Lamina Diş Kaplama İle Gülüş Tasarımı

Lamina Diş Kaplama İle Gülüş Tasarımı estetik bakımdan dikkat çekici bir diş görünümü oluşturmak için uygulanan yöntemleri kapsamaktadır. Muazzam bir gülüşe sahip olmak herkesin hayalidir. Diş sorunları nedeniyle ağzını saklamak veya eliyle kapatmak, pek çok kişide görülen, psikolojik açıdan rahatsız hissetmeye neden olan yaygın bir durumdur.

Oysa sağlıklı görünen, inci gibi dizilmiş dişlere ve doğal diş rengine sahip olmak, bizi artık sosyal ortamlarda çekingenlik yaşamaktan kurtaracaktır. Güzel bir gülüş, yaşamınızı ve sosyal ilişkilerinizi kolaylaştıracak, güzelliğinize güzellik kazandıracaktır. Lamina diş kaplama ile gülüş tasarımı uygulamalarına ihtiyacınız olup olmadığını kolayca fark edebilirsiniz.

Dişleriniz farklı şekillere sahipse, çürük veya kırık dişleriniz varsa, diş sıralamanız bozuk veya çapraşıksa, dişlerde renk kaybı ya da renk değişimi görülüyorsa ve yiyecek, içecek tüketirken sızlama, ağrı gibi sorunlar meydana geliyorsa, estetik gülüş tasarım yöntemlerinden faydalanarak, bambaşka bir görünüm elde edebilirsiniz.

Lamina Nedir?

Lamina veya Lamine olarak bilinen, estetik diş hekimliği tarafından uygulanan diş kaplama yöntemlerinden biridir. Bu yöntem genellikle porselen diş kaplama adıyla tanınmıştır. Lamina diş kaplama aslında tek başına dişlerin ön kısmındaki bozuklukları gidermek için uygulanmaktadır.

Ancak yukarıda belirttiğimiz gibi, her türlü diş-ağız yapısı sorununda hekiminize başvurabilir, lamine kaplama ile tamamlanacak genel bir diş tedavisi görerek, harika bir gülüşe sahip olabilirsiniz. Tıbbi ve estetik diş kaplama yöntemleri birbirini tamamlayacak uygulama şekilleridir. Önce sorunlu dişler, kanal tedavisi, diş çekimi gibi farklı yöntemlerle iyileştirilir ve estetik açıdan uygun bir kaplama ile görünüm-renk bozuklukları giderilebilir.

Lamina diş tedavisi öncesi hastaların diş yapıları incelenir. Pürüzler, oyuklar veya çatlaklar olup olmadığına bakılır. Daha sonra dişin ön kısımları hafifçe soyulur ve kaplamaya hazır hale getirilir. Ölçüsü alınarak üretilen porselenler dişlere yapıştırılır. Porselen kaplamalar, hem sağlamdır hem de doğal diş rengine benzer renk yapısına sahiptir. Yaprak halinde hazırlanan porselenlerin önce hastada nasıl durduğuna bakılmalı ve uyumsuz yerler varsa tekrar düzeltilmelidir. Daha sonra özel üretim yapıştırıcı maddelerle kaplama işlemi tamamlanır.

Estetik Gülüş Tasarımı Nasıl Yapılır?

Rengi ve ışık geçirici özelliği ile lamina porselen kaplama, doğal bir görünüm ve gülüş elde etmek için oldukça etkili bir yöntemdir. Porselen yaprak diş kaplama malzemeleri hastanın diş yapısına göre hazırlanır ve diş yüzeyine yapıştırılır. Bu aşamadan önce hastanın dişleri kontrol edilir ve lamina malzemeye uygun şekilde aşındırarak düzeltilir.

Estetik gülüş tasarımı dışarıdan bakıldığında yapay bir görünüm vermez. Aksine, sağlıklı ve bakımlı bir diş yapısına sahip olduğunuz izlenimi sağlayacaktır. Uygulama süreci ağrısız ve oldukça pratiktir. Hekiminiz gerek duyduğunda tedavi sürecinde bölgesel anestezi uygulayabilir. Porselen gülüş tasarımı işleminin en güzel yanlarından biri, uygulamadan önce hastanın nasıl bir diş yapısına sahip olacağını görebilmesidir.

Porselen malzemeye geçmeden önce ağıza takılacak diş kaplaması farklı bir madde ile hazırlanır. Genelde mum dişler olarak bilinen bu malzeme kişinin dişleri üzerine konur. Böylece hem prova edilmiş olunur hem de hasta nasıl bir diş yapısına sahip olacağını kolayca görebilir.

Gerek görülürse, bu aşamada hasta veya hekim kaplama üzerinde değişiklikler, düzeltmeler yapılmasına karar verebilir. Prova aşamasından sonra kaplamanın nasıl olacağı netleşir ve gerekli porselen kaplama, laboratuvar ortamında hazırlanmaya başlar.

Lamina Diş Kaplama İle Gülüş Tasarımı Kimler Yaptırabilir?

Dişleri arasında aralık olanlar, çarpıklık bulunanlar, diş yüzeyi aşınmış, kırılmış veya çatlamış olanlar bu yöntemden yararlanabilir. Bunun yanında dişlerin çürük olmasında ve çeşitli nedenlerle renk değişimi yaşayanlar da gülüş tasarımı ve diş kaplama tedavisi alabilir. Bazı kişilerde tırnak yeme gibi zararlı alışkanlıklar vardır. Böyle kişilerde önce bu sorunların giderilmesi ve sonra tasarım yapılması gerekir.

Gülüş tasarım tedavisi yapıldıktan sonra hastanın dişlerine özen göstermesi oldukça önemlidir. Nesneleri veya tırnakları ısırmak, kemirmek gibi zararlı alışkanlıkların gerekirse psikolojik tedavi alınarak sonlandırılması gerekir. Çünkü çene yapısı ve diş eti sorunlarına neden olacak davranışlarda tedavi yapılamaz veya tedavi sonrası gerekli koruma sağlanamaz. Böyle durumlarda hekiminizden bilgi almanız yararlı olacaktır.

Lamina diş kaplama ile gülüş tasarımı alanında deneyim sahibi kliniklere veya hekimlere başvurmanız, sağlıklı sonuç almanız için önemlidir. Doğru yöntemlerle yapılan estetik gülüş tasarımı size çok uzun yıllarca doğal bir görünüm sağlayacaktır. Sorularınızı sormak veya detaylı bilgi edinmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Diş Tellerim Yanağıma Batıyor, Neden Olur?

Diş Tellerim Yanağıma Batıyor, Neden Olur başlıklı yazımızda ortodontik tedavisinde en çok karşılaşılan durumlardan birisi olan diş tellerinin batma sorunu ve nedenlerini kaleme aldık. Diş yüzeylerine braket takılması sonucu yanakların iç tarafında tellerden kaynaklı olarak batma ve bunun sonucunda yaralar görülebilir. Bu durum çoğu diş teli takan kişilerin en çok yakındığı konulardan birisidir.

Diş telinin yanağa batması durumda yapılabilecek ilk şey, doktorunuzun size verdiği mumları kullanmaktır. Bu mumlar diş tellerinin üzerine yapıştırılır. Bu sayede diş ve ağız yüzeyindeki tahriş durumlarının önüne geçilmiş olunur.

Diş tellerinin yanağa batmasını önlemenin mum kullanımı dışında diğer bir yolu; bu amaçla eczanelerde satılan ağrı kesici ve doku hasarlarını önleyici krem kullanmaktır. Bu şekilde diş telleri sonucu oluşabilen ağrı ve batma durumları neticesinde doku hasarları giderilebilir.

Diş Tellerinin Kullanımı Sonucundan Karşılaşılabilecek Diğer Sorunlar

Diş tellerinin kullanımında karşılaşılabilecek sorunlar içinde ağza tellerin batması dışında dişlerde de ağrıma olabilir. Teller dişlere baskı uyguladığı için dişlerde ağrı olması normaldir. Bunu önlemek için ortodontistinizin önermiş olduğu ağrı kesicileri kullanabilirsiniz.

Diş tellerinin kullanımı sonucu karşılaşılabilecek bir diğer sorun da sert gıda tüketimi neticesinde tellerin yerinden çıkabilme ihtimalidir. Diş teli ya da braketi yerinden çıktığı zaman diş teli tedavisi yavaşlamaya başlar. Aynı zamanda tedavinin yavaşlamasıyla birlikte diş ağrısı sorunu da oluşabilir. Braket telden ayrılmayıp takılı kaldığı zaman ise yanakların iç yüzeyine batabilir. Bu durumda braketi yerinden çıkartmak gerekebilir.

Braket ve teller, tel ligatür ismi verilen ince bir tel ile birleştirilmektedir. Sert bir şeyle yenildiğinde bu tellerin uçları çıkabilir. Tellerin ucunu içeri bastırabilirsiniz.

Diş tellerinin takılması sonucu, yanakta batma, diş ağrısı, bulantı gibi sorunlar yaşanabilir. Bir süre sonra bu sorunlar ortadan kalkacaktır. Bu sorunların bir ya da birkaçı devam ediyorsa doktorunuza danışarak tedavi olabilirsiniz.

