelebilecek sorunları da daha kolay ve daha erken bir şekilde teşhis edebilme şansına sahiptirler.

Bebekler ve çocuklar için ağız ve diş sağlığının gerekli kontrollerinin sadece bir Pedodonti uzmanı tarafından yapılması gerekmektedir. Pedodonti uzmanları sadece kemik, çene veya diş yapısı bozuklukları için değil çürük dişler, süt dişleri ve ağız içi bakımı ile ilgili genel kontrollerde de oldukça etkilidir. Çürüklerin oluşmasının erkenden önüne geçilebilmesi için kesinlikle çocuğunuzu bir Pedodonti uzmanına göstermeniz tavsiye edilir.

Çocukların Çürükten Korunması İçin Hangi İşlemler Yapılır?

Pedodonti uzmanı önderliğinde çürüklerin önüne geçmek için aşağıdaki yöntemler tercih edilmektedir:

Florid Jel Uygulamaları

Çocuklar ve yetişkinler için çürük oluşumunda tercih edilen bu yöntem dişleri bir cila ile kaplayarak çürük oluşumunun önüne geçilmesini sağlamaktadır.

Yer Tutucular

Süt dişler ile ilgili yapılan bir tedavi yöntemi olan yer tutucular süt azı dişlerinin çürümesi halinde uygulanmaktadır. Süt dişleri çekildikten sonra alttan gelecek olan daimi dişler için tutucu vazifesi gören bir diş takılmaktadır.

Fissür Örtücü

Dişlerin üst yüzeylerinde meydana gelen çatlaklardan dolayı sıklıkla çürümeler meydana gelebilmektedir. Ancak bu yöntem ile diş yüzeyindeki çatlaklar bir örtü ile kaplanır ve çatlaklara yiyecek kalıntısı dolmasının önüne geçilir. Bu sayede diş yüzeyindeki çatlaklarda çürük oluşumunun önüne geçilmektedir.

Kaplama Dişim Kırıldı Ne Yapmam Gerekiyor?

Kaplama dişlerde oluşan kırılma durumları ağız iç estetik görüntüsünü etkileyen önemli durumlardır. Bazen estetik sorunla beraber çiğneme güçlüğü ve ağız yaralanmalarıyla da seyredebilir.Kişilerin sıklıkla yaşamakta olduğu durumların başında gelen Kaplama Dişim Kırıldı Ne Yapmam Gerekiyor? Sorusu hekimlere fazlasıyla yöneltilen soruların başında geliyor.

Kaplama diş kırılmaları birbirinden çok farklı biçimde ortaya çıkabilmektedir. Özellikle dış yüzeyden başlayan kırılmalar şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Kaplamanın dış yüzeyinde ortaya çıkmakta olan çatlamalar şeklinde de ileri gelebilmektedir. Görüntüyü olumsuz manada etkileyen bu kırık ve çatlaklar kişilerin sağlığı açısından da bir olumsuzluğu beraberinde getirmektedir. Kaplamayla birlikte bazen altında yer alan gerçek dişinde zarar görmesi mümkün olabilmektedir.

Bu gibi Kaplama Dişim Kırıldı Ne Yapmam Gerekiyor sorularını sormak durumunda kaldığınızda dişleriniz için sürekli gitmekte olduğunuz bir diş hekiminize göstermeniz; yapmanız gereken en doğru hareket olacaktır.

Kaplama Dişim Kırıldı Ne Yapmam Gerekiyor?

Kaplama dişiniz eğer tamamen yerinden oynamakta ise yapıştırıcısını etkileyecek şekilde kökünden itibaren kırılmış anlamına gelmektedir. Bunların ne şekilde gerektiğini en iyi biçimde anlayabilmek adına diş hekimi tarafından bir muayene edilmesi gerekmektedir. Kırık kaplama diş sorunlarında kişiler kendilerince evlerinde uğraşmaktadırlar. Doğru bir temizleme ve yeni bir sağlıklı kaplamaya sahip olabilmek için diş hekiminden profesyonel destek alınması gerekmektedir.

Kaplama Dişim Kırılmalarında Neler Yapılması Gerekir?

Kaplama Dişim Kırılmalarında kaplamanın ne şekilde kırılmış olduğu önemlidir. Örneğin kaplama dişiniz hiçbir hasara uğramadan yerinden tamamen düştüyse ve bunu kırılma olarak düşünüyorsanız yapacağınız işlem oldukça basit. Herhangi bir diş hekimine gidip dişinizi basit bir şekilde yapıştıra bilirsiniz. Eğer uygun bir diş hekimi bulamayacak bir yerde iseniz geçici olarak marketlerde satılan yapıştırıcıları kullanabilirsiniz. Bu yapıştırıcıları da bulamaz iseniz herhangi bir sakızdan küçük bir parçayı dişin içine koyarak ısırın yapıştığını görecekseniz. Mecbur kalmadıkça düşen dişinizi  sizin yapıştırmanızı tavsiye etmeyiz.Gece uykunuzda yada çiğneme esnasında düşebilir ve yutabilirsiniz.

