Eksik Her Dişe İmplant İşlemi mi Yapılır?

Günümüz diş hekimliğinde diş eksikliklerinin telafisi dental implant uygulamalarıyla sıklıkla yapılmaktadır. Özellikle son 20 yılda gelişen teknoloji sayesinde titanyum, titanyum-zirkonyum alaşımı ya da ful seramik materyallerden üretilen diş implantlarının yüzeylerinde kan ve kemik hücrelerinin tutunmasını sağlayan mikropartiküller bulunur. Cerrahi işlem sonrası minimum 6-8 hafta beklenir ve implant çene kemiğine yapışarak çiğneme kuvvetlerine dayanabilecek dirence sahip olur. Dental implantın çene kemiğine tutunmasını ölçen bir takım dijital cihazlar sayesinde implantın kemiğe yapışma değeri saptanır. Genellikle 100 üzerinden 65 ve üstü değerler porselen kaplama yapılması için yeterlidir. Fakat çene kemiğinin yoğunluğuna bağlı olarak bazen 6-8 haftadan daha uzun süre beklemek gerekebilir. Bu kararı implantı yapan hekim belirler. Osteointegrasyon denilen implantın çene kemiğine bağlanma aşaması tamamlandıktan sonra porselen diş yapımı için ölçü alınır ve ortalama 1 haftada tüm tedavi tamamlanmış olur.

 

Eksik her bölgeye implant yapılabilir fakat burada belirleyici faktör implant yapılacak bölgenin lokalizasyonu ve o bölgedeki kemik miktarıdır. Örneğin azı dişlerinin olduğu bölge, çiğneme kuvvetlerine fazlasıyla maruz kaldığı için tercihen minimum 4 mm çapında ve 6 mm uzunluğunda implant tercih edilmesi idealdir. Özellikle uzun süre önce diş çekilmişse bu bölgede, zamanla, kemikte erime meydana gelir. Eğer bu belirttiğimiz hacimdeki implant için yeterli kemik yok ise o zaman kemik transfer operasyonları yapmak gerekebilir. Alt çene 20 yaş bölgesinden alınan gerekli ölçülerdeki kemik doku, minik vidalarla implant yapılacak bölgeye transfer edilir. Yapılabiliyorsa aynı seansta yapılamıyorsa da minimum 3 ay sonra implant ilgili bölgeye yerleştirilir. Kesici dişler bölgesinde ise daha ince implantlar tercih edilebilir. Çünkü bu bölge azı dişleri gibi sürekli kuvvete maruz kalmaz,  azı dişleri gibi çiğneme görevi üstlenmez. Buna bağlı olarak 2,9 mm’ye kadar olan dar çaplı implantlar kesici dişler bölgelerinde uygulanabilir.

 

-İmplant Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir?

İmplant uygulaması cerrahi bir uygulama olduğu için ister dikişli ister dikişsiz teknikle yapılsın, işlem yapıldığı gün çok hafif bir ağrı, hastaların yaşadığı bir durumdur. Fakat bu ağrı kullanılacak ilaçlarla tamamen kontrol altına alınabilir. Özellikle dikiş atılması gereken implant uygulamalarında ödeme/şişmeye bağlı olarak ağız içinde ve yanak – dudak bölgesinde şişlik meydana gelebilir. Bu nedenle işlem sonrasında mutlaka buz kompresi yapılması gerekir. Cerrahi tüm işlemler sonrası özellikle ilk 48 saatin sonunda ödem maksimum seviyeye gelir. Bu süreçte belirli aralıklarla buz kompresi yapılması ödemin ve buna bağlı şişliğin minimum seviyede olmasını sağlar. Şişlik az oldukça buna bağlı ağrı da önemli seviyede azalacaktır. Meydana gelen ödemin inmesini takiben ciltte renk değişiklikleri ortaya çıkabilir. Özellikle alt çene ön dişlerin dikişli implant uygulamalarından 3-4 gün sonra boyun bölgesinde hafif şiddette morluk meydana gelebilir. Bu durum hastaya herhangi bir zarar vermez. Bu reaksiyon tamamen vücudumuzun iyileşme mekanizmasına bağlı olarak gelişen doğal bir komplikasyondur.

