Diyabet Hastalarında Ağız ve Diş Bakımı

Diyabete Bağlı Oluşabilecek Ağız ve Diş Sorunları Nelerdir?

Ağız sağlığımız, sistemik sağlık durumumuzdan etkilenen bir yapıdır ve diş hekimliğinde en sık karşılaşılan kronik hastalıklardan biri de diyabettir. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet sebebi ile ağız enfeksiyonlarının kötüleşme olasılığı yükselir. Literatürde genç ve orta yaşlı erişkinlerde periodontitis (diş eti enfeksiyonu) ve diyabet en çok araştırılan alan olmuştur. Diyabete bağlı olarak oluşabilecek diğer ağız ve diş sorunları arasında ise glossitis (dil iltihapları), dişlerde çürük, ağız kokusu, mantar enfeksiyonları, yanak içi ve dudak enfeksiyonları, ağız kuruluğu, tekrarlayan aftlar ve çene kemiğinde erimeler sayılabilir. Diyabetik hastalarda farklı tipte ağız hastalıklarının patolojisini, klinik belirtilerini ve yönetimini anlamak, bu hastalıklara sahip hastaların optimal bakımı için büyük önem arz eder.

Diyabet Hastaları Ağız ve Diş Bakımı Yaparken Nelere Dikkat Etmelidir?

Diyabetli kişilerin enfeksiyona eğilimler artmış durumdadır ve yara iyileşme mekanizmalarında aksamalar gözlenir. Diyabetin tipi, süresi, ilaç kullanımı, tetkiklerin düzenli yapılıp yapılmadığı ve diyabetin kontrol altında olup olmadığı öğrenilmelidir. Diyabetik hastanın doktoru ile diş hekiminin konsültasyonu tedavi seyri için önemlidir. Gerekli durumlarda hastaya operasyon öncesi ve sonrası antibiyotik verilir. Hasta, randevu öncesi diyabet ilacını almış ve yemeğini yemiş olmalıdır. Diş tedavilerinin yapılması için günün erken saatleri tercih etmek daha doğrudur. Tedaviler yapılırken travmatik olmayan yaklaşım tercih edilmeli ve seanslar mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır. Hastanın açlık kan glikoz seviyesi ve HbA1c değerleri bilinmelidir. Eğer hastanın açlık kan şekeri 70 mg/dl’nin altında veya 180 mg/dl’nin üzerinde, HbA1c değeri ise 6’nın üzerinde ise diş tedavisi ertelenir.

Diyabet Diş Eti Tedavilerine Engel Olur mu?

Diş eti (periodontal) hastalıklar, dişleri çevreleyen yumuşak dokunun tahrip olması ile karakterize enflamatuar durumlardır ve bu tablo ilerlediği takdirde diş kaybıyla sonuçlanabilir. Diyabetik hastalarda ise diş etlerinde kızarıklık, kanama, diş eti büyümeleri, ve artmış cep derinlikleri ile seyreden diş eti iltihapları daha fazla gözlenmektedir. Bu durumlarda ileride çene kemiğindeki kemik kaybını hızlandıran etmenlerdir. Bu nedenle diyabet diş eti tedavilerine engel olmaz, aksine diyabetli kişilerin diş eti sağlığına daha fazla önem vermeleri gerekir ve tedavi şarttır.

Diyabet Ağız Kokusu Yapar mı?

Diyabetli hastalarda en sık görülen ikinci ağız komplikasyonu ağız kokusudur ve kontrolsüz diyabetli hastalarda bu oran daha da yüksektir. Öte yandan, bir çalışmada, ağız kokusu olan diyabetik hastaların %16’sı tespit edilmiştir. Diyabetik hastaların ağız dokularında var olan mikroorganizmalar, bu hastalarda ağız kokusundan sorumlu olan uçucu kükürt bileşikleri üretir. Özellikle diyabetli kişilerde gözlenen ağız kokusu, aseton kokusu özelliği ile diğer ağız kokularından kolayca ayırt edilebilir.

Diyabetli Hastalarda Diş Çekimi Yapılabilir mi?

Diyabetli hastalarda diş çekimi yapılabilir ancak diş çekimi güvenli bir kan şekeri seviyesi aralığında yapılmalıdır. Yapılan çalışmalarda özellikle kontrolsüz diyabeti olan yaşlı hastalarda diş çekiminin çene osteonekrozunu (çene kemiği nekrozu) ​​tetikleyici faktörlerden biri olarak kabul edildiğini bildirmiştir. Bu nedenle, hastanın en son açlık kan glikoz seviyesi ve HbA1c değeri bilinmelidir. Açlık kan şekeri, 70 mg/dl’nin altında veya 180 mg/dl’nin üzerinde, HbA1c >6 ise diş tedavisi ertelenir.

