DİŞ AŞINMASI NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?

Ağız içinde çürükten bağımsız bazı yıkıcı olaylar sebebiyle diş aşınmaları meydana gelir. Dişin en dış tabakası olan mine aşınır ve zamanla altında daha renkli ve sarımsı olan dentin tabakası ortaya çıkar. Bu durum yaşla doğru orantılı olarak gelişebilse de genç yaşta da meydana gelebilir. Yaşla doğru orantılı olacak şekilde yıkım olması fizyolojik aşınma, genç yaşa rağmen fazla yıkım görülmesi patolojik aşınma olarak diş hekimliğinde adlandırılır.

Aynaya baktığınızda yıllar ile birlikte dişlerinizde sararma, boylarında kısalma, uçlarında tırtıklar veya dişeti birleşiminde görülen çöküntüler diş aşınmalarının habercisi olabilir. Zamanla gelişen soğuk uyaranlara karşı (örneğin, soğuk su, dondurma vb.) gelişen hassasiyet yine diş aşınmalarının belirtisi olabilir.

DİŞ AŞINMASINDAKİ ETMENLER NELERDİR?

Atrizyon

Diş sıkmaya bağlı oluşan aşınmalar en büyük sorundur.Diş aşınması, yaşla birlikte dişlerin çiğneme fonksiyonu nedeniyle yavaş ve düzenli olarak meydana gelebilir. Eğer kişide yaşına göre olması gerekenden fazla aşınması varsa başka etkenlerden söz edilir. Bu etkenler, dişlerin olması gerekenden farklı pozisyonda (malpozisyon) bulunması, kapanış bozuklukları, diş sıkma (bruksizm), diş gıcırdatma alışkanlığı olarak sıralanabilir. Bu sebeplerden dolayı görülen aşınmalar ön dişlerin uçlarında tırtıklar, arka dişlerin çiğneme yüzeylerinde düzleşme ve parlak alanlar ile karakterizedir. Bu durum çiğneme fonksiyonun bozulmasına yol açar. Uzun dönemde de çene ekleminde problemler oluşturur. Dişlerin bu aşınmış görüntüsü ve sarı rengi kişiyi sağlıksız ve yaşlı gösterir. Bu duruma diş hekimliğinde atrizyon adı verilir. Etkenleri ortadan kaldırmadan bu aşınmaların önüne geçmek mümkün değildir. Böyle bir durumda mutlaka erken dönemde diş hekimine başvurmak gerekir. Aşınan ya da kırılan diş dokusu maalesef kendisini tamir edememektedir.

Erozyon

Ağız pH’sı diş minesinin kritik pH değeri olan 5.5’in altına düşerse, asit ataklarının süresi ve sıklığına bağlı olarak diş aşınması gerçekleşebilir. Bu şekilde aşınmaya diş hekimliğinde erozyon adı verilir. Bu durumun dış kaynaklı sebepleri kişinin kullandığı ilaçlar ve beslenme şekli (asitli gıdalardan zengin beslenme) olarak sıralanabilir. Dış kaynaklı sebeplerde dişlerin görüntüsü ön dişlerin dışa bakan yüzeylerindeki aşınmalarla karakterizedir. Bu durumda genellikle en ufak bir ekşi besin teması ağrı oluşur. Hatta  soğuk-sıcak hassasiyeti ile dişlerdeki çiğneme zorluğu çok artar. Bu ve benzeri durumlarda da diş hekimi kontrolü şarttır. Bazen tedaviye diyetisyenler veya dahiliye uzmanlarının da müdahil olması gerekebilir.

İç kaynaklı sebepler ise “regürgitasyon” yani mide asidinin sık aralıklarla ağza gelmesi ve dişlere temas etmesidir. Bu durum, başka hastalıkların habercisi olabilir. Özellikle gastroözofajial reflü, anoreksia ve bulimia nervosa gibi hastalıklarda diş aşınmaları görülür. İç kaynaklı sebeplerde dişlerin görüntüsü üst dişlerin damağa bakan yüzlerinde alt dişlerin yanağa bakan yüzeylerinde diş aşınmasıyla karakterizedir.