Kaplama diş düşmelerinde ortada önemli bir problem bulunmamaktadır. Çeşitli sebeplere bağlı olarak kaplama dişler nadirde olsa yerinden çıkabilmekte ve kaplama diş kırılması şeklinde de adlandırılabilmektedir. Bu gibi durumlar karşısında size en yakın bir eczaneye ulaşmanız ve burada diş kaplamaları için özel olarak geliştirilmiş kaliteli yapıştırıcılardan bir adet temin etmeniz gerekmektedir.

Kaplama diş yerinden oynuyorsa ve bir miktar kısmı kırıldıysa bu sizlerin kendi imkanları ile çözebileceği bir durum olmamaktadır. Bazen çok çeşitli sebeplere bağlı olarak kaplama dişler zarar görebilmekte çatlama ve kırıklar şeklinde bir probleme dönüşebilmektedir.

Nadiren de olsa olayın gerçekleşme durumuna paralel olarak hem üstteki kaplama hem de alt kısımda yer alan gerçek diş birlikte kırılabilmektedir. Kişilerin hayatını olumsuz yönde etkileyen bu durum ağız içi travmatik durumlara neden olabilmektedir. Hastalar bu durumun ortadan kalkması adına en yakın diş hekimine baş vurarak muayene sonrası buna en uygun çözümü hekiminden almalıdır.

Kaplama Diş Kırıklarında Nasıl Bir Tedavi Yolu İzlenmelidir

Kaplama diş kırıklarının tedavisi için en başta hekimin güzel bir şekilde muayene etmesi ve ortaya çıkarmakta olan duruma uygun bir şekilde tedavi uygulaması gerekmektedir. Kaplama dişlerin tedavisi yapılırken diğer alttaki dişlerin hasar görüp görmediği çok önemli bir durumdur. Buna bağlı olarak iki farklı tedavi şekli ortaya çıkabilmektedir. Hem gerçek diş için bir tedavi gerekli hem de yeni bir kaplama diş çalışması yapılması anlamında ikinci bir tedavi sağlanarak dişler eski sağlıklı ve estetik görüntüsüne kavuşturulmaktadır.

Kaplama diş kırıkları sadece yüzeysel ve alttaki ana dişe bir  zarar gelmediyse yapılacak olan tedavi oldukça basit olmaktadır. En başta uygulanan kaplama dişi ağızda kalan parçaları büyük bir titizlik içerisinde hekim tarafından belirlenir. Özel geliştirilmiş kaplama diş çıkarıcı medikal ürünler kullanılarak ağızda kalan kırık kaplama diş parçaları ağızdan  alınmaktadır.

Akabinde hastanın talebi doğrultusunda yepyeni ve doğru ölçüde bir kaplama diş çalışması yapılarak kırılan noktaya bir yenisi yapıştırılarak hastanın hayatına kaldığı yerden devam etmesi sağlanmaktadır.

Tüm bu durumlar için hekim kontrolü sağlanmalı ve ortaya çıkan kaplama diş kırığının derecesine göre bir tedavi planlaması gerçekleştirilmelidir.

Kırık Kaplama Dişlerde Nelere Dikkat Etmek Gerekir

Kaplama dişler, güzel bir gülüşe sahip olabilmeniz adına oldukça önemli bir yere sahip olan etkenlerdir. Estetik ve sorunsuz bir duruşu gözler önüne kolayca serebilmektedir. Son dönemlerde birçok kişi tarafından yaygın olarak tercih edilmektedir. Kaplama  dişlerin sağlıklı ve sorunsuz kullanımı ayrıca uzun ömürlü olabilmesi adına dikkatli kullanım gerekmektedir. Ancak yaşam içerisinde bazı durumlara bağlı olarak kaplama dişlerde kırılmalar ve çatlamalar istemeden de olsa oluşabilmektedir.

– Kaplama dişleriniz kırıldığında yapılması gerekenler nelerdir kısaca belirtelim.

– Kaplama diş kırıkları da normal diş kırıkları gibi tehlikeli bir olaydır. Bu sebeple ağız sağlığınız açısından bir an önce bir hekime başvurmanız önem arz etmektedir.

– Kırılan kaplama diş oluşumlarında dişe eliniz ile temas etmekten kaçınınız.

– Kırılan kaplama dişin parçasını boğazınıza kaçmaması adına elinizde aldığınız bir pamuk yardımı ile kolayca bulunduğu yerden mümkünse alabilirsiniz.

Diş hekiminiz ile görüşmeye gittiğinizde Kaplama Dişim Kırıldı derken nasıl kırıldığının hikayesini de eksiksiz olarak anlatmalısınız.

Kaplama Dişim Düştü Ne Yapmam Gerekiyor?