Diş tel tedavisinde nadir görülebilen durumlardan birisi de braketlerin yutulma ihtimalidir. Kopan braket ciğerlere kaçarsa önemli bir sorun teşkil edebilir. Braket yutulması sonucu şiddetli öksürük ve nefes alma problemleri yaşıyorsanız hemen tıbbi tedavi olmanız gerekir.

Tel Tedavisi Gören Hastalara Tavsiyeler

Tel tedavisi gören hastalara tavsiyeler niteliğinde yapılması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz;

Ağız içi hijyeni ihmal etmeyin

Diş teli ve braketlerde yeme-içme sonrasında dişler iyi temizlenmediğinde yemek artığının birikmesi ve bunun sonucunda diş çürüğü yaşanması olasıdır. Tel tedavisi sonrasında braket altındaki çürük dişlerde beyazımsı lekelenmelere neden olabilir. Aynı zamanda diş eti iltihabı da sık görülebilen bir durumdur.

Tel tedavisi sonrasında tedaviyi uzatmamak adına ağız iç hijyenin en iyi şekilde sağlanması gerekir. Özel ortodontik diş fırçalarıyla dişlerin fırçalanması gerekmektedir. Teller üzerinde hiçbir atık madde bulunmayıncaya kadar fırçalama işleminin yapılması gerekir. Doktorunuzun önerisi dahilinde fırçalama işlemlerini doğru ve düzgün bir şekilde yapmanız önerilir.

Tel Tedavisi Sürerken Beslenmenize Dikkat Edin

Tel tedavisinin kısa sürede olumlu sonuç vermesi için beslenme şeklinize dikkat edin. Yiyeceklerinizi dişinizle koparmadan küçük lokmalar halinde yemeye çalışın. Sert ve kabuklu yiyecekleri yemekten kaçının. Asitli içecekleri tüketmemelidir. Çay, kahve gibi içecekleri mümkün olduğunca az tüketmeye özen göstermek gerekir.

Tel Tedavisi Randevularını Aksatmayın

Diş teli tedavisi randevuları diş teli tedavisinde aksatılmadan takip edilmesi gerekir. Doktorun önerdiği tarihlerde geç kalmadan tedaviye zamanında gelmek tedavinin bir an önce tamamlanması adına önemlidir.

Tedavini hızlı bir şekilde sonuç vermesi için doktorunuzun önerilerini dikkate alın. Braket ve diş tellerin ilk takıldığı zamanlar biraz zorlu geçebilir. İlk günlerde tel ve braketlerin takılması sonucu hafif ağır ve yaralanmalar olması normaldir. Bu durumda size verilen mumları ve kremleri kullanmak ağız içi yara ve ağrıların giderilmesinde yarar sağlayacaktır.

Ortodontik Tedavisinde Ağız İçi Bakım Nasıl Yapılmalıdır?

Ortodontil tedavide ağız içi bakım mutlaka yapılması gerekir. Aksi takdirde diş yüzeylerinde çürük ve diş eti iltihabı görülebilir ve bu durumlar tedavinin uzamasına neden olacaktır. Bu tip durumlarla karşılaşmamak için öncelikle doktorunuzun tavsiyelerine harfiyen uymanız ve randevu saatlerini aksatmamanız gerekir. Sonrasında doktorunuzun belirttiği şekilde ağız içi hijyeni en iyi şekilde sağlamalısınız.

Ağız içi hijyenin sağlanması için her yemekten sonra dişler ortodontik diş fırçasıyla fırçalanması gerekir. Günde en az bir kez de dil ipi kullanılması tavsiye edilir. Braket aralarında yemek kalıntısı bırakmamaya çok dikkat etmek gerekir. Bu durum buralarda diş çürüklerinin başlamasına neden olabilir.

Ortodontik diş fırçasını doğru bir şekilde kullanmak önemlidir. Etkili bir fırçalama yöntemi için dişleri fırçalamaya dişetinden başlayarak dişe doğru süpürme hareketi yaparak uygulamak gerekir. En az 3 dakika kadar özellikle braketler arasındaki kısmın iyice fırçalanması ve yemek artıklarından temizlenmesi gerekir. Diş ipi ile müdahale edilerek çok daha etkili bir fırçalama işlemi gerçekleştirilebilir.

Ara yüz fırçalarıyla braketler arasında kalan alanların ara yüz fırçaları ile güzel bir şekilde fırçalanması gerekir. Dikey yönde bu fırçaları kullanarak temizleme işlemini gerçekleştirmek gerekir.

Dişlerin yan temas kısımlarını da fırçalamada unutmamak gerekir. Bunun için diş ipi kullanmak etkili olabilir. Fırçalamada en ideal diş macunu olarak florürlü diş macunları kullanmak doğru olacaktır.

Doktorunuzun tavsiyeleri ve önerileri ışığında doğru yöntem ve malzemeler ile dişlerinizi en iyi şekilde temizleyebilirsiniz. Bu şekilde ağız içi hijyeni maksimum düzeyse sağlayabilirsiniz.

Diş Teli Mumu Nasıl Kullanılır?

Diş Teli Mumu Nasıl Kullanılır sorusu diş teli tedavisi neticesinde ağızda batma problemi yaşayanların merak ettiği sorulardan birisidir. Yazımızda diş tel tedavi uygulanırken en çok karşılaşılabilen sorunlardan birisi olan ağza tel batmasını önlemek için önerilen mum kullanımından bahsedeceğiz.

Diş teli mumu, diş tel tedavisi uygulanırken diş telinin ya da braketin batması neticesinde meydana gelebilecek sorunları yok etmek adına diş doktorlarının tavsiye ettiği normal mumu andıran yumuşak bazlı olan yapışkan bir maddeye verilen isimdir.

Diş teli tedavisi uygulanırken braketlerin diş tabanlarına yakın yerde olması nedeniyle yanak içi ve diş etine baskı yapıp ağrıya neden olması normaldir. Bu durum 3-5 güne geçse de hastaların bu zaman dilimini daha rahat geçirmeleri adına doktorlar diş teli mumunu önerirler.

Diş teli mumu, yemek esnasında ve uyku sırasında tellerin tahriş etme olasılığını en aza indirir. Mum, braketin üzerine hafifçe sürülmelidir. Çok bastırmadan braketlerin üzerine mumların yapışması sağlanmalıdır.

Diş teli tedavisinde ortaya çıkan ağrı ve batma sorununu ortadan kaldırmak ve olası tahriş durumlarını önlemek için diş teli mumu önerilmektedir. Mumum kullanılması ve çıkarılması çok basittir. Maliyeti de oldukça düşüktür. Hem yetişkin hem de çocuklar için önerilen etkili bir yöntemdir.

Diş Teli Mumunu Neden Kullanmalıyım?

Diş teli mumu neden kullanılmalı peki? Bu sorunun yanıtı oldukça basit: Diş teli mumu tel tedavisinde rahatlatıcı bir etki yapmaktadır. Diş tel tedavisinde önemli olan ağız içi bakıma da en iyi şekilde yardımcı olmaktadır. Diş teli ve braketlerin neden olabileceği ağız, dil ve yanaklardaki tahrişi minumum düzeye indirir. Bu bakımdan pek çok hekim diş teli tedavisinde diş teli mumunu önermektedir. Hekimin tavsiyesine uyarak bu özel mumları kullanabilir ve tedavi sürecini hızlandırabiliriz.

Diş Teli Mumu Nasıl Kullanılır ve Diş Teli Mumunun Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Diş teli mumu nasıl kullanılır ve diş teli mumu kullanımında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Şu şekilde sıralayabiliriz:

– Mum paketten çıkarıldığında paketin içinde 3-4 adet mum çıkacaktır.

– Bir miktar kadar mumu elinize alın.

– Avuç içine almış olduğumuz mumu işaret ve baş parmağımız yardımıyla küçük bir top haline getirelim.

– Ağrı ve tahrişe neden olan tel ve braketler bulunur. Top haline getirdiğimiz mumu yumuşak hareketlerle sorunlu olan braketin üzerine yapıştırın.

Diş teli mumu kullanmak ağrılı bölgedeki ağrıyı azaltmak için geçici bir çözümdür. Braketler üzerindeki mum alındığında yine aynı durum devam edebilir. Eski mum çıkarıldıktan sonra yeni mum takılmalıdır. Mumu takıp çıkarma işlemi esnasında şunlara dikkat etmek gerekir:

– Ortodontik mum braket ya da tel üzerindeki sorunlu bölgeye kuru bir şekilde takılmalıdır. Bölge yaşsa mum yapışmaz.

– Mumu yapıştırmadan önce sorunlu bölge peçete yardımıyla kurutulabilir. İyice kuruyan bölgeye önerilen şekilde mum yapıştırılmalıdır.

– Mum yapıştırılırken bazen mumu yutma gibi durumlarla karşılaşmak mümkündür. Mumu yutmanın sağlığa herhangi bir etkisi olmadığı düşünülür.

Diş Teli Mumu Yutulursa Korkmayın!

