Yeni Anne Babalara Öneriler

Bebeğin ağız ve diş sağlığı için doğumundan itibaren yapılabilecek en önemli şey, öncelikle anne babaların kendi ağız ve diş sağlıklarına özen göstermeleridir. Özellikle anneden bebeğe çürük yapıcı bakterilerin geçişi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu, annenin bebeğini ağızdan öpmesi veya aynı kaşığı ya da bardağı kullanmasıyla olabilir. Örneğin bazı anneler bebeklerine yedirecekleri mamanın sıcaklığını kontrol etmek için kaşıktaki mamayı veya biberonu önce kendi ağızlarına götürüp sonra bebeğe yedirirler. İşte bu durum sonucunda, anne ağzındaki bakterilerin bebeğe geçişi kaçınılmaz olur. Anne bu konuda her zaman çok dikkatli ve titiz olmalıdır.

Ayrıca Anne ya da babanın ağzında çürük dişler bulunması bakteri sayısını arttırdığından bakterilerin geçişi daha kolay olabilmektedir. Bu nedenle özellikle ilk 1 yaş döneminde bebekle en yakın temasta olan annelerin kendi ağız diş sağlıklarına özen göstermeleri büyük önem taşımaktadır. Çürük dişlerin tedavilerinin dışında anne babaların düzenli diş fırçalamaları ve gün içerisinde Xylitollü sakızlar çiğnenmesinin de özellikle bu yakın temasın olduğu yeni doğum dönemlerinde büyük önemi vardır.

Çocuklarda çürük oluşumunun önlenmesinde flüorit çok etkilidir. Flüoridi tablet kullanımı, ailelerin en çok sorduğu sorulardandır. Flüoridli tablet kullanımı doğru ve düzenli olarak yapılırsa “Evet” kullanılması çocukların diş sağlığı açısından faydalı olur. Doğumdan hemen sonra sürekli diş germleri oluşmaya başlar. Alınan fluorid tabletlerinin, bu dişlerin gelişiminde etkili olabilmesi için özellikle 6 yaşa kadar olan dönemde sürekli ve düzenli olarak alınması büyük önem taşır.

Süre görüldüğü gibi çok uzundur. Aileler genellikle bir ya da birkaç kutu fluorid tableti kullanımından sonra sıkılmakta ve kullanımı bırakmaktadır. Bu birkaç kutu fluoridin de diş gelişiminde olumlu bir etkisi olamamaktadır. Bu nedenle aileler düzenli ve sürekli kullanabileceklerine inanırlarsa fluorid tablet kullanımına başlanmalıdırlar.
İlk dişler bebek 6 – 12 aylık iken sürmeye başlar. İlk süren diş alt çenede sağ ön keser diştir. Sonra sol alt keser diş görünür. Bu dişler tam sürmesini tamamlamadan sol üst keser diş ve sonra sağ üst keser diş sürer.

Daha sonra bu dişlerin yanında ikinci keser dişler sürer. Bazı çocukların dişleri çok erken bazılarının ise daha geç sürebilir. Aynı yaştaki çocuklarda sürme zamanları birbirinden çok farklı olabilir. Bunun tıbbi açıdan önemi yoktur. Önemli olan bu durumun bir pedodontist tarafından takip edilmesi, dişlerin sayısının ve dişlenme sırasının bilinmesidir. Genellikle halk arasında erken çıkan dişlerin zayıf olup çabuk çürüdükleri söylenir. Erken sürdükleri için zayıf oldukları doğru değildir. Sadece çürük yapıcı etkenlerle daha erken dönemde karşılaştıkları için daha fazla özen gösterilmeleri gerekmektedir. Doğru ve düzenli bir bakımla çürük oluşumunu tamamen önlemek mümkündür.

DİŞLERİN SÜRME TABLOSU

Süt dişlerinin sürmesi yaklaşık olarak 3 -3,5 yaşlarında tamamlanmış olur. Bu yaştaki bir çocukta toplam 20 adet diş bulunur. 6 yaşa kadar ağızda dişlenme açısından görünen bir değişiklik olmaz.

Diş çıkarma belirtilerinin başında dişetinde kızarıklık olması ve tükürük akışının artması gelir. Genellikle ateş ve bulantı da görülebilir. Ancak bu dikkat edilmesi gereken bir konudur. Çünkü diş çıkarma dönemindeki her ateş, bulantı veya grip direkt olarak diş çıkarma ile ilgili olmayabilir. Özellikle 37 -37,5 derecenin üzerindeki ateş diş kaynaklı değildir; bu durumda mutlaka çocuk doktoru bilgilendirilmelidir.