Kaplama Dişim Düştü Ne Yapmam Gerekiyor, Düşen Kaplama Diş Nasıl Yapıştırılır ve Düşen Kaplama Evde Yapıştırılır Mı? gibi çok fazla merak edilen soruların en net cevaplarını sizler için yazımızda vermeye çalıştık.

Yaşam içerisinde çeşitli sorunlar ile karşı karşıya gelen ve bunların arasında da Kaplama Dişim Düştü Ne Yapmam Gerekiyor? Sorununun yanıtı aramakta olan kişiler için biz bu sorunu tüm detayları ile sizler için araştırdık. Gelin hep birlikte nasıl yapıldığına bir göz atalım.

Düşen Kaplama Diş Nasıl Yapıştırılır?

Düşen kaplama dişin nasıl yapıştırılacağı konusunda en hızlı şekilde yapılması gereken evinize en yakın noktada bulunan bir eczaneye uğrayarak buradan düşen kaplama dişi yapıştırmak için geliştirilen ve satışa sunulan ürünlerden birini satın almanız olacaktır. Eczane tarafından size en uygun şekilde tavsiye edilen ürünü satın alabilirsiniz. Ardından Düşen Kaplama Evde Yapıştırılır Mı soruna cevap verebilmek için sizlerde kullanmaya başlayabilirsiniz. Ortaya çıkan etkili sonuçları sizlerde deneme sonrasında bizlerle paylaşırsanız aynı sorunu yaşayanlara bir çözüm sunabilirsiniz.

Düşen Kaplama Evde Yapıştırılır Mı?

Kaplama diş düşmesi birçok kişinin karşılaştığı önemli sorunların başında gelmektedir. Kaplama düşme sonrası bir yapıştırıcı yardımı ile kolayca eski yerine yapıştırılabilmektedir. Düzgün bir şekilde ve kaliteli bir yapıştırıcı ile yapıştırmanın ardından yeniden kaplama düşmesi gibi bir sorun ile karşılaşabilirsiniz. Çünkü diş hekimlerinin kullandığı bu yapıştırıcılar eczane veya marketlerde satılmamaktadır. Sizin satın aldığınız bu yapıştırıcılar aslında geçici çözümlerdir.

Son dönemlerde estetik ve zarif bir görüntü sağlaması sebebi ile kaplama diş çözümleri birçok kişi tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.

Düşen Kaplama Diş Nasıl Yapıştırılır?

Düşen Kaplama Diş Yapıştırmak için en başta bu işlem için özel olarak geliştirilmiş doğru ürünleri temin etmeniz gerekmektedir. Kalitesi ile kendini kanıtlamış bir ürün ile kaplamalarınızı hiçbir problem yaşamadan sizlerde bulunduğunuz herhangi bir yerde kolayca yapıştırabilirsiniz. Genellikle kişiler kaplama dişlerini evde kendileri kolayca yapıştırabilmektedir.

Evde bir anda kaplama dişin düşmesi meydana geldiği durumlarda sizlere en yakın eczane noktasına giderek tavsiye edilenlerden bir tanesini satın almanız yeterli olmaktadır.

Düşen dişin kaplaması nasıl yapılır, oldukça basit birkaç adım ile sizlerde evinizde yapıştırma işlemini yapabilirsiniz bunun için en başta yeteri miktarda yapıştırıcıyı doğru noktaya uygulamanız gerekmektedir. Düşen kaplamanın içini temizlemek ve kuru olmasını sağlamak yapıştırıcının gücünü artırır . Ardından dikkatli bir şekilde yapıştırmanız gerekmektedir. Bu işlemlerin tamamlanmasının ardından ise yaklaşık 2 saat kadar kaplama dişin yapışıcısının kurumasını beklemeniz gerekmektedir.

Düşen Kaplama Diş yapıştırırken reçine içerikli yapıştırıcı tercih etmekten kaçının. Bu tür yapıştırıcılar, kaplamanın kısa bir süre sonra yeniden düşmesine neden olabilmektedir.

Düşen Kaplama Evde Yapıştırılır mı?

Düşen kaplama evde yapıştırılır kolaylıkla ancak dilerseniz bu konuda eğitimli bir diş hekimi tarafından da sağlık kurumunda kolayca yapıştırılabilmektedir. Ortaya çıkmakta olan kaplama diş düşmeleri sıklıkla yaşanan diş sorunlarının başında gelmektedir. Doğal bir yapıştırma yöntemi kaplamalarda mümkün olmamaktadır. Bu sebeple kaplama dişi yapıştırmak sırasında eczaneden bu iş için özel olarak satışa sunulmakta olan kimyasal içerikli yapıştırıcı ürünlerinden yararlanmak mümkün olmaktadır.

Estetik duruşa sahip olmak için tercih edilen kaplama dişlerin düşmesi için çok fazla sebep ortaya çıkmaktadır. En belirgin sebeplerin başını çeken maddeler ise şu şekildedir.

