-Diş Etinin Morarması Normal Midir?

-Diş Eti Hastalıklarının Teşhisi Nasıl Yapılır?

Dişeti hastalıkları genelde yavaş ilerleyen ve bu yüzden hastaya kendini çok geç belli eden, toplumumuzda da oldukça sık karşılaşılan patolojik bir durumdur. Hastalar genelde dişetlerinde kanama, kötü tat, kötü koku ve dişler arasındaki dişetlerinde kaşıntı hissi ile diş hekimlerine başvururlar. Yapılan klinik muayenede karşılaşılan durum çoğu zaman diş taşı birikimine bağlı kızarmış dişetleri, eski ve uyumsuz dolgu ya da porselen kaplamalara bağlı derin cepler şeklinde olur.

Dişeti hastalığı eğer bir genetik yatkınlık yok ise tüm diş ve çevre dokularda değil de belirli bölgelerde karşımıza çıkabilir. Sadece klinik muayene tek başına teşhis için yeterli değildir. Mutlaka panoramik röntgen çekip tüm çene kemiği hakkında radyolojik incelemede bulunmak gerekir. Röntgende dişler arasında ve çevresinde kemik erimesi olan bölgelerde siyah görüntülü alanlarda artış olur.

Sağlıklı kemik dokusu ise gri ve pullu bir radyolojik görüntü verir. Radyolojik olarak belirlenen bu bölgeler, özel bir el aleti ile kontrol ederek dişeti ceplerinin derinliği tespit edilir. Normal şartlarda sağlıklı dişeti cebi 2-3 mm derinliğinde olur. 4mm olan cepler düzenli temizlik yapılarak kontrol altında tutulabilir. Fakat 5 mm ve üzeri dişeti ceplerinde derin temizlik, küretaj ya da flap operasyonu olarak isimlendirilen cerrahi işlemler yapılması gerekebilir.

Günümüz iletişim araçlarıyla hastalarımızın sadece röntgen paylaşımlarıyla da dişeti hastalığı olup olmadığı yönünde yorum yapabilmek mümkün olabiliyor. Özellikle panoramik röntgenlerini hekimlere gönderen bireyler için yorum yapılabilir. Fakat bazı vakalarda çene kemiğindeki erimelere bağlı dişeti çekilmeleri meydana gelebiliyor. Bu yüzden röntgende derin temizlik gerekebilir gibi görünen alanlar aslında kendi kendine iyileşmiş olabiliyor. Bu tip durumlarda altı ayda bir düzenli temizlik yapılması yeterlidir. İleri cerrahi tekniklere genelde ihtiyaç duyulmaz ama hastaların mutlaka kontrol altında tutulması gerekir. Bu tip hastalarda ihtiyaç olduğu takdirde estetik dolgu ya da porselen uygulamalara hemen başlanabilir.

 

-Diş Etinin Morarması Normal midir?

Dişeti morarması kesinlikle normal bir belirti değildir. Sağlıklı dişeti pembe ve sıkı bir forma sahiptir. Dokunulduğunda ya da fırçalama sırasında kanama meydana gelmez. Mor renge bürünmüş dişetlerinin damar yapısında bozukluk var demektir. Damar yapısı bozulan yumuşak dokulara yeterli kan gidemez. Yeterli kan gidememesi yumuşak dokunun oksijenden mahrum kalması anlamına gelir. Oksijen bağlanmamış kan hücrelerinin renginden ötürü dişetleri de mor renge sahip olur. 

 

Kanal tedavisi görmüş dişlerin çevresindeki dişetlerinde koyu renk yansımalar gözlemlenebilir. Çünkü kanal tedavisi yapılan dişler canlılığını kaybeder ve böylece içindeki su miktarı çok büyük oranda azalır. Bu durumu canlı bir ağaç dalı ile uzun süre önce koparılmış bir ağaç dalı arasındaki fark olarak betimleyebiliriz. Bu şekildeki kanal tedavili dişlerde zamanla kökte renk değişikliği meydana gelebilir. Özellikle dişeti yapısı ince olan kişilerde kökün renk değiştiren bölümü dişetinden yansıyabilir. Bu durum hastalıklı dişeti olarak yorumlanmaz. Bu tip kanal tedavili dişlerin özellikle metalsiz porselen olan zirkonyum kaplamalarla tedavi edilmesi dişeti renginin de düzelmesini sağlar.

 

Uzun yıllar önce yapılan metal destekli kaplamalar da dişetinde mor yansımalara sebep olabilir. Özellikle uyumu bozulan ve diş – kaplama sınırı belli olan standart metal destekli porselenlerde metal alt yapının dişetinden yansıması sıklıkla gözlemlenir. Bu yüzden ön dişlerin porselen kaplamalarını yenilemek gerektiğinde çoğu zaman zirkonyum kaplamalar tercih edilir. Zirkonyum kaplamalar biyolojik olarak da daha uyumlu oldukları için dişeti sağlığı açısından oldukça avantajlıdır.

 

-Diş Eti Çekilmesi, Dişleri Sarartır mı?

Dişeti çekildiği zaman kök yüzeyindeki sement dokusu görünür hale gelir. Sement dokusunun rengi dişin orijinal rengine göre daha sarıdır. Dolayısıyla dişeti çekilmesi dişin genel olarak rengini açar demek doğru olmaz fakat çekildiği bölgelerde dişin sarı alanları dikkat çeker hale gelir. Şu noktaya dikkat çekmekte fayda olacaktır; dişeti çekilmesi olan bireyler genellikle çok sert diş fırçalama alışkanlığına sahip olurlar. Sert fırçalama sebebiyle doğası gereği narin yapıda olan dişetleri çekilme eğilimi gösterir. Bununla beraber fırçayı bastırmanın etkisiyle diş minesinde ciddi aşınmalar meydana gelir.

Diş minesinin altında ise sarı renkli dentin tabakası bulunur. Diş minesi aşınmış tüm dişler sarı renktedir. Dentin tabakası çok küçük kanalları olan bir yapıya sahip olduğu için daha kolay renkleşme eğilimindedir. Dolayısıyla diş minesi aşınan, dentin tabakası ortaya çıkan ve dişeti çekilmesine bağlı kök yüzeyi açılan tüm dişler hem kendiliğinden sarı renkte olur hem de renkli gıdalara maruz kaldıkça daha da sararma eğilimindedir.

—————————————————————–

Randevu Almak İçin Buraya Tıklayınız

—————————————————————–

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Randevunuzu hemen almak ve seyahat planınızı oluşturmak için
WhatsApp’la ya da Bizi arayarak iletişime geçin.

0 530 667 67 34 +90 216 444 20 60