Diş teli mumunun yutulması korkulacak bir durum değildir. Bu tür mumlarda doğal ve ayrıca toksit olmayan maddeler bulunur. Bazı mumlarda da balmumu gibi tatlandırıcılar olabilir. Bu tür mumlar oda sıcaklığında sert olacak şekilde vücut sıcaklığında ise esnek özellikte yapılmıştır. Doğal içerikte maddeler ile hazırlandığında uygulama sırasında yutulması durumunda vücuda herhangi bir olumsuz tesiri bulunmamaktadır.

Diş Teli Mumu Dışında Ne Kullanılabilir?

Diş teli mumu dışında diş teli ya da braketlerde meydana gelen tahrişler sonucu ağızda oluşan yara ya da ağrı durumlarını önlemek için farklı alternatifler de denenebilir. Örneğin şekersiz sakız diş teli ya da braketlerin sebep olduğu tahriş ve ağrılarda rahatlama sağlamak için kullanılabilir. Diş teli mumu gibi şekersiz sakızı avucumuzda top haline getirip sorunlu bölgeye yapıştırabiliriz.

Balmumu da diş teli ve braketlerdeki tahribat sonucu meydana gelen ağrı ve tahrişi azaltmada yardımcı olabilmektedir. Balmumu diş teli mumun hammaddesi olduğu için o da diş teli mumu gibi elastik ve yumuşak bir yapıya sahiptir. Balmumunun kullanımı da kuru bölgeye diğer yöntemler gibi uygulanmalıdır.

Diş Teli Tedavisindeki Sorunları Azaltmak İçin Diş Teli Mumu Kullanın

Diş teli mumu kullanımı diş teli tedavisinde oluşabilecek olumsuz durumlarda faydalı etki sağlamak adına diş doktorlarının önerdiği bir yöntemdir. Uygulaması kolay, maliyeti düşüktür. Diş teli tedavisinde önemli yeri olan ağız içi bakımın en iyi şekilde yapılmasında yardımcı olur.

Ağız içi bakım, diş teli tedavisinde çok önemlidir. Ağız içi bakım yeterince yapılmadığı takdirde dişlerde çürüme meydana gelebilir. Bu da diş teli tedavisinin uzamasına neden olacaktır. Bunu önlemek için diş telleri ve braketler aralarındaki yemek artıklarını iyice yok etmek gerekir. Etkili fırçalama ile diş temizliği en iyi şekilde sağlanabilir. Ağız içi bakımda önemli olan diş ve diş eti sağlığı böylece en iyi şekilde korunmuş olur.

Diş teli tedavisinin sorunsuz bir şekilde ve kısa sürede tamamlanması için ağız içi bakımın en iyi şekilde yapılması ve tedavi sırasında oluşabilecek olan ağrı ve tahriş durumlarını önlemek için diş teli mumu kullanılması gerekir. Bu şekilde ağız içi hijyen en iyi düzeyde sağlanarak diş teli tedavisinin daha kısa sürede ve etkili bir şekilde sonuç vermesi sağlanır.

Diş Teliyle Nasıl Diş Fırçalanır?

Diş Teliyle Nasıl Diş Fırçalanır? Sorusu diş teli tedavisi sırasında merak edilen işlerden birisidir. Diş teli tedavisi bilindiği gibi bozuk dişlerin estetik açıdan daha düzgün şekilde olmasını sağlayan bir tedavi işlemidir. Diş telleri vasıtasıyla dişlerde estetiği bozan durumlar düzeltilmeye çalışır.

Diş teli tedavisi süresi biraz zorlu bir süreçtir. Tedavi süresinde tellerin ve braketlerin zarar görmemesi için çok dikkat edilmesi gerekir. Yediğimiz besinlerden ağız içi hijyene kadar pek çok şeye dikkat etmek diş teli tedavisini olumlu yönde etkileyecektir. Tedavi sürecini kısaltmak adına gerekli bakım ve işlemleri en doğru şekilde yapmak önemlidir.

Yazımızda diş teli tedavisinde önemli bir yeri olan ağız içi bakım ve ağız içi bakımda yapılan diş fırçalama teknikleri üzerinde duracağız. Böylece ağız içi bakımı doğru yöntem ve tekniklerle yapmayı öğrenecek ve diş teli tedavi sürecine bu sayede olumlu katkı sağlayabileceksiniz.

Diş Teli Tedavisinde Ağız İçi Bakımın Önemi

Diş teli tedavisinde ağız içi bakımın önemi büyüktür. Diş telleri ve braketler diş yüzeylerinde bulunduğu sürece dikkat edilmediğinde dişler için risk oluşturabilir. Yemeklerden sonra bu tel aralarına yemek artıkları dolabilir ve düzgün ağız içi bakım yapılmadığında buralarda biriken yemek artıkları diş çürüklerine neden olabilir. Bu da diş teli tedavisini olumsuz yönde etkileyecektir. Tel tedavisi uygulanırken bir de diş çürükleri ile mücadele edilmek zorunda kalınacaktır.

Diş çürükleri dışında ağız içi bakımın ihmal edilmesi ve yeterince dikkat edilmemesi diş eti iltihaplanması gibi durumların yaşanmasına da neden olabilir. Bunun önüne geçmek için ağız içi bakımın doğru şekilde yapılması önemlidir.

Diş tellerinin bakımı ihmal edildiğinde ve doktorun tavsiyelerine uyulmadığın tellerde ve braketlerde kopmalar olabilir. Bu da tel ya da braketlerin ağız içine batmasına nende olabilir. Ayrıca aşınmalar yaşanarak diş ağrıları da olabilir. Bu tip durumları önlemek için de yeme ve içme faaliyetlerine dikkat etmeliyiz.

Diş Telleri Olan Kişiler Dişlerini Nasıl Fırçalamalı?

Diş telleri olanlar dişlerini nasıl fırçalamalı peki? Tedavi sürecince diş tellerinin fırçalama esnasında zarar görmemesi için nasıl bir fırçalama tekniği uygulamalı bundan da bahsedelim: Diş teli tedavisinde zor olan aşamalardan birisi de ağız içi bakımı sağlamaktır. Ağız içi bakım için dişlerin fırçalanması gerekir. Diş telleri dişinizde takılıyken bu durum haliyle biraz zor olacaktır. Dişler fırçalanırken tellere de zarar vermemek gerekir. Bu bakımdan fırçalama işleminde çok dikkatli olmak gerekir. Mümkünde ayna karşısına geçerek dikkatli bir şekilde dişlerinizi fırçalayabilirsiniz.

Diş teli takılıyken tel aralarında yiyecek artığı kaçması olası durumdur. Diş çürüklerini önlemek için özellikle tel aralarını uygun şekilde fırçalamak ve mikroplardan arındırmak gerekir. Doktorun tavsiye ettiği şekilde ortodontik diş fırçası ile dişleri fırçalamak gerekir. Böylece diş tellerine zarar vermeden etkili bir fırçalama gerçekleştirilebilir.

Diş Fırçası Seçimi Nasıl Olmalıdır?

Diş teli tedavisinde diş fırçası seçimi ağız içi bakım yapılırken doğru diş fırçalama için önemlidir. Bu konuda doktorunuza danışabilirsiniz. Genelde ortodontik özel diş fırçaları önerilir. Yumuşak uçlu, diş telleri için de kuvvetli diş fırçaları bu anlamda işinizi görecektir.

En ince ara ve detaylara erişebilecek kıl özelliklerine sahip diş fırçasıyla dişlerinizde yer alan mikroplardan tamamen kurtulabilirsiniz.

Diş Macunu Seçimi Nasıl Olmalıdır?

Diş teli tedavisinde diş macunu seçimi de en az diş fırçası seçimi kadar önemlidir. Doğru bir diş fırçası seçtikten sonra dil ve diş telleriniz için uygun ve ideal diş macunu seçmelisiniz. Hem ağız içi hijyeni sağlamak hem de korumak için önerilen florürlü diş macunlarıdır. Bu macunlarla etkili bir ağız içi hijyen çalışması yapabilirsiniz.

Diş Teli ile Diş Fırçalama Nasıl Yapılır?

Doğru diş fırçası ve diş macununu seçtikten sonra sıra geldi fırçalama tekniğine. Etkili ve doğru bir fırçalama için bu adım da çok önemlidir. Dişlerinizi fırçalarken süpürme hareketi yaparak çok bastırmadan dişlerinizi yumuşak hareketlerle fırçalayın. Diş tel aralarına dikkat ederek oralarda hiçbir yemek artığı kalmayıncaya kadar dikkatlice fırçalayın.

Fırça kıllarını 45 derece açı yapacak şekilde dişlerle birlikte diş etlerinde de hissedebileceği şekilde ayarlayın. Küçük dairesel hareketler yaparak fırçalamaya devam edin. Hem diş hem diş etleri, dil ve ağız içi fırçalamaya dahil edilmelidir. En az 3 dakika kadar yumuşak hareketlerle dişlerin hem üstünü hem altını güzelce fırçalayın.