– Kaplama dişin altında bulunan diğer dişin zamanla çürümüş olması. Dişlerinizin düzenli şekilde hekim kontrolünden geçirilmesi sonucu diş çürümelerinin önüne geçebileceğiniz gibi düzenli olarak fırçalama alışkanlığına sahip olmanızda yine hem dişlerinize hem de kaplamalarınıza en ufak bir zarar vermemektedir.

 

– Kaplama maddesinin zaman içerisinde aşınarak deformasyona uğraması. Kişilerin beslenme alışkanlığı, besinleri ve sert cisimleri bu dişler ile ne şekilde kullandığına bağlı olarak kaplamalar da aşınmalar oluşabilmektedir. Bu tarz sert cisimleri tüketme, dişler ile kapak açma sert kuruyemiş kabuklarını kırma dorumlarını azaltmak çok daha sağlıklı olacaktır.

 

– Kaplamanın yapıldığı diş ölçüsü küçük olduğu durumlarda da kaplama sıklıkla düşebilmektedir. Bu durumlara maruz kalmamak içinde işini gerçekten hakkıyla ve en doğru şekilde yerine getirmekte olan bir uzman hekimden bu hizmeti almanız çok daha sağlıklı ve uzun ömürlü olacaktır.

Yukarıda bahsettiğimiz şekilde oluşan problemlere bağlı olarak sıklıkla kaplamanın düştüğü tespit edilmektedir.

Tekrar kullanılamayacak şekle dönüşen ve yapıştırıcılar ile bir daha eski yerine yapıştırılamayacak kaplamalar ortaya çıktığında ise uzman doktorlardan destek alınması gerekmektedir.

Dış görünüm için gülüşünüze ve dişinize önem veriyorsanız hekiminizden tekrar kaplama diş hazırlaması konusunda talepte bulunmanız gerekmektedir.

Kaplama Dişim Düştü Ne Yapmam Gerekiyor? Sorunuz için umarız yukarıdaki bahsettiğimiz konulardan cevabınızı en net şekilde almış bulunuyorsunuzdur. Farklı problemler içinde almak istediğiniz cevaplar bulunuyorsa mesaj olarak bizlere iletebilirsiniz.

Çenemde Ağrı Var Hangi Doktora Gitmeliyim?

Çenemde Ağrı Var Hangi Doktora Gitmeliyim, Çene ağrısı için hangi doktora gidilir? Bilmek ister misiniz? Çenede oluşan ağrı, çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Çenede oluşan ağrı ile ilgili sıklıkla ortaya çıkmakta olan hastalıklara bakıldığında çene kıtlaması(çene ekleminde ses)  veya yüz yamukluğu sorunları sebepli “ortaya çıkabilmektedir

Bunun yanı sıra Çenemde Ağrı Var Hangi Doktora Gitmeliyim diye araştırma yapanların sonraki süreçte gittikleri doktorlar genellikle diş hekimi çene cerrahı olduğu ortaya çıkmaktadır. Dişlerden kaynaklanan ve buna bağlı olarak sıklıkla ortaya çıkmakta olan diş gıcırdatması çene ağrılarına sebep olan önemli sorunlardan biridir.

Çene bölgesinde oluşan ağrı hastanın yaşamını bir hayli olumsuz etkiler, konuşma, beslenme hatta nefes alma süreçlerinde bile ağrının şiddeti artış gösterebilmektedir.

Gelişim dönemlerinde ağızda ve dişlerde yaşanan problemlerden kaynaklı şekilde çene bölgesini etkileyen ve ağrılı süreçlere iten nedenler oluşmaktadır.

Bu gibi durumlarda Çene ağrısı için hangi doktora gidilir konusunda bir bilgisi bulunmayan kişiler çözüm için derin bir araştırmaya koyulur. Çoğu zaman bu problem için kulak burun boğaz doktorlarına gidilir ama sorun maalesef çözülmez.

Yine fraklı kişilerde zaman zaman görülmekte olan benzer sorunların başında gelmekte olan çene kitlenmesi, çene ağrısı, çene yamulması (asimetri)  ve damak eğriliği gibi sorunlarda da aynı doktora başvurulması gerekmektedir.

Çene Ağrısı Sorunları Nelerdir?

– Çeneye bağlı olan tüm kas guruplarında ve ilgili eklemlerde hassasiyet ve ağrı oluşumları ortaya çıkabilmektedir.

– Çene hareketlerinde kısıtlamalar meydana gelebilmektedir. Ortaya çıkan bu kısıtlamalar ile konuşma sırasında artış gösteren çene ağrısı sıklıkla yaşanmaktadır.

– Çeneden kaynaklı olarak kulaklarda şiddetli ağrı oluşumu ve çınlama

– Dişlerde kırık ,apse oluşumu ve diş etlerinde ağrı

– Göz çukurlarında ağrı oluşumları

– Çene iskeletinde oluşan kitlenmeler

– Yanaklarda oluşan anlık feci ağrılar bıçak batması şeklinde hissedilmektedir.