Dişlenme sırasında ağrı olur ya da olmaz demek yanlış olur. Diş sürmesi yavaş olarak gelişen, doğal bir olaydır. Sürme sırasında çocuğun rahatsızlık hissetmesi de doğaldır. Rahatlatmak için günde 3 veya 4 defa dişetlerini gazlı bezle veya parmak fırçayla silmek ve ısırabileceği şeyleri eline vermek çoğu kez yeterli olur ve bebeği çok rahatlatır. Yeterli olmadığı durumlarda dişetlerine pedodontistin önerdiği bazı zararsız ilaçlar sürülebilir. Ancak bu ilaçların sürmeyi sağlayıcı ya da hızlandırıcı herhangi bir etkisi yoktur. Sadece o bölgedeki dişetini yüzeysel olarak uyuşturduğu için bir süreliğine bebeğin rahatlamasını sağlar.

Anne karnında ağız ve diş sağlığı

Diş gelişimi hamileliğin 6. haftasında başlar, bu nedenle anne adayı bebeğinin diş gelişimi için bu haftadan itibaren beslenmesinden kendi ağız ve diş sağlığına kadar her şeyine dikkat etmeli ve özen göstermelidir. Anne adayının hamileliği döneminde yeterli vitamin alamaması, herhangi bir nedenle korunmasız röntgen çektirmesi, virütik bir hastalık geçirmesi gibi birçok neden bebeğinin diş gelişimi üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır.

Hamilelik döneminde dengeli beslenme diş ve dişeti sağlığının sürdürülmesi açısından önemlidir. Protein, A vitamini (et, süt, yumurta, sarı sebze ve meyveler), C vitamini (narenciye, domates, çilek), D vitamini (et, süt, yumurta, balık) ve kalsiyum (süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler) ’dan zengin gıdaların yeterince alınması gereklidir. Hamilelik döneminde kalsiyum ihtiyacı artar. Anne ve bebeğin kemik ve diş sağlığı için annenin günlük 1200–1500 mg kalsiyum gereksinimi vardır. Süt ve süt ürünleri ile yeşil yapraklı sebzeler gibi kalsiyumdan zengin gıdalar alarak kalsiyum gereksinimi karşılanmalıdır. Eğer gıdalarla yeterli kalsiyum sağlanamazsa bebeğin gelişimi için gerekli olan miktar annenin kemiklerinden karşılanır ama Dişlerden kalsiyum çözünmesi olmaz. Bu nedenle Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak dişlerin çabuk çürümesine yol açtığı, bu nedenle hamile annelerin diş kaybına uğradığı düşüncesi tamamen yanlıştır.

Ağız ve Diş Sağlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Ağız İçi Bakım Ürünlerini Nasıl Seçmeliyim?

Ağız ve diş sağlığı bakımı ile ilgili piyasada çok çeşitli ve cazip pek çok ürün olması sizi şaşırtabilir. Bu ürünlerin arasından seçim yaparken diş hekiminizin tavsiye ettiği ürünleri satın almaya dikkat etmelisiniz. En iyi diş macunu ve en iyi diş fırçası hangisidir sorularının cevabı, kişinin ağız durumuna göre değişiklik gösterir.

Bir Diş Fırçasını Ne Kadar Kullanabilirim?

Bir diş fırçasının kullanım süresi en fazla 3–4 ay olmalıdır. Ancak bu sure kişinin diş fırçasını kullanım sıklığına ve diş fırçalama şekline göre değişiklik gösterebilir. Bir diş fırçasının bozulduğu, kıl demetlerinin birbirinden ayrılmasından, dağılmasından ve eğilmesinden anlaşılabilir. Çocuklar doğru fırçalama tekniğini tam olarak uygulayamadıklarından diş fırçalarını erişkinlere göre daha çabuk eskitirler. Bu nedenle çocukların diş fırçalarını daha sık aralıklarla değiştirmek gerekir. Diş fırçasının kullanım sıklığı kadar fırçanın kıllarının sertliği de çok önemlidir. Sert kıllı fırçalar dişlerde aşınmalara, dişetlerinde çekilmelere ve bunlara bağlı olarak zaman içerisinde hassasiyet oluşumuna neden olabilir.

En Doğru Diş Fırçalama Tekniği Hangisidir?

Dişler fırçalanırken, öncelikle diş fırçası dişe 45 derecelik bir açıyla yaklaştırılmalı ve dişin eni doğrultusunda dairesel hareketlerle fırçalanmalıdır. En son dişetinden aşağıya doğru bir süpürme hareketiyle işlem tamamlanır. Dişlerin iç yüzeylerinde ve özellikle ön bölgelerde, bu bölgeler dar olduğundan diş fırçası dik tutularak dişler fırçalanmalıdır. Bakteri plağı ve yiyecek artıklarının en yoğun olduğu bölgeler, dişlerin arka yüzeyleri ile arka dişlerin çiğneyici yüzeyleridir.