Etkili ve doğru fırçalamadan sonra en az günde bir kez de diş ipi kullanmayı ihmal etmeyin. Diş ipi kullanmak diş aralarında ulaşamadığımız noktalardaki artıkların temizlenmesini sağlayacaktır. Dikkat edilmediğinde bu ufak artıklar dişlerin zaman içinde çürümesine neden olacaktır. Bunu önlemek için diş ipi kullanılması tavsiye edilmektedir.

Doğru Tekniklerle Ağız İçi Bakımı En İyi Şekilde Sağlayın

Diş telleri ile diş fırçalama işlemi biraz zor olsa da yapılması gereken bir işlemdir. Doğru tekniklerle dişlerinizi fırçalayarak tel aralarından ve dişlerinizde mikropların birikmesini önleyebilirsiniz. Böylece dişlerinizi çürümeye karşı koruyabilirsiniz. Uygun ve doğru tekniklerle ağız içi bakımı bu sayede en iyi şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Ağız içi bakımın en üst düzeyde olması diş tel tedavisini olumlu yönde etkileyecektir. Tedavinin istenen seyirde gitmesi için ağız içi bakım işlemlerinin tavsiye edildiği şekilde yapılması gerekir.

Diş Teli İle Neler Yiyebilirim, Neler Yiyemem?

Diş Teli İle Neler Yiyebilirim, Neler Yiyemem sorusu diş teli tedavisi görenlerin en çok merak ettikleri sorulardan birisi. Diş estetiğinde önemli bir yeri olan diş teli tedavisi bozuk dişlerin düzelmesi için uygulanan bir tedavi şeklidir. Tedavi uygulanırken diş telinin dişlerde ağrı, yanağa batma gibi durumları olabilir. Tedavi sürene kadar diş tellerinin aşınmaması ve olumsuz etki yapmaması için korunması gerekir.

Diş teli takılıyken yeme-içme faaliyetleri de güç olabilir. Sert kabuklu yiyecekler özellikle tellere zarar verebilir. Bu bakımdan sert cisimleri dişimizle koparmadan ufak parçalara bölerek yemek gerekir. En doğrusu bu tür yiyeceklerden tedavi süresi geçinceye kadar uzak durmak en doğrusudur.

Diş Teli Takılıyken Neler Yemek Daha Doğrudur?

Diş teli takılıyken yenilebilir yiyecekler içerisinde; yoğurt, patates püresi, yumuşak meyveler, çorba çeşitleri, omlet, deniz ürünleri, yulaf ezmesi gibi yiyecekler ilk sırada gelebilir.

Bu tür yumuşak sebze ve meyveler diş teli takılı olduğu sürece yenilebilir. Bunlar dışında bazı yiyeceklerden de uzak durmak diş tellerinin zarar görmemesi açısından iyi olacaktır.

Diş teli takılıyken uzak durulması gerekli yiyecekler içinde ise şunlar yer alır; dondurma, kalın et kesimleri, kabuklu yiyecekler, turunçgil yemekleri gibi yiyecekleri diş telinin yeni takıldığı zamanlarda yememek daha doğru olabilir. Dişleriniz tele alıştıktan sonra yavaş yavaş isterseniz bu tür besinleri dikkatli bir şekilde yemeye başlayabilirsiniz.

Diş Teli Takılıyken Uzak Durulması Gereken Yiyecekler

Diş telleri takılı olduğu sürece bazı besinlerden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmak gerekir. Bu tür besinler diş tellerinize zarar verebilir ve bu da tedavi sürecinin zorlaşmasına ve uzamasına nende olabilir. Bu bakımdan diş teli tedavisi uygulanırken belirteceğimiz besinlerden mümkün olduğunca uzak durmak en iyisidir.

Diş teli takılıyken mutlaka uzak durulması gerekli besinler listesinde şunlar yer almaktadır:

– Sakız

– Fındık

– Kabuklu fıstık

– Mısır

– Çiğneme şeker

– Pizza kabuğu

– Buz

– Simit

– Gevrek sebze ve meyveler

– Yeşil erik

– Tuzlu krakerler

– Cips

– Şekerli yiyecek ve içecek

Gibi besinlerden diş teli tedavisi süresince uzak durmak en iyisidir.

Diş Teli Ya da Braketiniz Kırılır Ya da Koparsa Ne Yapmalısınız?

Diş teli tedavileri esnasında gereği şekilde bakıma dikkat edilmediğinde diş telleri ya da diş tellerini tutan braketlerin kopma olasılığı olabilir. Bu durum genelde yeme ve içme faaliyetleri sırasında dikkatsiz davranıldığı durumlarda ya da diş fırçalarken yanlış diş fırçalama tekniğinden kaynaklı olabilir.

Herhangi bir nedenle diş telleriniz ya da braketleriniz de hasar oluştuysa kopan teli ya da braketi kesinlikle kesmeye aya da koparmaya çalışmayın. Bu durumda yapılabilecek en doğru iş doktorunuza giderek yardım almaktır. Doktorunuz gerekli müdahaleyi en doğru şekilde yapacaktır. Sizin kendi kendinize bir şeyler yapmanız diş tellerinizin daha da zarar görmesine nende olabilir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda yapmanız gereken en doğru iş bir an önce doktorunuzla irtibata geçmektir.

Diş Telleri Takılıyken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Diş teli takılıyken dikkat edilmesi gerekenleri şu şekilde özetleyebiliriz:

– Diş tellerinize zarar verecek besinlerden uzak durun. Tedavi süresi geçinceye kadar mümkünse dişleriniz için tavsiye edilen besinlerden tüketmeye çalışın.

– Sert cicim ya da kabuklu yiyecekleri kesinlikle dişinizle koparmayın.

– Çay, kahve tüketimini mümkün mertebe en aza indirin.

– Ağız içi bakımını ihmal etmeyin. Diş telleri ve braketler arasında yiyecek birikimi diş çürüklere neden olabileceği için dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmeyin.

– Diş fırçalama işlemi doktorunuzun önerdiği şekilde özel diş fırçaları ile yine doktorunuzun önereceği yöntemlerle olmalıdır. Diş araları ve diş tellerinde kalan artıklarını en iyi şekilde temizlemek için diş ipi de kullanmayı ihmal etmeyin.

– Yerken ve içerken mümkün olduğunca tellerin takılı olduğu dişlerle yememeye özen gösterin. Ağırlığı arka dişlere vermeniz daha doğru olabilir.

Doktorunuzun Tavsiyelerine Mutlaka Uyun

Diş teli tedavisinde besin tüketimi ve diğer konularda mutlaka doktorunuzun tavsiyelerini dinleyin. Doktorunuz size yapılması gerekenleri ve tedavi sırasında kaçınmanız gereken durumları detaylı şekilde anlatacaktır. Etkili bir diş teli tedavisi süreci için hekiminizin tavsiyelerine harfiyen uymak önemlidir. Aksi durumda diş telleriniz ve dişleriniz hatta ağız içinde yer alan organlarınız zarar görebilir ve bu durumda tedavi sürecini olumsuz etkileyerek tedavinin madden ve manen uzamasına neden olabilir.

Diş teli tedavisi sabır isteyen bir süreçtir. Bu süreçte doktor ve hasta iş birliği çok önemlidir. Doktorunuz ne kadar bu konuda uzman olsa da gerekli tavsiyeleri dinlememek bu süreci negatif yönde etkileyebilir. Diş teli tedavisi süreci uzadıkça maddi külfette artar. Aynı zamanda da tedavinin uzaması psikolojik açıdan strese girmenize de neden olacaktır. Tüm bunları yaşamamak adına doktorunuzun tavsiyelerini mutlaka dinleyin. Doktor tavsiyesi ışığında diş teli tedavisini olumlu yönde ilerletebilirsiniz.

Tedavi uygulanırken aksatılmaması gerekli durumlardan birisi de doktor randevularına zamanında gelmektir. Zamanında doktor randevularına gelerek tedavinizin daha iyi ve hızlı bir şekilde geçmesini sağlayabilirsiniz. Randevuya geldiğinizde doktorunuzun dişlerinizi detaylı kontrol edecek, ek işlemlerin gerekip gerekmediğine karar verecektir. Randevuları aksattığınızda tedavi süreci daha da uzayacaktır. Bu durumu yaşamamak adına doktor randevularına mutlaka zamanında gelin.

Diş Etinde İltihap Olduğu Nasıl Anlaşılır? Diş İltihabı Nedir?

Diş Etinde İltihap Olduğu Nasıl Anlaşılır, Diş İltihabı Nedir, konusunda araştırma yapılır. Diş eti iltihabı son zamanlarda özellikle ağız sağlığı konusunda büyük bir teşkil eden diş hastalıklarından birisine verilen isimdir. Diş eti iltihabı denilen ağız sorunun oluşmasının birkaç temel nedeni vardır diyebiliriz.

Bunlardan en önemlisi ağız bakımına ve sağlığına önem vermemek yani dişlerimizi düzenli fırçalamamak ağız suyu kullanmamak gibi birkaç farklı etkendir. Bunun dışında bazı iç hastalıklarımız da diş etlerinin iltihaplanmasına sebep olabilir. Örneğin; kulak iltihabı ya da bademcik iltihabı gibi ağızla alakalı bir bölgede iltihaplanma söz konusu ise diş eti iltihabı yaşamanız da muhtemel olabilir.