– Bazen baş dönmesi

– Ateşlenme

– Yüz bölgesinde oluşan şişlik

– Şakak ve boyun ağrıları hatta enseden sırta doğru ilerleyen yansıyan ağrılar

Çene Ağrısı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çene rahatsızlığınız her ne olursa olsun bunun için en başta uzman hekime başvurulması önem taşımaktadır. Teşhisin en doğru biçimde konula bilmesi için gerek tüm tetkikler eksiksiz bir şekilde sağlık kurumunda gözlemlenmelidir. Yaklaşık olarak 30 dakikayı bulmakta olan klinik kontroller sonrasında ortaya çıkan çene ağrısı kolayca saptanabilmektedir. Nedeni kolay bir şekilde tespit edilerek buna en uygun tedavi yöntemi ortaya çıkarılmaktadır.

Uzman hekim kontroller sırasında ağrının başlama noktasını ne şekilde ve hangi zamanlarda oluştuğunu kolayca tespit edebilmektedir. Olumsuz etkilenmekte olan diğer bölgelerinde kontrolleri sağlanarak ağrının verdiği hasarın ortadan kaldırılması adına ilaç tedavisine, bazı protetik uygulamalara  ya da gerek görülürse cerrahi işleme başvurulabilir.

Hekim çene ağrısının tüm etkilerini ortaya çıkarabilmek için en başta MRI veya ultrason gibi klinik kontrolleri gerçekleştirir. Eldem edilen kesin sonuçlar ışığında en doğru tedaviye karar verir.bu süreçte hastanın verilen bazı egzersizlere çok dikkatli şekilde uyması çok önemlidir.

Çenede oluşan ağrı için hangi doktora gidilmelidir?  Çenemde Ağrı Var Hangi Doktora Gitmeliyim?

Çenede oluşan ağrı için gidilmesi gerek en doğru hekim bir diş doktoru olmalıdır. Ağız içi ve dişler ile ilgili bir problem olabileceği düşünülerek en başta diş hekimine  gidilmesi doğrudur. Yapılan incelemeler sonucunda diş hekimi ile ilgili bir sorunun olmadığı anlaşılır ise hekim yönlendirmesi ile başka bir hekime de başvuru yapılabilir.

Bu konuyla  diş hekimliğinin iki branşı ilgilenmektedir. TME eklem uzmanları ki çoğu zaman protez anabilim dalıyla ilgidir ,diğeri ise çene cerrahlarıdır.

Çene Ağrısı Nedenleri Nelerdir?

Çene ağrısının en belirgin belirtisi gece uykusunda diş sıkma ya da diş gıcırdatma alışkanlığı bulunan kişilerin ortaya çıkardığı olumsuz durumdur. Dişlerin uzun süreli bir şekilde sıkılması sonucu çene kemiğine  varan problemler ve bunu sonucunda da çene ağrıları ortaya çıkabilmektedir.

Osteoartrit olarak adlandırılan ve halk arasında da kireçlenme olarak bilinen sorunlarda çene ağrısını doğurabilmektedir.

Sinovit eklemlerde oluşan iltihaplı sorunlar veya kapsülit tarzı sorunlardan ortaya çıkmakta olan ağrı oluşumları

Bazen de Sinüzit problemleri çene ağrısını oluşturabilir.

Migren ağrıları olarak ortay çıkan şiddetli ağrı oluşumları çene ağrı oluşumlarını destekleyen asıl nedenler olabilmektedir.

Dişlerde yaşanan sorunlar ve diş eti sorunları

Nöropatik kaynaklı oluşan ağrı oluşumları da çene ağrısına yol açabilmektedir.

Romatoid artrit, troid hastalıklar, Fibromiyalji ve  Lyme, Lupus problemleri de bu soruna önemli bir katkı sebebidir.

Çene ağrısı gerçek manada kişilerin hayatlarını olumsuz etkileyen bazı şeylerin yolunda gitmediğini haber veren bir durumdur.Aslında vücudun bir uyarı sistemidir. Çenemde Ağrı Var Hangi Doktora Gitmeliyim? Sorusunun yanıtını aldığınıza göre sizlerde bir an önce doğru hekime başvurarak sahip olduğunuz çene ağrısı problemlerinden kurtulabilirsiniz.

Ağız Kokusu Var Ne Yapmalıyım?

Ağız Kokusu Var Ne Yapmalıyım ya da ağzım kokuyor nasıl giderebilirim, tarzı sorulara cevap bulmak için bir araştırma içerisinde iseniz, tam olarak doğru yerde olduğunuzu söylemek isteriz.

Ağız kokusu diğer ismiyle halitozis, kişilerin hayatını  olumsuz etkileyen ve utanç verici bir durumu ortaya çıkartmakta olan bir sorundur.

Bu soru yediden yetmişe tüm bireylerde yaşanabilmektedir. Bu sorunun yaşanma nedenleri kişiden kişiye bağlı olabilirken aynı zamanda da geçici ve kalıcı olacak şekilde farlılık gösterebilmektedir. Burada asıl sorun geçmek bilmeyen ağız kokusuna çözüm bulabilmektir.