 

Dünya genelinde kullanılan bazı implantların bio-uyumluluk açısından belli standartlarda olmaması bir takım komplikasyonları da beraberinde getirebilir. Makalenin başında belirttiğimiz implant yüzeyindeki kemik ve kan hücrelerini tutan mikropartiküller bakımından yetersiz ürün kullanıldığı takdirde uzun vadede Periimplantitis olarak isimlendirilen hastalık meydana gelebilir. Bu durumda meydana gelen enfeksiyon sebebiyle çene kemiğindeki erime maalesef artış gösterir. Bu sürecin tedavisinde implantın çıkartılması ve ilgili bölgede yeniden kemik oluşumunu artıran materyaller uygulanması gerekebilir. Aynı bölgeye tekrar implant yapılabilir fakat bu süreci oldukça titiz yönetmek gerekir. Sertifikalı ve uzun yıllar başarılı vaka takipleri yapılmış implantların kullanılması çok önemlidir.

 

-Kemiği Olmayan Hastaya Dental İmplant Süreci

Makalemizin ilk paragrafında kısaca bahsettiğimiz kemik transfer uygulamaları, çoğu zaman üst çene ön bölge ve alt çene azı dişler bölgesinde kemik genişliğinin kaybı olan hastalarda uygulanmaktadır. Üst çene azı dişler bölgesinde kemik kaybı meydana gelmesi genelde sinüs boşluklarından kaynaklanmaktadır. Sinüs boşlukları üst çene kemiği içerisinde bulunan, hava boşluğu şeklindeki anatomik yapılardır. Azı dişlerinin kökleri genellikle sinüs ile komşudur. Bu dişlerin herhangi bir sebepten kaybı yaşandığında sinüs aşağı yönde hareket etme eğiliminde olur. Sinüs aşağı yönde hareket etmeye başladığında çene kemiğinin yüksekliğinde azalma olur ve uygulanacak implantın boyu da daha kısa olacak şekilde seçilir.

Sinüsün ileri seviyede aşağı yönde sarkması dikey olarak tamamen kemik kaybına sebep olursa implant yapımı için öncelikle Sinüs Lift denen cerrahi işlem yapılması gerekir. Sinüs Lift Tekniği iki şekilde yapılmaktadır; kapalı teknik ve açık teknik. Kapalı teknik, kemik yüksekliği 4-5 mm seviyelerinde ise tercih edilmektedir. En kısa implantın boyunun 6 mm olduğu düşünülürse Kapalı Sinüs Lift Tekniği ile uygulanacak implantın en uç 2-3 mm sinüs içerisinde konumlanması gerekecektir. Bu konumlandırma yapılmadan önce sinüs çevresindeki çene kemiği özel aletler kullanılarak sıkıştırılır. Böylece sinüse direkt bir müdahale yapılmaksızın işlem tamamlanmış olur. Açık teknikte ise kemik yüksekliği 4 mm altındadır. Bu durumda sinüse ağız içerisinden ve yanağa komşu tarafından ufak bir pencere açılarak ulaşılır ve boşluğun içerisi kemik tozu ile doldurulur. Çoğu zaman aynı seansta implantı da yerleştirilir. Bu şekilde cerrahi tamamlamlandıktan sonra minimum 3,5 – 4 ay beklenmesi gerekir. Osteointegrasyon sürecinin uzunluğu işlemi yapan cerrahın belirlediği süreye göre gerektiğinde daha da artabilir.

Bir cevap yazın

Randevunuzu hemen almak ve seyahat planınızı oluşturmak için
WhatsApp’la ya da Bizi arayarak iletişime geçin.

+90549 414 74 64 +90 216 444 20 60