Diş etinde iltihap sorununa sebep veren bazı bakteriler bulunur. Bu bakteri ile teması ya da yiyip içtiğimiz ağzımıza sürmüş olduğumuz bir şey ile ağzımıza girerse bu şekilde diş eti iltihabına neden olabilir. Diş eti iltihabı dişlerin üst bölgelerinde ya da damak kısmında ya da dudak içi dediğimiz kısımlarda oluşabilir.

Diş Eti İltihabı Bölgesi

Diş eti iltihabının bulunduğu bölgede acı yanma ve sızı şeklinde acı meydana gelmesi kaçınılmazdır. Ağızda oluşan tüm sorunlar gibi diş eti iltihabı olduğunuz zaman da konuşurken bir şey yerken ya da bir şey içerken zorlanacağınız için daha ılık ve sıvı gıdalar tüketmeye özen göstermelisiniz.

Çoğu zaman cerrahi müdahale istemediği gibi genellikle birkaç gün geçmeden kendiliğinden hastalık kaybolacaktır. Tabi ki bu süre zarfında ağız hijyenine ve ağzımızla temas eden çatal kaşık bardak gibi nesnelerin hijyenine her zamankinden daha fazla özen göstermeliyiz.

Durum böylesine basit bir sağlık sorunu gibi görünse de diş eti iltihabının boyutu büyükse yayılmaya başlamışsa ya da bir hafta gibi bir zamana dilimine uzamışsa mutlaka hekiminiz ile görüşmeli ve tedavi olmalısınız. Diş etinde iltihap ihmal edildiğinde daha ciddi sağlık sorunlarına ve başka bölgelerin iltihap olmasına sebep olabilir.

Diş Etinin İltihaplanması Sorunu Neden Oluşur?

Tüm iltihaplara sebep olan bakteri yapıları vardır. Diş etinin iltihap olması da bakterilerden kaynaklı oluşur. Bu bakteriler genel olarak diş çürükleri sonrası ağzımıza yayılan bakteriler olabilir.

Diş eti iltihaplanmasını engellemek için dişlerimizin ve ağzımın temizliğine önem vermeliyiz. Her gün düzenli aralıklar ile dişlerimizi fırçalamalı diş ipi ile dişlerin arasında kalıp bakteri ve çürümelere neden olabilecek besinleri temizlemelisiniz. Ve son aşama olarak da ağız suyu ile ağzımızı gargara yaparak bakteri oluşumuna engel olabilirsiniz.

Bunun sonucu olarak da diş etinde iltihap görülme sıklığı en az seviyeye düşmüş olacaktır.

Diş Etinde İltihaplanmada Görülen Belirtiler Nelerdir?

Her insan yaşamının belli bir döneminde istemsiz olsa dahi diş eti iltihaplanması yaşamıştır. Bu da tıpkı her insanın yaşamında belli zamanlarda bademciklerinin şişmesi gibi normal bir durum kabul edilir. Çoğu kimse diş eti iltihaplanması yaşadığında bunu umursamaz çünkü önemli görülecek derecede önemli bir durum söz konusu değildir.

Fakat durum düzelmek yerine tersine iltihap büyümeye ve yayılmaya başlar ise bu durumda kişi rahatsızlık duymaya başlar. Çünkü iltihap olan bölge yanma şişme ve sızı gibi şikayetlere başlayacaktır. Eğer iltihabın oluştuğu bölge konuşurken ve yemek yerken çok temas edilen bir nokta ise diş etinde iltihap konusunda iyileşme süresini geciktirebilir.

Diş eti iltihaplanmalarının genel olarak gösterdiği belirtiler şu şekilde sıralanabilir;

– Diş etlerinde gözle görülen derecede kızarmalar meydana gelir.

– Kırmızı diş etleri üzerinde ya da damak ve dudak içleri kısmında beyaz sivilce tarzı iltihaplar da gözle görülür ve dille hissedilir.

– Diş etinde iltihap olduğu zamanlarda dişlerinizi fırçalarken ve diş ipinizle temizlik yaparken kanamalar olduğunu görebilirsiniz.

– Diş etinde iltihaplanma görüldüğü dönemler incelendiği zaman diş eti çekilmelerinin yaşandığı gözlemlenmiştir.

– Diş etinde yaşanan iltihaplanmalar dişlerimizi tutan kısımlara da belli oran ve boyutta zarar verdiği için bu gibi dönemlerde dişlerde sallanma ve hatta düşme şikayetlerinin ortaya çıkarabilir.

– Konuşurken tükürük teması olduğunda ya da herhangi bir beslenme sırasında iltihap olan bölgede şiddetli yanma ve ileri seviyelerde kanama gözlenebilir.

– Soğuk ya da sıcak gıdalarla beslenme alışkanlığı bu dönemde sizi oldukça rahatsız edecektir. Bu sebepten ötürü de diş eti iltihaplanması yaşıyor iseniz ılık ve hassasiyet arttırmayacak gıdalar ilk tercihiniz olmalıdır.

– İltihaplanmaya sebebiyet veren bakteriler bu dönemde aynı şekilde ağız kokusu şikâyeti yaşamanıza sebep olabilir.

Diş Eti İltihaplanması İçin Ne Tür Tedaviler Uygulanır?

Sağlığımız ile ilgili herhangi bir problem yaşadığımız zaman kendi kendimize tanı koymak yerine konuda uzman olan kişi ve hakimlerle görüşerek erken teşhis almak her zaman önemlidir. Bu sebeple de diş eti iltihaplanmasının arttığını gözlemlersek mutlaka bir hekimle görüşüp tedavi sürecine başlamak gerekir.

Diş etinde yaşanan iltihaplanmanın diş kaybına sebebiyet vermemesi için erken teşhis ve tabi ki ardından erken müdahale sorunun büyümesine engel olacaktır. Tedavi sürecinde ilk olarak yapılması gereken şey bakterilerden kurtulmak adına diş temizliğine ultra dikkat etmektir.

Diş hekiminiz de gerekli görüyorsa öncelikle tıbbi olarak uzmanların yapmış olduğu diş taşı temizleme, ağız temizleme gibi işlemleri yaptırmanız gerekir. Bu süreçte ve ağız temizliği yapılan her süreçte dişlerimizi fırçaladığımız gibi dil fırçalama alışkanlığını da mutlaka edinmelisiniz.

Amalgam Diş Dolgusu Nedir? Neden Sökümü Tavsiye Edilir?

Amalgam Diş Dolgusu Nedir, Neden Sökümü Tavsiye Edilir, konusu merak uyandırır. Diş sağlığının hayatımızdaki yeri oldukça önemlidir. Diş sağlığı olmadığı durumlarda pek çok sorun ile karşı karşıya kalabiliriz.

Bunlardan en önemlisi de sindirimle ilgili olan sorunlardır. Bu nedenden ötürü de diş sağlığımıza ve diş tedavilerine gereken önem ve özeni göstermemiz gerekir. Dolgu denilen diş tedavisi yöntemi çürümüş olan dişin tamamen çekilmesi yerine zarar görmüş kısmının oyma işlemi ile temizlenip ardından da oyulan yerin doldurulması işlemine verilen addır.

Amalgam diş dolgusu ise cıva denilen maddeden oluşan bir dolgudur. Halk arasında gümüş dolgu olarak da isimlendirilir. Cıva denilen elementin metal denilen element ile oluşturulması ile elde edilen bir dolgu türüdür. Bu doldu demir hariç diğer tüm metallerle cıvanın birleştirilmesi neticesinde elde edilir.

Bu maddelerin kullanılmasındaki en önemli ayrıntı aslında cıvanın güçlü bir element olmasından kaynaklanmaktadır. Bu elementin dayanıklı olması neticesinde dolgular güçlü dayanıklı ve kırılmaya karşı dirençli olur.

Amalgam Dolgusu İçerisinde Mevcut Olan Cıva Sağlığa Zarar Verir Mi?

Amalgam diş dolgusu denilen tedavi bundan yaklaşık 100-150 öncesinde kullanılmaya başlanmıştır. Bu süreç içerisinde sürekli kendini geliştiren bir tedavi yöntemi olan bu dolgunun diş sağlığına hiçbir zararı olmaz. Çünkü cıva normalde zehirli bir madde olsa dahi diş dolgusunda kullanılırken diğer elementler ile birleşip zehirli olma özelliğini yitirir.

Amalgam Diş Dolgusu Tedavisi Neden Tercih Edilir?

Amalgam diş dolgusu son zamanlara kadar en fazla tercih edilen diş dolgu tedavilerinden biri olmuştur. Bunun iki önemli nedeni bulunur. Bunlar; uzun süre dayanıklı maddelerden yapıldığı için dolgunun uzun süre kullanılabilir olması ve ikinci nedeni ise tabi ki ekonomik olmasıdır.