Ağız kokusunun ortadan kaldırılması adına çoğu kez, geçici ve kısa süreli çözmelere başvurulmaktadır. Hemen hemen herkesin sıklıkla başvurduğu yöntemler arasında ise naneli sakız, kokulu şekerler, ağız gargarası, gibi benzer şeyler olmaktadır.

Ancak bunların her biri geçicidir ve sorunu tam anlamıyla çözmek  yerine sadece kokunun şeklini değiştirmeye yardımcı olur.Kök neden halen devam eder.

Sakız, gargara, şeker gibi birçok ürün bu sorunu yaşayan insanlar için üretilmiş olsa da, bu ürünlerin çoğu sadece geçici çözüm sunar. Ağız kokusu, gıdalar ya da yetersiz ağız hijyeni nedeniyle oluşmuyorsa, bu sorunun altında farklı bir tıbbi neden olabilir.

Tıbbi bir nedene bağlı olarak ağız kokusu sorunları sıklıkla kişilerin hayatında var olmaya devam etmektedir.

Ağız Kokusu

Ağız kokusu, kişilerin yaşamlarını idam ettirebilmeleri sırasında nefes alma verme işlemi sırasında dış çevreye dağılan  kötü koku oluşumlarını temsil eder.

Bu durum çevredeki kişiler tarafından olumsuz olarak algılanarak adeta bir şikayet konusunda da dönüştürülmektedir.Ağız kokusu yaşayan kişi çoğu zaman bunun farkında olmaz.

Bazı insanlar bu sorunun hemen farkına varabilirken bazıları ise ağız kokusu problemi yaşadıklarının hiç de farkında olmayabilmektedir. Bu gibi durumlarda kişinin en yakınları ağız kokusu ile ilgili olarak bir uyarıda bulunabilmektedir.

AĞIZ KOKUSU İÇİN DOKTORA GÖRÜNMELİ MİYİM?

Ağız kokusu şikâyetiniz bulunuyorsa en başta hekime başvurulmadan kişisel bakımınız ile ilgili olarak ağız ve diş sağlığınız ile ilgili sorunluluklarınızı gözden geçirmeniz gerekmektedir. Düzenli ağız ve diş fırçalama alışkanlıkları edinilmeli, yanakların , dilin ve dişlerin eksiksiz olarak fırçalanması sağlanmalıdır. Akabinde diş aralarını temizleyebilmek adına düzenli aralıklarla da diş ipi kullanılmalıdır. Diş ipi kullanımını yapamayan kişiler için ise ağız duşu denilen bazı otomatik cihazlar kullanılabilir

Diş bakımı konusunda bol bol su tüketimi oldukça özel bir detay olmaktadır.

Eksiksiz olarak uygulanan bakımlara rağmen ağız kokusu probleminiz hala devam ediyorsa sorun tıbbi bir nedene bağlı olabilir. Bu gibi durumlarda gerekli olan  teşhisi koyabilmek adına en yakın diş hekimine başvurmak gerekmektedir. Yine diş hekimi yapmış olduğu tüm kontrollerin ardından bir tedavi uyguluyor ve istenilen sonuçları alamıyorsa doğru bir yönlendirme sağlayarak farklı bir branş doktoruna görünmeniz gerekebilir.Ağız kokusu % 80 ağız ve diş problemler kaynaklı olup geri kalan konu ise bademcik iltihabı(tonsillit) veya reflü problemi sebebiyledir.

Ağız Kokusu Nedenleri Nelerdir?

Ağız kokusu neden olur ve nasıl geçirilir en başta bunun neden oluştuğunu bulmak ve bu yönde bir adım atmak gerekmektedir.

Ağız kokusu sebepleri sizler için aşağıdaki gibi sıralanmaktadır.

Besinler: yemeklerden ve içeceklerden sonra diş aralarında yer tutan ve uzun zaman burada kalan yemek artıkları kötü bakteri oluşumlarını destekleyerek bu bakterilerin ağız içine oluşturdukları gazlar ile ağız kokusunun oluşmasına sebep teşkil eder.

Özellikle koku bakımından ağır besinlerden olan soğan, sarımsak ve ağır baharat türleri ağız kokusu oluşumunu hızlandıran önemli besinlerdendir.

Tütün ürünleri: sigara alışkanlığı olan kişilerin ağız kokusu anlamında şikayetleri diğer insanlara göre çok daha yüksek bir oranda olmaktadır. Hem ağız kokusu hem de farklı diş eti hastalıklarına da yol açtığını çok iyi bilmekteyiz.

Yetersiz ağız ve diş bakımı: diş fırçalama alışkanlığına sahip olmayan kişilerin ağız kokusu sürekli olarak bulunur. Düzenli periyotlarda ve yeteri kadar fırçalanan dişler bakteri oluşumlarını engelleyerek ağız kokusunun da önüne geçmektedir. Diş ipleri diş bakımı anlamında oldukça önemli bir yere sahiptir. Diş aralarında birikmekte olan ve fırça yardımı ile kolay kolay alınamayan yiyecek artıkları bu sayede kolayca temizlenebilmektedir.