Ağızda dişlerle temas eden yabancı cisimlerin yarattığı aşırı mekanik yük diş aşınmasına sebep olabilir. Bu aşınma şeklinin görüldüğü kişiler; pipo içenler, dişleriyle kuruyemiş veya çekirdek kıranlar, tırnak yeme alışkanlığı olanlardır. Bu aşınma tipine karakterize olarak literatüre bazı meslek grupları bile geçmiştir; marangozlar, terziler ve müzisyenler (özellikle üflemeli enstrüman çalanlar) de mesleki özellikleri nedeniyle dişlerinde en fazla aşınma görülen kişiler arasında yer alırlar.

Anlaşılacağı üzere diş aşınmaları çok kritik bir konudur. Eğer vakayı başında yani erken yakalarsak biz diş hekimleri aşınmaları tedavi edebiliyoruz. Peki vakayı geç dönemde yakalarsak ne yapıyoruz? Çoğu zaman dişleri kaplamak zorunda kalıyoruz..

DİŞ MACUNLARI VE DİŞ FIRÇASI VE FIRÇALAMA TEKNİĞİ DİŞ AŞINMASINA NEDEN OLUR MU?

Diş fırçalama işlemi sırasında, kişiye ve diş fırçalamak için kullanılan materyallere ilişkin bazı değişkenler diş dokusundaki aşınmayı artırmaktadır.

Doğru fırçalama tekniği ile fırçalama kaynaklı diş aşınmalarının önüne geçilebilir. Üst çenede yukarıdan aşağıya, alt çenede aşağıdan yukarıya olacak şekilde fırçalanması önerilir.

Fırçalama esnasında fazla kuvvet uygulamak temizliğin düzeyini artırmaz. Bastırarak fırçalamak küçükazı dişlerinde aşınmayla karakterize şeklinde kendini gösterir.

Tüm dişler eşit süre olacak şekilde fırçalanmalıdır. Genellikle köpek dişleri ve küçük azı dişleri uzun süre fırçanın değdiği dişler olarak tespit edilmiştir. Bu durum en çok köpek ve küçükazı dişlerinde aşınmaya yol açar.

Yapılan çalışmalarda, diş fırçalama sıklığının ve dişle fırça arasındaki temas süresinin aşınma derecesini etkilediği gösterilmiştir. Günde iki defadan fazla diş fırçalamanın diş aşınmasını artırmada etkili olabileceği düşünülmektedir.

Sağ elini kullanan kişiler fırçalama işlemine doğal olarak ağzın sol tarafından başlarlar. Fırça kaynaklı aşınmalar bu sebeple sol tarafta daha fazla görünmektedir. Çene kemiğine göre dışarda bulunan dişler daha fazla aşınma eğilimindedirler.

Diş fırçasının kıl sıklığı, sertliği ve tipleri piyasada sayısız varyasyon gösterebilirler.

Fırça kılları ve diş macunu arasındaki etkileşim de çok önem taşımaktadır. Sert bir fırça yumuşak olana göre standart bir macunla birlikte kullanıldığında daha aşındırıcıdır.

 

DİŞ MACUNLARI DİŞLERİMİZİ AŞINDIRIR MI?

 

Diş macunlarının çalışma prensibi, bakteri plağı içerisinde bulunan aşındırıcılarıyla ve fırça ile birlikte diş yüzeyinden uzaklaştırmaktır. Diş macununa su değdikten sonra aşındırı özelliğini bir miktar kaybeder. Bu sebepten dolayı, fırçalamaya başta azı dişlerin çiğneme yüzeylerinden başlanması daha sonra diğer yüzeylerde fırça gezdirilmesi önerilir. Her macun aşındırıcı özellikte olsa da diğerlerine oranla daha da aşındırıcı özellikte olan macun çeşitleri piyasada bulunmaktadır. İçerisinde büyük granülleri olan üzerinde leke çıkarıcı etki bulunan diş macunları diş aşınmasının olasılığını artıracak macun çeşitlerindendir. Bu tarz aşınmalar ağızda diş ile dişeti birleşim yerinde dişetine paralel olarak görünürler. Bu durum genellikle üst köpek dişi ve küçük azı dişlerin yanak yüzeylerinde gözlenmektedir.