Dişler fırçalanırken genellikle sadece ön dişlerin ön yüzeyleri fırçalandığından, çürükler sıklıkla arka bölgelerde, özellikle azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerindeki derin girintilerde ya da dişlerin ara yüzlerinde oluşmaktadır. Bu nedenle dişler fırçalanırken bu bölgelerin fırçalanmasına özellikle dikkat edilmelidir. Ağız kokusunun oluşumunda önemli bir yeri olan dilin fırçalanmasını da unutmamak gerekir.

Diş taşlarının sıklıkla görüldüğü bölgeler ise daha az fırçalanan alt ön dişlerin arka bölgeleridir. Diş taşı oluşumunu engelleyebilmek için fırçalamanın yanı sıra özellikle bu bölgelerde günde en az bir kez diş ipi kullanımının da alışkanlık hale getirilmesini önermekteyiz.

agiz-ve-dis-sagligi-2

Yanlış Diş Fırçalama Nelere Sebebiyet Verebilir?

Dişler çok sert bir tabaka olan mine ile kaplı olmasına rağmen yanlış bir teknikle uygulayacağınız bir diş fırçalama şeklinden bile büyük zarar görebilir. Dişlerin sert bir şekilde fırçalanmasına bağlı olarak hem dişin üst kısmında, hem de dişin kökünü kaplayan tabakada aşınmalara ve dişetlerinde çekilmelere yol açabiliyoruz. Bu durumda da dişler çürüğe daha yatkın bir hale gelebiliyor. Bu nedenle dişleri aşındıracak kadar büyük bir kuvvetle diş fırçalamaktan kaçınılmalı ve dişler orta sertlikte olan bir diş fırçasıyla yumuşak hareketlerle fırçalanmalıdır.

(GÜLÜŞ TASARIMI HAKKINDA  BİLGİ ALMAK İSTERSENİZ LÜTFEN BURAYA TIKLAYINIZ)

Dişetlerinin Fırçalanması Neden Önemlidir?

agiz-ve-dis-sagligi-dislerin-fircalanmasiDişlerin fırçalanması, öncelikle diş çürüklerinden korunmak ve ağız-diş sağlığının devamlılığını sağlamak açısından çok önemlidir. Dişlerin fırçalanması sırasında yapılması gereken diğer bir önemli işlem de dişetlerinin fırçalanmasıdır. Dişetlerini besleyen damarlar dolaşım bozukluğu sonucunda dolgunlaşmaktadır. Fırçalama sırasında dişetlerinde kanama şikayeti de olsa fırçalamaya ara verilmemeli ve fırçalama işlemine düzenli aralıklarla doğru bir şekilde devam edilmelidir. Çünkü dişetlerini tedavi etmek için kılcal damarları açmak yani fırçalamak gerekecektir. Bu sayede dişetinin damarları iyileşir ve kanama da kendiliğinden durur. Dişetinin fırçalanması, dişeti hastalıklarından korunmada en etkin yöntemdir.

Diş Fırçasından Başka Ağız ve Diş Sağlığına Yardımcı Araçlar Nelerdir?

Ağız ve diş sağlığının korunmasında yardımcı olacak araçlar, elektrikli diş fırçaları, diş ipi, ara yüz fırçası, su püskürteci (water – pic), stimulatör vb. araçlardır. Elektrikli diş fırçası ve su püskürtecinin kullanımı ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır. Ancak diş ve dişetlerinin etkin bir şekilde temizlenebilmesi için özellikle elektrikli diş fırçasının kullanımı için diş hekiminizden yardım almak önemlidir. Tabi ki bu arada ağız diş sağlığımızı destekleyecek olan ağız gargaralarının kullanımını da unutmamak gerekir.

Hangi Ağız Gargarasını Kullanmalıyım?

Bilindiği gibi bugün piyasada çok çeşitli ağız gargaraları bulunmakta. Ancak her bireyin ağız diş sağlığına uygun olan ağız gargarası farklıdır. Diş hassasiyetlerinin fazla olması veya yüksek çürük riskinde olma gibi bazı özel durumlarda hastalarımıza özel olarak hazırlanan ağız gargaralarının kullanımını önerebiliyoruz. Bu nedenle ağız gargarası seçiminde de diş hekimine danışılması önem taşımaktadır.