Çapraşık dişler: Dişlerin çapraşıklara bağlı olarak iyi temizlenememesi de  ağız kokusu oluşturur.

Tükürük kaynaklı ağız kuruluğu, durumlarında da ağızda oluşan koku çekilmez bir hale dönüşmektedir.Bazen yapay tükürük kullanımı önerilmektedir.

Kullanılan ilaçlar: hekim tarafından verilmiş olan ve kullanılmakta olan ilaçlara bağlı olarak bazen kişilerin nefeslerinde bir koku oluşumları meydana gelebilmektedir. Bu kokular geçici olup ilaç kullanımı sonlandığında tamamen geçmektedir.

Ağızdaki enfeksiyonlar: ağız içerisinde farklı sebeplerden kaynaklanan enfeksiyon durumları kötü koku şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Bazen diş eti enfeksiyonları, bazen yanak içi enfeksiyonları, aftlar ve daha benzer sayıda farklı enfeksiyon, kişilerde ağız kokusu sorunlarına neden olabilmektedir.

Diş çekimi vb operasyonlar: çürük dişlerin varlığı ağız kokusuna büyük ölçüde neden oluştururken yine diş çekimi sonrasında da ağızda istenmeyen bir kokunun varlığı ortaya çıkabilmektedir. Bunun sebebi çekime bağlı kemikte oluşan çukura besinlerin kaçması ve o bölgede çürümeye başlamasıdır.

Burun ve boğaz hastalıkları: gibi tıbbi nedenlere bağlı olarak da belli dönemlerde kişilerin ağız kokusu sorunları ortaya çıkabilmektedir. Bu gibi durumlarda rahatsızlığın sona ermesi ile ağız kokusu da kolayca ortadan kalkabilmektedir.Ağızdan solunum yapılması (burun tıkanıklığı vb) yada boğaz enfeksiyonları hatta ses nodüllerinin veya kanser lezyonlarının boğazda oluşturdukları retansiyon alanları da ağız kokusuna sebebiyet verebilir.

Dişlerimi Sıkıyorum Hangi Doktora Gitmeliyim?

Dişlerimi Sıkıyorum Hangi Doktora Gitmeliyim diye merak etmekte olan grubun içerisinde yer alıyorsanız Bruksizm adı verilen rahatsızlık ile karşı karşıya olduğunuzu söylemek isteriz. Diş sıkma problemi, birçok kişide ve yediden yetmişe farklı yaş gruplarında sıklıkla görülen bir durumdur.

Yaşanmak olan çeşitli stres oluşumları ve travmalar genel olarak uyku sırasında diş sıkması şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Bazen bu durum normal halde iken de farklında olmadan kişiler tarafından yapılabilmektedir.

Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı diş yüzeylerinde bir takıp aşınma ve zedelenmelere neden olabilmektedir. Bu alışkanlığın süregelmesi durumunda ise zamanla çene eklemi rahatsızlıklarına doğru ilerleyebilmesi mümkün olmaktadır.

Ortaya çıkan bruksizm tedavi ile ortadan kaldırılamazsa çene eklemi rahatsızlığına bağlı olarak çeşitli ağrı ve sızı oluşumları öne çıkmaktadır. Aynı zaman da dişlerde de çok ciddi hasarlar oluşturmaktadır.

Çene kilitlenme sorunları, ağız açıp kapamada sorunlar, istenmeyen şekilde ortaya çıkan kontrolsüz ses oluşumları bu alışkanlığın ilerlediği süreçlerde ortaya çıkabilmektedir.

Dişlerimi Sıkıyorum Hangi Doktora Gitmeliyim ve Dişlerimi Sıkıyorum Hangi tedavileri olmalıyım gibi sorulara yanıt arayanlar için diş gıcırdatma problemine en iyi tedavileri uygulama uzmanlığına sahip bir diş hekimine başvurulması gerekmektedir. Alanında uzmanlaşmış ve istenen sağlıklı sonuçları ortaya çıkartmış olan diş hekimi, diş sıkma alışkanlığı tedavisinde; gece plağı ve ya splint, sıklıkla uygulayabilmektedir. Kişinin genel durumu, kas hipertrofisi, dişlerinin aşınma dereceleri gibi konular değerlendirilerek tedavi şekline karar verilmektedir.

Hastalarda yaşanmakta olan bruksizm problemi çene eklemine varan sorunlara ulaşmış ise  hastaların mutlaka tedavi için bir çene cerrahına veya eklem uzmanı bir diş hekimine  gitmesi tavsiye edilmektedir. Hekim  oluşan soruna en uygun düşecek biçimde, çiğneme kaslarına botoks uygulaması ya da eklem içi enjeksiyon yöntemleri gibi en uygun  olan tedavileri uygulayacaktır.