Ağızda diş eksikliği olunca kasların karşıladığı tüm yük kalan dişlere iletilir. Özellikle dişsiz bölgeye komşu dişlerde aşırı çiğneme kuvveti, eksantrik kuvvetler dediğimiz ısırma çekme, koparma, gıcırdatma hareketlerin ilettiği kuvvetlere bağlı olarak diş ile dişeti birleşim yerinde keskin kenarlı pürüssüz çentik şeklinde defektler olarak görünürler.

 

DİŞ AŞINMASI NASIL TEDAVİ EDİLİR?

 

Diş aşınmaları genellikle rutin muayene sırasında görülür. Bazen de bazı şikayetler kişiyi hekime yönlendirir. Bu şikayetlerin kaynağı ve nedeni iyi tespit edilip tedavi yöntemi ona göre seçilmelidir. Bu şikayetler,

Diş hassasiyeti (soğukta ve bir şey deyince hassasiyet)

Dişin sinir dokusu (pulpa) açığa çıkması (ağrı ve hassasiyet)

Dişte çentikler ve oyuklar oluşması

Diş aşınmasına bağlı olarak dişin canlılığını yitirmesi

Diş aşınmalarının tedavisinde kişinin yakındığı durumların var olup olmaması hekimin tedavi çeşidini yönlendiren durumlardandır. Eğer ağızda görülen diş aşınmaları, kişide bir şikayet oluşturmuyorsa var olan durumun korunması, daha ileri gitmeyecek şekilde bir tedavi yöntemi seçilmesi en doğrusu olacaktır. Korumaya yönelik yaklaşımlar,

Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi;

Asitli gıdaların tüketiminin azaltılması, mümkünse ara öğünlerle birlikte tüketilmesi önerilebilir. Tükrüğün tamponlama kapasitesini artıracak uygulamalar örneğin, şekersiz ya da tatlandırıcı içeren sakızların tüketilmesi uygun ağzın ph’sını artırdığından dolayı faydalı olacaktır.

Diş fırçalama alışkanlığının değiştirilmesi;

Aşırı kuvvetle ve yanlış teknikle fırçalanmaktan vazgeçilmelidir. Besinlerde varolan ya da mideden gelen asitlere maruz kalan mine dokusu aşınmaya karşı dirençsiz hale gelmektedir. Bu nedenle kişilere asidik yiyecek tüketimi veya regürgitasyon sonrası dişlerini hemen fırçalamamaları tavsiye edilir. Aşındırıcı içerikli diş macunlarından vazgeçilmesi gerekir.

Diş sıkmadan dolayı bu aşınmalar olduysa gece plağı ve botox tedavisi önerilir.

 

Tedaviye yönelik yaklaşımlar,

– Hassasiyeti giderici tedavi yöntemleri;

1.Florür uygulamaları

2.Vernik uygulamaları

3.Hassasiyet giderici ibaresi bulunan diş macunu kullanımı

4.Lazer uygulamaları

5.Restoratif tedavi uygulamaları olarak sıralanabilir.

 

Restoratif tedavi yöntemlerinin amacı restorasyon ile dişin dayanıklılığının arttırılması, dişin boyun bölgesinde olan stresin azaltılması, hassasiyetin engellenmesi, pulpanın korunması ve estetiğin sağlanması amaçlanmaktadır. Diş aşınmasının miktarına göre restoratif tedavi seçenekleri de kendi içinde çeşitlilik gösterir. Kimi zaman estetik ve dişle birebir uyumlu dolgularla tedavi edilebilir. Eğer dişten çok madde kaybı olduysa yaprak porselen hatta kaplama tedavisi de tercih edilebilir.

Unutulmaması gereken şey bu tip lezyonlar genellikle çürüksüzdür. Uzun süre tedavi edilmeden önlem alınmadan eski halinde kaldığında beraberinde çürüklere de açık kapı bırakır. Rutin diş fırçalamasının yanında profesyonel bakım çok önemlidir. Her birey 6 ayda bir diş hekimini ziyaret etmelidir.

Sağlıklı günler!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Randevunuzu hemen almak ve seyahat planınızı oluşturmak için
WhatsApp’la ya da Bizi arayarak iletişime geçin.

+90549 414 74 64 +90 216 444 20 60