Diş İpi; Diş ipinin kullanımı diş aralarının temizlenmesinde en etkili yöntemdir. Ancak diş ipinin yanlış kullanımı dişetine zarar verebilir veya doğru kullanılmazsa dişlerin ara yüz bölgelerinde etkin bir temizleme sağlayamayabilir. Bu nedenle doğru diş ipi kullanımı için diş hekiminizden yardım istemelisiniz.

Diş ipi kullanılırken ilk kullanımda kolay kullanım amacıyla mumlu diş ipleri tercih edilir. Ayrıca etkin temizleme ve koruma sağlanabilmesi için flüoridi diş ipleri de tercih edilebilir.

Diş ipi her iki elimizin işaret parmağına dolanarak ve başparmağımızın yardımıyla kullanılır.

Diş ipini yavaş hareketlerle ve kontrollü bir şeklide dişler arası bölgeden geçirmek gerekir. Dişetini yaralayacak sert ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır.

Dişlerin ara yüz bölgelerini en ideal şekilde temizleyebilmek için diş ipini bir taraftaki dişin üzerine yaslayarak, “C” harfi çizecek şekilde ileri-geri ve yukarı-aşağı doğru hareket ettirmek, daha sonra aynı hareketi aynı aralığa girip diğer diş üzerine yaslayarak yapmak gerekir.

Ara yüz fırçası; Ara yüz fırçaları ile de sert ve ani hareketler yapmadan dişler arası bölgeler yavaş ve kontrollü olarak temizlenebilmektedir. Kullanımı son derece kolay olan ara yüz fırçaları piyasada kapaklı olarak da bulunabildiğinden çok kolay olarak taşınabilmekte ve gün içerisinde kullanılabilmektedir. Dolayısıyla yemeklerden sonra kullanımı alışkanlık haline gelen ve dişetinde ciddi problemler oluşmasına neden olabilen kürdanların kullanımına da ihtiyaç kalmamaktadır.

Ağız diş sağlığının korunması ve devamlılığı için dişler sabah ve akşam olmak üzere günde en az iki kez fırçalanmalıdır. Günde en az bir kez diş ipi ve ağız gargarası kullanımı ile de ağız diş bakımı ideal bir şekilde tamamlanmış olmaktadır.
Tüm bu bakım işlemlerinin bir seferde yapılması sadece 2 -3 dakikamızı alır. Günde sadece 4-6 dakikamızı ayırarak genel sağlığımızın vazgeçilmezi olan hatta başlangıcını oluşturan ağız diş sağlığımızı en ideal şekilde koruyabilmiş olmaktayız.

Hamilelikte Ağız ve Diş Sağlığına Dikkat

Hamilelik Döneminde Ağızda Oluşan Değişiklikler Nelerdir?

Hamilelik döneminde fizyolojik ve psikolojik olarak vücutta bir takım değişiklikler meydana gelmektedir. En önemli değişiklik östrojen ve progesteron hormon seviyelerindeki artıştır. Bu durum dişler üzerindeki plak birikiminin artması, dişetlerinde kızarıklık, hassasiyet, büyüme, kanama, dişeti iltihabı gibi bir takım problemlere neden olabilmektedir. Ayrıca bu dönemde tükürükteki asit miktarı artacağı için dişler çürümeye yatkın hale gelebilir.

Hamileliğin ilk aylarında görülen bulantı ve kusma sonrası annenin ağız hijyenine dikkat etmemesi de çürük riskini artırmaktadır. Kanamalı dişetleri de hastanın diş fırçalama sıklığını olumsuz etkileyebilir. Hamilelikte oluşabilecek dental problemleri azaltmak için hamilelik öncesi yapılan rutin kontrollerde ağız ve diş sağlığı muayenesi de eklenmelidir. Hamilelik döneminde kalsiyum ihtiyacı da artar. Anne ve bebeğin kemik ve diş sağlığı için annenin günlük 1200–1500 mg kalsiyum gereksinimi vardır. Süt ve süt ürünleri ile yeşil yapraklı sebzeler gibi kalsiyumdan zengin gıdalar alarak kalsiyum gereksinimi karşılanmalıdır. Eğer gıdalarla yeterli kalsiyum sağlanamazsa bebeğin gelişimi için gerekli olan miktar annenin kemiklerinden karşılanır.

Dişlerden kalsiyum çözünmesi olmaz. Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak dişlerin çabuk çürümesine yol açtığı, bu nedenle hamile annelerin diş kaybına uğradığı düşüncesi tamamen yanlıştır.

Hamilelikte dengeli beslenme, diş ve dişeti sağlığının sürdürülmesi açısından önemlidir.