Diğer dolgu çeşitleri fiyat olarak amalgam diş dolgusuna oranla oldukça maliyetlidir. Maliyetinin dışında amalgam diş dolgusuna oranla tedavi süreci daha uzun olmakla birlikte diğer dolgu türlerinde işin daha özenli ve dikkatli yapılması kaçınılmazdır. Altın dolgu denilen dolgular da amalgam diş dolgusu gibi dayanıklıdır.

Ama bunun dışında diş dolgusu tedavisinde kullanılan yöntemler amalgam diş dolgusu kadar dayanıklı olmadığı için kullanım ömürleri de kısadır denilebilir.

Amalgam Dolgu Yaptırdıktan Sonra Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

– Her diş dolgusunda olduğu gibi amalgam diş dolgusu yapıldığı zaman da en az 2 saat boyunca herhangi bir yiyecek ya da herhangi bir içecek içilmemesi gerekir.

– Amalgam diş dolgusu uygulaması yapıldıktan sonra fındık fıstık leblebi ya da yeşil erik gibi sert ve dolguya baskı yapacak olan yiyeceklerden kaçınmanız tavsiye edilir.

– Dolgu işlemi yapıldıktan sonra bazı hekimler ertesi gün değerlendirme yapmak için tekrar hastasını görmek isteyebilir. Böyle bir durumda hekiminizin yönergelerini dinlemeniz önemlidir.

– Dolgu işlemi sonrasında mümkün olduğunca dolguya yapışacak yiyeceklerden uzak durmak faydanıza olacaktır. Örneğin sakız ya da jelibon gibi abur cuburlar dolgunuzun çıkmasına sebep verebilir.

– Amalgam diş dolgusu işlemi yapıldıktan sonra tüm diş operasyonlarında da olduğu gibi sıcak ya da soğuk bir şeyler yiyip içtiğinizde sızlama yaşamanız muhtemeldir. Ama bu hassasiyet belli bir zaman aralığının ardından kaybolacaktır.

Amalgam Diş dolgusu Sökümü Nedir?

Amalgam denilen ve dişlerde kullanılan madde cıva elementi ve bazı demir harici metal elementlerin karıştırılması ile elde edilen bir dolgu malzemesidir. Her ne kadar dayanıklı bir dolgu çeşidi olsa da hastalar genel olarak içerisinde barındırmış olduğu cıvadan dolayı amalgam diş dolgusuna karşı önyargılı olabilir.

Amalgam diş dolgusunun yerini günümüzde beyaz dolgu olarak da adlandırılan kompozit diş dolguları almayı başarmıştır. Bunun iki nedeni bulunur. Beyaz dolgu dediğimiz dolgu görünüş olarak doğal diş görüntüsüne daha yakın olduğu için hem daha estetik durmakta hem de içerisinde cıva bulundurmaması sebebi ile daha fazla tercih edilmesine neden olur.

Amalgam Diş Dolgusu Yaptıranlar Dolgularını Söktürmeli midir?

Her dolgunun belli bir ömrü vardır. Ömrü dolduktan sonra kırılma düşme ya da çürüme tarzında şikayetler oluşur. Bu şikayetler sonucunda elbette ki amalgam diş dolgusu sökülmelidir. Çünkü eğer dolgunuzda sorun oluşmaya başlamış ise dolgunun içerisinde bulunan cıva elementi de zarar görmeye başladı demektir.

Eğer dolgunuzu söktürmeden kullanmaya devam ederseniz zarar görmeye başlayan cıva elementi bazı rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. Amalgam diş dolgularının sökümü esnasında hekiminiz tarafından bazı önlem ve tedbirlerin alınması gerekir ki siz de bu tedbirlere bire bir uyum sağlamalısınız. Çünkü amalgam diş dolgusu söküm işlemi esnasında içerisinde bulunan cıva açığa çıkacaktır.

Bu cıvadan sağlığınızın zarar görmemesi adına önlemler alınması bir hayli önem arz eder. Amalgam diş dolgusunun yıprandığını düşünüyorsanız mutlaka bir diş hekimi ile görüşmenizde fayda vardır. Ama bu dolgunun sökümü için hekiminizle bir karar aldığınızda eğer gebelik durumu söz konusu ise yakınlarda bir ameliyat olmuş iseniz ya da bebeğinize süt veriyorsanız bu işlemi mutlaka ertelemeniz gerekir.

Amalgam Diş Dolgusunun Tarihi

Amalgam diş dolguları çok eski zamanlardan beri uygulanan bir tedavi yöntemidir. Dayanıklı olması ve ekonomik olması gibi etkenlerden ötürü uzun yıllar da kullanımı sürmüştür. Bu diş dolgusunu ilk deneyip kullanan topluluk Çinler olmuştur.

Bu tedavi yöntemi uygulamaya başlandığı zaman itibari ile sürekli tartışmalara neden olmuştur. Çünkü içerisinde bulunan cıva yüzünden ne kadar sık kullanılsa da akılda hep soru işareti bırakmıştır. Bazı milletler içerisinde bulunan cıva maddesi yüzünden amalgam diş dolgusu tedavisinde kullanılmak amacı ile cıva satışı yapılmasını yasaklamıştır.

Diş Beyazlatma Yöntemleri Kalıcı Mıdır?

Diş Beyazlatma Yöntemleri Kalıcı Mıdır sorusunu diş beyazlatacak kişiler çok fazla merak eder ve araştırma içerisine girer. Günlük hayatta herkes dişlerinin beyaz ve temiz görünmesini ister. Ancak ya doğumdan bu yana gelen ya da kişinin sonradan yaptıkları alışkanlık kişilerin dişlerini sarartır. Kişinin günlük hayatında kullandığı sigara alkol renklendirici yiyecek ve içecekler kişilerin dişlerinin beyazlığını gideren faktörlerdendir.

Dişler çoğu zaman düzenli olarak fırçalansa da bu diş sararmasının önüne geçemez. Kişinin özgüvenini derinden etkileyen bu diş sararmaları kişi kendi yöntemleriyle denediği evsel beyazlatma gibi taktiklerle geçirmeye çalışır. Ancak kişide zamanla içsel sararmalar meydana geldiği için diş beyazlatma tedavisine ihtiyaç duyulur. Bu tedavi kişinin dişlerinde beyaz bir görünüm elde ettirip kişinin kaybolan gülüşlerini ve özgüvenini yeniden kazanılması sağlanır.

Sararmaların Meydana Gelmesi

Günlük yaşantımızda kullanmış olduğumuz antibiyotikler şarap kahve çay gibi renkli içecekler kişinin dişlerindeki sararmayı da beraberinde getirir. Doğumsal olarak da bilinen bu sararmalar içsel sararma ve dışsal sararma olarak iki şekilde görülmektedir. Bu görülen sararmalar diş beyazlatmayöntemi ile tedavi edilir ve kişi daha beyaz dişlere sahip olur.

Diş beyazlatma tedavisi kişilere uygulanan diş taşı temizliğinden oldukça farklı bir tedavidir. Diş beyazlatma tedavisinde kişinin kendi diş rengi iki ve üç kat daha açılabilir. Diş beyazlatma tedavisi kişilere bir hekim tarafından klinik tarzı bir ortamda uygulanır. Ofis temizliği adı ile geçen bu diş beyazlatma tedavisi hijyenik ortamda ve hekim kontrolü altında yapıldığı için daha sağlıklı ve kalıcı etkiler bırakan bir tedavi yöntemidir.

Diş Beyazlatma Şekilleri

Bir diğer diş beyazlatma tedavisi ise kişiye doktorun tavsiye ettiği beyazlatma oranı düşük evde kendilerinin uyguladığı bir beyazlatma yöntemidir. Bu tedavide doktor kişiden gerekli ölçüleri alarak ölçüler doğrultusunda hazırlanan şeffaf plaklar kişiye verilerek beyazlatma oranı düşük ajanlar içeren jeller kişilere verilir.

Bu jelleri kişi evde kendisine uygulayarak hastane ortamına göre daha düşük oranlı bir beyazlatma elde etmiş olur. Bununla beraber kişilerin eczaneden temin ettikleri diş beyazlatma ürünleri de kişinin dişlerine beyazlık katar. Bunlar ağız gargarası beyazlatıcı diş macunları gibi ürünler olup yine hastane ortamında yapılan diş beyazlatma uygulamasına göre daha düşük oranda etki eder.

Diş beyazlatma tedavisini ofis ortamında hekim kontrolünde yaptıran kişiler eczaneden temin ettikleri beyazlatma etkisi düşük olan ağız gargarası ve beyazlatma için kullanılan diş macunlarını mutlaka doktor kontrolünde kullanması gerekir.

Ofis Tipi Beyazlatma

Dişlerinde sigara alkol renkli yiyecek içeceklerin oluşturduğu sararma kullanılan antibiyotikler ya da doğumsal olarak gözlenen sararmalar kişiye sosyal yaşamında büyük sorun oluşturur. Kişi sararan dişleri yüzünden günlük yaşantısında gülüşlerini gizleyip özgüvenlerini kaybederler. Kişinin evde kendi yöntemleri ile yaptığı birtakım çareler kişinin sararma sorununu gidermez.