Bebek ve Çocuklarda Diş Gıcırdatma Sorunları

Çocuklar diş gıcırdatma dönemlerine ilk olarak süt dişlerinin ilk çıkmakta olduğu dönemlerde başlamaktadır.

En sık görülmekte olduğu yaş grupları ise 7 yaş ile 11 yaş arasındaki dönemler olmaktadır.  Çocuklarda diş gıcırdatması bu yaş aralığında oldukça normal karşılanmaktadır. Süt dişlerden kalıcı dişlere geçisin olduğu bu süreçte bu tarz belirtiler oldukça doğal görünmektedir.

Kalıcı dişlerin tamamlanmasının ardından ise çocuklarda diş sıkma durumu ortadan kalkmaktadır.

Ancak bazı durumlarda diş gıcırdatma sorunları, farklı durumlara bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Örneğin bağırsak paraziti yaşayan çocuklarda sıklıkla görülmektedir. Bunun yanı sıra yine vücudun sistemik etkilerine bağlı olarak da dişlerde gıcırdatma sorunları ortaya çıkabilmektedir.

Hiper aktivite ve dikkat eksiliği bulunan çocuklarda da sıklıkla karşılaşılan bir sorun olarak buruksizm ortaya çıkabilmektedir.

DİŞ GICIRDATMA (BRUKSİZM) İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR?

Diş Gıcırdatmak Hangi Hastalığın Belirtisidir?

Diş gıcırdatmak alışkanlığına bağlı olarak bir hastalığın oluşması mümkün değildir. Herhangi bir hastalığı haber vermemektedir. Yukarıda da saydığımız gibi çeşitli stres, kaygı, travma ve psikolojik sorunların yaşandığı kişilerde ortaya çıkabilmektedir. Bu da zaten kişi ve çevresi tarafından bilinmektedir.

Bruksizmin Belirtileri Nelerdir?

Diş sıkma ve gıcırdatma sorunu yaşamakta olan kişilerin diş uçlarında birtakım aşınmalar ortaya çıkabilmektedir. Bu durum gözle görülür bir hale gelmektedir. Dişlerde zedelenme, çatlak  ve çizikler şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Dişlerini sürekli olarak sıkmakta olan kişiler, çene eklemlerindeki ağrılar ile birtakım şikayetleri bulunmaktadır. Çene de oluşan hassasiyet ve sızılar diş gıcırdatmanın en temel belirtisini oluşturmaktadır.

Diş Gıcırdatma (Bruksizm) için Hangi Doktora Gidilir?

Diş gıcırdatması ya da diğer bir adıyla diş sıkma alışkanlığı bulunan kişiler kesinlikle konusunda uzman iyi bir diş hekimine görünmelidir.  Diş hekiminin tedavisini aşan ve daha da ileri seviyeye ulaşmış olan bruksizm sorunlarında da bir çene cerrahına görünmek gerekmektedir. Bazen de protez uzmanları eklem tedavisini yapmaktadır.

Uyurken Diş Gıcırdatma Nasıl Önlenir?

Uyurken diş gıcırdatma sorununun önüne kendi yöntemlerini ile geçmeniz ne yazık ki imkansızdır ve önlenemez. Bu yaşanan sorun sırasında dişlerin aşınmasının önüne geçilmesidir. Diş sıkma problemlerinde en sık kullanılan ve dişlerin en az hasarı alabilmesi için tercih edilen yöntemlerin başında ise Botox uygulaması gelir.

Diş hekimleri uygun gördüğü takdirde bu sorun için en pratik yöntem olarak hastalarına özel gece plağı yaparak kullanımına hazır hale getirmektedir. Bazı durumlarda ise kişilerin gıcırdatma oranına ve sıklığıan paralel olarak uygun antideprasan ilaç tedavileri verebilmektedir. Tabi ki bu konuda psikiyatri bölümünden destek almak gerekir.

Diş Gıcırdatma Önleyici Aparat Nerede Satılır?

Diş gıcırdatma alışkanlığının önüne geçebilmek amacıyla bu sorunun önleyici olarak çeşitli medikal aparey malzemeleri üretilmiştir. Diş hekimi tarafından hastanın çene ve diş yapısına uygun bir biçimde hazırlanmaktadır. Çalışma öncesinde hastadan doğru ölçüler alınır. Diş sıkması esnasında dişlerin hasar görmesini önlemek amacıyla sert yapılı özel malzemelerdir.

Hekimler tarafından hastaya özel hazırlanır. Bu plak için hastadan ölçü alınır ve hastaya özel olarak yapılır. Sıkmada kullanılan aparatlar veya plaklar sert olmalıdır.

Dişlerimi Sıkıyorum Hangi Doktora Gitmeliyim, Bruksizm aparatı, gece plağı nerden alınır vb. gibi sorularınızın her birine en özel yanıtları yazımızda sizler için vermeye çalıştık.