Hamilelik Döneminde Diş Tedavisi Yapılabilir mi?

Hamileliğin her döneminde diş tedavilerini takip eden kadın doğum uzmanın görüş ve önerileri alın anarak yapılabilir. Diş tedavileri için en uygun zaman 4. ve 6. aylar arasıdır. Diş veya diş eti enfeksiyonu gibi acil durumlar bebeğin gelişimini, dental tedavilerin olumsuzluklarından daha fazla etkileyecektir. Diş ve dişetindeki hassasiyet ve kanamalarda vakit geçirmeden diş hekimi kontrolüne gidilmelidir.

Anestezi;

Dental tedavilerde kullanılan lokal anestezilerin her hangi bir yan etkisi rapor edilmemiştir. Kullanımında bir sakınca yoktur.

İlaç Kullanımı:

Antibiyotik kullanımının bebek için bir sakıncası yoktur. Sadece tetrasiklin grubu antibiyotikler bebeğin dişlerinde renklenmelere neden olacağından kullanılmamalıdır.

Röntgen:

Diş hekimliğinde kullanılan röntgenlerde radyasyon oranı çok düşük olmasına rağmen hamilelerde röntgen çekiminden kaçınılmalıdır. Ayrıca diş için çekilen röntgen rahimden çok uzaktır.

Hamilelik Döneminde Ağız Bakımı Nasıl Olmalıdır?

  • Günlük ağız ve diş bakımı eskisine oranla daha özenli bir şekilde devam ettirilmelidir,
  • Günde en az iki kere diş fırçalanmalı,
  • Dişler arası fırça veya diş ipi kullanılmalıdır,
  • Diş hekimi kontrolünden flüoridi ağız gargaraları ile desteklenerek çürük ve plak kontrolü sağlanmalıdır.
  • Özellikle ilk aylarda oluşan kusmalar sonrasında ağız bol su ile çalkalanmalıdır.
  • Ayrıca diş hekimi kontrollerinde yüksek çürük risk grubunda yer alan hamilelerde yüzeyel flüorit uygulaması gerekmektedir.
  • Özellikle öğün aralarında alınan yapışkan şekerli gıdalardan kaçınılmalı, alındığında ise dişler tekrar fırçalanmalıdır.
  • Dengeli beslenmede diş ve dişeti sağlığının sürdürülmesi açısından önemlidir. Protein, A vitamini (et, süt, yumurta, sarı sebze ve meyveler), C vitamini (narenciye, domates, çilek), D vitamini (et, süt, yumurta, balık) ve kalsiyum (süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler) dan zengin gıdaların yeterince alınması gereklidir. Hamileliğin 2.trimensinde( 4.-5.-6. aylarında) mutlaka diş hekimi kontrolüne gidilmelidir.

Çocuklarda Diş Gelişimi (Eda Polat)

Çocuğum dişlerini çok zor çıkarıyor, devamlı huzursuz, geceleri uyanıyor, yemek yemiyor. Bu dönemi daha kolay atlatmanın yolu var mıdır?

Diş çıkarma bazı bebekler için oldukça zor bir süreçtir. Diş çıkarma döneminde ağrı, iştahsızlık, kilo kaybı, uykusuzluk, ateş, tükürük akışında artma ve bazen ishal görülebilmektedir. Ancak burada unutulmaması gereken diş çıkarma nedeniyle ateş en fazla 37- 37,5 dereceye yükselir. Bu da nadirdir. Bu nedenle ateş yükselmelerinde ve diğer şikayetlerinde çocuk doktoru mutlaka bilgilendirilmelidir.
Ne yazık ki diş sürmelerini hızlandırıcı bir krem ya da ilaç bulunmamaktadır. Piyasada satılan ilaçların çoğu kullanıldığında o bölgenin bir süre rahatlamasını sağlar ancak sürmeye bir etkileri yoktur.

Dr. Pınar TUNÇBİLEK

Çocuklarda diş fırçalamaya ne zaman başlanmalıdır? (Çocuklarda Diş Bakımı)

Çocuklarda diş fırçalamaya ne zaman başlanmalıdır?

İlk dişin ağızda görülmesiyle birlikte diş temizliğine başlanmalıdır. İlk süren ön dişler düz yüzeylere sahiptir ve temizlik için nemli bir bez veya eczanelerde bulabileceğiniz parmak fırçalar yeterlidir. Arka bölgedeki azı dişlerinin sürmesi ile artık diş fırçası kullanımına geçilmelidir. Dişlerin temizliği her beslenmeden sonra mutlaka yapılmalıdır.

Dr. Pınar TUNÇBİLEK