Ofis ortamında kişiye uygulanan diş beyazlatma tedavisinde beyazlatıcı ajanların peroksit oranı daha fazla olduğu için kişide daha kısa sürede biter ve daha kalıcı bir işlem olmuş olur. Diş beyazlatma tedavisinden daha kalıcı ve etkili çözüm almak için öncesinde diş taşı temizliği yapılır.

Ofis ortamında yapılan diş beyazlatma tedavisinde kişilere renk tespiti yapmak için seans öncesinde ve sonrasında fotoğraflama işlemi yapılır. Bu seanslar genellikle iki veya üç kez olup dişteki renklenmeye göre de farklılık gösterir.

Kapatılan diş etleri işleminden sonra kişinin dişlerine beyazlatma jeli uygulanır. Seanslar arasında kişinin çay kahve şarap gibi dişleri sarartan gıdalardan uzak durması tavsiye edilir.

Diş beyazlatma seansları arasında kişilerde hassasiyet görülebilir. Dişteki hassasiyeti giderici diş macunları ile bu sorunu en aza indirmelisiniz.

Ev Tipi Beyazlatma

Ev tipi beyazlatma kişilerden alınan ölçülerden sonra kişiye verilen jeller sayesinde evde uygulanabilen beyazlatma için gerekli bir ihtiyaçtır. Evde uygulanan ev tipi beyazlatma ofis ortamında uygulanan yönteme göre daha az oranda beyazlık sağlanır. Ev tipi beyazlatmada kullanılan ilaçlar doktor tavsiyesi ile kullanılmalı ve iki hafta boyunca günde iki defa olarak kullanmalıdır.

Kombine Diş Beyazlatma

Bu yöntem geniş pulpalı dişlere, aşırı derecede aşınmış olan eroziv dişlere, hamilelik döneminde ya da emzirme döneminde olan kadınlara karbamid peroksit alerjisi veya hidrojen peroksit alerjisi olan kişilere, ağızda porselen kuron gibi yenileme olan durumlar, ağız hijyeni açısından kötü olan kişilere uygulanır.

Bunların dışında kombine diş beyazlatma yöntemi;

– İleri boyutta tetrasiklin lekeleri olan dişlere

– Dişlerin dentini ilgilendiren yapısal bozuklukların olması durumunda

– İleri derecede hassas dişleri olan kişilerde, önceden hassasiyet gideren tedaviler uygulandıktan sonra yapılır.

– Dişlerinde çatlak, çürük veya kırık olan hastalarda

– Diş etlerinin çok fazla çekilmiş, diş köklerinin büyük kısmının açığa çıkmış durumda olan kişilerde de uygulanır.

Bu yöntem ağızdaki tüm dişlerin için beyazlatma, beyazlatıcı jelin ısı veya ışık aktive edilmesiyle yapılır. Yöntem ilk olarak dişin yüzeyinde bulunan diş taşları ve dış renklenmeler temizlenir. Beyazlatma jelinin diş etlerine değmesini engellemek için koruyucu jel sürülür.

Beyazlatma ajanı dişin yüzey kısmına sürülür. Sürüldükten itibaren 20 ile 30 dakika süreyle aktive edilir. İstenilen beyazlığa 3,4 seans içinde ulaşılır. Lazer ile yapılan diş beyazlatma sonra hasta kısa süre içinde normal yaşantısına dönebilir. Bu yöntem hayatınızı etkilemez.

Gömülü Diş Operasyonu Uzun Sürer Mi? Nasıl Bir Operasyondur?

Gömülü Diş Operasyonu Uzun Sürer Mi Nasıl Bir Operasyondur, gibi sorular gömülü diş problemi yaşayan herkesin merak ettiği sorulardan birkaçıdır. Gömülü diş normal sürme zamanı geldiği halde çene kemiğinin içinde kalıp normal konumunun halini almayan dişlere denir. En çok yirmilik dişler ve bununla beraber köpek dişleri en fazla gömülü kalabilen dişlerdendir.

Gömülü kalan dişler bazı durumlarda ortodent tedavisi ile bulunması gereken konuma getirilir. Ancak bulunduğu konuma getirilemeyen dişler diğer dişlere zararı ya da enfeksiyon gibi riskler taşıdığı için ameliyat ile çekimi yapılabilir. Bazı kişilerde görülen ve sonu ameliyat ile biten gömülü diş tedavisi kişinin çıkma zamanı geldiği halde çıkmayan dişlerine verilen bir addır.

Kişide bulunan gömülü dişler çene kemiğinin içinde kalabileceği gibi bazı dişler ise çıkması gereken doğru yerde olduğu halde üzerinde bir yumuşak doku olduğu zamanda görülmeyebilir. Hastalardaki dişlerin birçoğunun ağızda görülüp kalankısmının diş etinde görüldüğü dişlere diş eti denir.

Dişler Neden Gömülü Kalır?

Dişlerin içeride gömülü kalmasının nedenleri birden fazladır. Bu faktörlerin bazıları tek başına bazıları da aynı anda görülen sorunlardır.Bu faktörler arasında başlıca genetik olan faktörler komşu dişin yer değiştirmesi çene darlığı tedavi edilmeyen süt dişlerinin çürümesi sebebi ile oluşan enfeksiyonlar bu faktörler arasındadır.

Hangi Dişler Daha Çok Gömülü Kalır?

Kişide bulunan gömülü diş belirli sebepler doğrultusunda kişilerde görülür. Kişideki hangi dişlerin gömülmüş olması hastadan hastaya değişiklik gösteren birer faktörlerdir. Genelde kişilerde yirmilik dişlerin gömülmesi gözlenir. Bununla beraber köpek dişleri de kişide gömülü kalmayabilir.

Nadir olarak bazı durumlarda da kişilerde gömülü diş vakası yaşanır.

Gömülü Dişlerin Tedavi Edilme Yöntemi

Kişilerde genellikle yirmilik dişlerde ve sonra köpek dişi olarak sıralanan gömülü diş tedavisi kişilerin hayatlarını oldukça olumsuz etkiler. Yemek yerken konuşurken sürekli ağrı veren dişin tedaviside kişinin çene yapısına diş durumuna göre değişiklik gösterir. Gömülü diş estetik açıdan da kişiye zarar veriyorsa eğer mutlaka ortodonti bölümüme gidilerek tedavi olunması gerekir.

Ordonatı tedavisi ile kişinin kaybettiği estetik bozukluklar verilen dişler tedavi edilerek kaybedilen estetik görüntü kişiye verilmiş olur. Eğer dişin ortodonti tedavisine ihtiyacı yok ise kişiye farklı tedavi ve yöntemleri düşünülür. Bu yöntemlerden birkaçı dişin cerrahi şekillerle çekilmesi ve düzenli kontroller ile yerine bırakılması olabilir.

Gömülü Dişler Hareket Ettirerek Kullanılır Hale Gelir Mi?

Kişinin gömülü kalmış dişleri öncelikle mutlaka ortodonti tedavide geçmelidir. Kişide estetik ve fonksiyon bozukluklar bu tedavi ile bilinip buna göre hareket edilecektir. Aksi taktirde kişiye rastgeleuygulanan başka bir tedavi hastanım estetik görüntüsünü elinden almış olur.

Her Gömülü Dişin Tedaviye İhtiyacı Var Mıdır?

Her gömülü dişin tedavi edilmesine hiçbir gerek yoktur. Eğer diş kişide ağrı rutin fonksiyonları yapmasında zorluk yaşatıyor ise kişinin tedavisi belirlenir ve bu doğrultuda kişiye uygun bir işlem uygulanır. Gömülü diş veya yarı gömülü dişler kendini ve öndeki dişini çürütebilirler.

Eğer kişiye ortodonti tedavisi uygulanmıyor ise bu yarı gömük ve gömük dişlerin altına girebilen gıdalar temizlenmemesinden dolayı kişinin dişine zarar verebilir. Eğer gömülü diş kişilerde çıkmaya çalışırken basınç ağrı gibi faktörler gösteriyor ise kişideki bu gömülü diş hiç vakit kaybedilmeden kişiden alınır.

Gömülü Dişler Nasıl Çekilir?

Kişide bulunan gömülü diş çekimi kişinin dişine kemik içinde bulunması ile beraber kemikteki derinliğine diğer dişlere olan etkisine ve dokuda yaratabileceği herhangi bir soruna karşı bu tedavinin şekli ve süresi değişir. Uyku süresi ve düzeni doktorun verdiği sedasyon ile mümkün olup kişide bulunan gömülü dişlerin en uygun olan alma zamanı ise hastada herhangi bir belirti göstermediği enfeksiyon durumunun yaşanmadığı zamanlardır.

İyileşme kapasitesinin daha verimli olduğu genç yaşlarda da bu işlen uygulanır. Şiddetli ağrı ve baskı var ise bu kişideki iltihabın bir göstergesidir. Bu iltihap öncelikle ilaçlarla en aza indirilerek ve yok ederek daha sonra tedavisi uygulanır.

Gömülü Dişler Alındıktan Sonra Hangi Semptomlar Kendini Gösterir?