Diyabetli hastalarda yapılacak olan diş çekim için sabah erken randevu, stres kaynaklı hipoglisemi riskini en aza indirecektir. Hasta yiyecek ve ilaçlarını normal şekilde almalıdır. Yara iyileşmesi ve sonradan oluşabilecek sekonder enfeksiyon ile ilgili sorunlar ortaya çıkabileceğinden, çekim sonrası antibiyotikler reçete edilmesi göz önünde bulundurulmalıdır. Gerekli durumlarda hastayı koruma amaçlı diş çekiminden 1 saat önce de yüksek dozlu antibiyotik verilebilir. Çekim sonrasında ise hekim tarafından hastanın diş çekimi bölgesinin daha hızlı iyileşmesini sağlamak amacıyla bölgeye plazmadan zengin büyüme faktörü (PRF) uygulaması, ozon uygulaması yapması ve dikiş atarak dokunun birebir olarak kapatılması önerilebilir.

Diyabet Hastası Olan Kişiler İmplant Tedavisi Yaptırabilirler mi?

Diyabet hastası olan kişiler implant tedavisi yaptırabilirler. Gerekli olan şartlar diş çekimi için de saydığımız cerrahi şartlar ile benzerlik gösterir. Hastanın HbA1c değerini bilmek hekimler için oldukça değerlidir. Kontrolsüz diyabeti olan kişilerde implant uygulaması daha kötü sonuçlar doğurabileceğinden hastaları doğru değerlendirmek önem arz eder. Bununla beraber diyabet hastası kişilerde dişsiz bölgedeki çene kemiğinin hacmi sağlıklı bir kişiye oranla daha hızlı azalacağından, hastaya konforlu bir diş protezi sağlamak amacıyla implant tedavisinin zaman kaybetmeden yapılması ve mevcut kemik hacminin bu sayede korunması önemlidir.

Ağzımda Metalik Bir Tat Var Diyabetle İlişkisi Olabilir mi?

Diyabet tat bozukluğu riskini artırabilir. Diyabet ve düşük kan şekerinin ağızda metalik bir tat da dahil olmak üzere tat bozukluklarına neden olduğu bilinmektedir. Yaygın bir diyabet ilacı olan metforminin de bu tat bozukluğuna neden olması çok muhtemeldir.

Özellikle tip 1 diyabette kan şekeri seviyesi çok yükseldiğinde ağızda metalik bir tat fark edilebilir. Bu durum diyabetik ketoasidoz adı verilen bir duruma işaret edebilir. Diyabetik ketoasidoz, vücut enerji için karbonhidratları artık yakamadığında ve bunun yerine yağ yaktığında ortaya çıkar. Bu durum çoğunlukla tip 1 diyabet ile bağlantılı olmasına rağmen nadiren tip 2 diyabet ile de ortaya çıkabilir. Vücut yağları parçalamaya başlarsa, kanı daha asidik hale getiren kimyasallar olan ketonlar da üretilir. Vücut bu ketonları idrar yoluyla atmaya çalışır.  Keton kimyasalları vücuttan nefes vererek dışarı çıktığında ağızda garip bir tada sebebiyet verebilir. Bu tat genellikle hastalar tarafında metalik bir tat olarak adlandırılır.

Diyabetin Ağız ve Diş Sağlığındaki Belirtileri Nelerdir?

Diyabetik hastalarda; böbrek rahatsızlıkları, görme bozuklu kları ve sinir hasarları gibi çeşitli sistemik komplikasyonlar ortaya çıkabildiği gibi aynı zamanda bu hastaların büyük çoğunluğunda ağız ve diş sağlığında da olumsuz neticeler görmekteyiz. Bu rahatsızlıklar arasında özellikle diş eti hastalıkları, diş kaybı, ağız kuruluğu, çürük, ağızda yanma hissi, tat ve tükürük bezi fonksiyonunda bozukluk, gecikmiş yara iyileşmesi, liken planus, coğrafi dil, ağız kokusu ve mantar enfeksiyonları sayılabilir. Diyabet ve diş eti hastalıkları arasında güçlü bir çift yönlü ilişki olduğuna dair kanıtlar günümüzde artmaktadır. Ancak ne yazık ki birçok diyabet hastası diyabet ve ağız sağlığı arasındaki ilişkinin farkında değildir ve bunların sadece küçük bir yüzdesi rutin diş kontrolleri için diş hekimini ziyaret etmektedir. Yaşam tarzlarındaki değişiklikler (kan şekeri seviyelerinin kontrolü ve kişisel bakım uygulamaları), ağız ve diş sağlığını değerlendirmeye vurgu yapan düzenli diş muayeneleri ve ağız sağlığı talimatlarının güçlendirilmesi, diyabetin ağız ve dişle ilgili oluşabilecek komplikasyonlarını etkili bir şekilde önleyebilir.

Diyabet Hastasıyım Ağız İçindeki Yara Oluşumu Buna Bağlı Olabilir mi?

Genellikle diyabetli kişilerde, tükürük bezlerini etkileyen dehidrasyon (ağız kuruluğu) sonucu ağız boşluğunun korunma mekanizmasında bozulma ve buna bağlı olarak da sağlıklı kişilere kıyasla daha fazla ağız içi yara gözlendiği bilinmektedir.  Tükürük akış hızındaki azalma ve tükürük PH’ında meydana gelen değişimler, ağız boşluğunda özellikle mantar türü yara oluşumunun artmasına neden olur.

Randevunuzu hemen almak ve seyahat planınızı oluşturmak için
WhatsApp’la ya da Bizi arayarak iletişime geçin.

+90549 414 74 64 +90 216 444 20 60