Gömülü dişlerin tedavisi yapılırken kemiğe baskı yapıldığı için şişlik morarma ve ağrı gözlemlenebilir. Bu durumlar tedaviden sonra iyileşme süreci olarak görülse de yine her ihtimale karşı doktorunuza danışmanız gerekir. Bu ameliyat süreçlerindeki oluşan komplikasyonlar nasıl olsa iyileşme sürecinde normal olarak karşılanıp bir doktora danışılmadığı için bu sorunlar ortaya çıkar.

Bu ameliyattan sonra oluşabilecek şişlikleri doktorun tavsiyelerine uygun bir şekildeki işlemleri uygulayarak ağrılar için verilen ilaç ve haplar kullanılmalıdır.

Gömülü Diş Tedavisi Sonrası Neler Yapılmalıdır?

Kişide bulunan gömülü dişler ameliyat olunduktan sonra ameliyatın yapımı kadar kişinin tedavi sonrasında dikkat ettiği kurallarda o kadar önemlidir. Tedavi yapıldıktan sonra ameliyat olunan dişin tarafında yirmi dört saat sonra yemek yenmelidir. Ağza konulan tampon yarım saat sonra çıkarılmalıdır.

Doktor tavsiyesi olmadan dişe hiçbir baskı yapılmamalıdır. Tedavi sonrasından iki saat sonra bir şey yiyip içilmemelidir. Daha sonra ise hasta ılık içecekler ve yumuşak yiyecekler tercih edilmelidir.

Gömülü diş operasyonunda dişin gömülme oranına zorluğuna ve kişinin diş durumuna göre tedavinin zorluğu değişir. Kişinin kemiğinden çıkmayan bu diş belirli yöntemler sonrasında ameliyat edilir.

Çene Tümörü İçin Hangi Doktora Gitmeliyim?

Çene Tümörü İçin Hangi Doktora Gitmeliyim, diye düşünen kişilerin tedavisi en güzel şekilde çene cerrahisi tarafından yapılır. Çene tümörü ağız boşluğunda görülen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık iyi huylu veya kötü huylu olarak farklılık gösterebilir.

Kötü huylu olanlar kişinin tüm vücuduna rahatsızlık verirken iyi huylu olan bu tümörler kişinin yüzüne estetik ve fonksiyon olarak zarar verir.

Çene Tümörünün Belirtileri Nelerdir?

Çene tümörü oldukça sinsi bir hastalık olması ile ilk başlarda semptom göstermez. Bu sebepten dolayı kişiler hastalıklarını fark edemez ve ilerledikten sonra tedaviye ihtiyaç duyarlar. İlerlemiş seviyede olan çene tümörü hastalığında çene kemiklerinde büyük hasarlar ortaya çıkar.

İşte bu yüzden kişide görülen bazı semptom ve belirtileri hafife almayıp tedaviye gidilmesi gerekİR. Bu belirtiler;

– Çene kemiğinde ağrısız olan şişliklerdir

– Alt dudakta hissizleşme

– Dişlerde görülen sallanma ya da kırılma

– Lenf benzerinde oluşan şişlikler

– Ağızda oluşan kanama veya ağrı

– Hastada yutkunma güçlüğü

Bu belirtiler kişilerde görüldüğü zaman bir hekimden yardım almalıdır. Düzenli diş doktoruna giden hastalarda bu tedavi riski en aza iner. Diş hekimi doktoru ihmal edilmeyip kliniklerde çene tümörü özel makinalar ile erken teşhisi yapılabilir.

Çene Tümörünün Sebepleri Nedir?

Çene tümörü rahatsızlığı belirli sebepler sonrasında oluşan bir hastalıktır. Bu tedavi kişiye uygulanan kron köprü protezleri alkol sigara gibi maddeler aşırı çürümüş diş kronları vitamin eksiklikleri yüksek derecede güneşe maruz kalınması ile çene protezi rahatsızlığı meydana gelir. Bununla beraber ağız ve diş sağlığına dikkat etmeyen kişiler ve cinsel yolla taşınabilen bazı virüslerde çene tümörü rahatsızlığına neden olur.

Çene Tümörü Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çene tümörü kişilerde belirli sebepler sonrasında oluşan ve kişiye rahatsızlık veren bir hastalıktır. Tedavisi edilmediği süreçte kişiye zamanla daha fazla zarar vererek kişinin hayatı olumsuz bir şekilde etkilenir. Çene tümörü hastalığınıntedavisinde kişiye birkaç farklı yöntem uygulanabilir.

Bu tedavi ve yöntemlerde ilk aşama olarak çene tümörü iyi huylu mu ya da kötü huylu mu, diye kontrolü yapılır. Daha sonra kişinin test ve tetkiklerime göre tedavisi ve yöntemleri belirlenir. Çıkan sonuca göre kişide bulunan çene tümörü tedavisine uygun bir cerrahi yöntem belirlenir.

İyi huylu çene tümöründe kişiye uygulanan ameliyat ile kesin tedaviye kavuşulur ve olumlu sonuç alınır. Eğer iyi huylu tümör çene kemiğinde herhangi bir risk ya da tahribat açtı ise gerekli tedavi ve materyaller sayesinde veya vücudun başka bölgesinden alınan kemiğin oraya uygulanması ile yüzdeki sorunlar giderilip estetik bir görüntü vermeye çalışılır.

Kötü huylu tümörde ise eğer tümör yayılmamış ve kişiye herhangi bir ciddi rahatsızlık vermemiş ise uygulanan cerrahi müdahale radyoterapi kemoterapi gibi uzmanlık gerektiren tedavilere ihtiyaç duyulur.

Çene Tümörü Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Çene tümörü ameliyatında her ameliyat gibi oluşabilecek bazı risk ve sorunlar vardır. Bu risklerin en başında kişide oluşabilecek enfeksiyon yer alır. Enfeksiyon dışındaki bütün sorunlar kişideki bulunan çene tümörünün iyi huylu olup olmadığına ya da çene tümörü hastalığının ne kadar ilerlemiş ya da hangi evrede müdahale edilmiş bunlara göre değişiklik gösterir.

İnsanlarsa oluşan bütün tümörler kişilerim çevre dokularına zarar verir. Bu yüzden kişilerde kanama diş sallanması gibi risk ve sorunlar oluşabilir.

Çene Tümörü Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Çene tümörü ameliyatı olan kişiler ameliyattan sonra lokal pansumanını olmayı kesinlikle ihmal etmemelidir. Ameliyattan sonraki iyileşme sürecinde kişilerin çenesine herhangi bir darbe gelmemelidir. Kişi ameliyattan sonra kemik iyileşmenin sağlıklı olması için doktor kontrollerini aksatmayarak gitmelidir.

Kemik dokusundaki iyileşme ve oluşan yaraların kapanma sürecini diş doktorları tarafından takip edilerek bu süreçte de kişinin ağız sağlığına ve temizliğine oldukça dikkat etmesi gerekir.

Çene Tümörü İçin Hangi Doktora Gitmeliyim?

Kişilerde kron köprü tedavisinin olumsuz seyretmesi vitamin eksiklikleri alkol sigara gibi sağlığa zararlı tüketimlerde ağız diş sağlığına önem göstermeyen insanlarda bu rahatsızlık kendini gösterir. Çok sinsi bir rahatsızlık olan çene tümörü ilk başladığında kişiye herhangi bir semptom hissettirmez ve göstermez. Bu yüzde bu rahatsızlığı taşıyan kimseler herhangi bir olumsuzluk yaşamadıkları için hastalığın ilerlemiş evrelerinde tedavi olmaya giderler.

Bu da kişilerde oldukça sağlıksız olup kişiye istemediği sonuçları doğurabilir. Çene tümörü iyi huylu tümör ve kötü huylu tümör olarak iki şekilde seyreder. İyi huylu tümörde bazı test ve tetkiklerden sonra kişiye uygulanacak tedavi belirlenir ve bu doğrultuda uygulanan cerrahi ameliyat işlemi ile kişinin yüzündeki kaybetmiş olduğu estetik görüntü yeniden sağlanır.

Kötü huylu tümörde ise kişinin hastalığı ilerlememiş ise tedavi süreci kolay olabilir. Ancak ilerlemiş ise bu tedavinin süreci kişiyi zorlayabilir. Bu yüzden kişi belirtileri görüp hissettiği andan itibaren doktor kontrolünden geçmelidir.

Çene tümörü ameliyatı için kişilerin merak ettiği konulardan biri hangi doktora gitmeleri gerektiğidir. Kişiler bu süreçte kapsamlı bir araştırma içerisine girerek mutlaka tecrübeli ve deneyimli doktorlardan yardım almalılar. Aksi takdirde sağlıkları riske girebilir.

Hasta araştırmaları sonrası çene cerrahisine giderek çene tümörü tedavisine başlanılması gerekir. Çene cerrahileri kişiye en sağlıklı tedaviyi uygular ve daima kaliteli bir hizmet sunar.  Çene tümörlerinde çene cerrahilerini tercih eden kişiler Dentway kliniklerinde çene cerrahilerini bulabilirler.