Gülüş Estetiği

Gülüşümü beğenmiyorum.  Ne yapılabilir?

Günümüz estetik diş hekimliğinde yapılan tedavilerin hepsi, kişiye özel olarak tasarlanır. Bu da demek oluyor ki, gülüş tasarımı herkes için yapılabilir. İdeal gülüşü kişide tasarlarken dikkat edilen birtakım parametreler vardır. Örneğin, hastanın alt dudağının üst kenarının gülerken oluşturduğu hat, alt dudağın kalınlığı, burun kenarları arasındaki mesafe, cinsiyet, yüz hatları, gülerken diş etlerinin ne kadar göründüğü gibi birtakım faktörleri dikkate alarak kişiye özgü bir tasarım yapmak mümkündür. Gülüşünü beğenmeyen kişilerde öncelikle gülerken ve yüz kasları serbest haldeyken, çeşitli açılardan fotoğraflar ve kişinin konuşurken videosu çekilir. Alınan bu veriler, hastayla beraber incelenir. Diş hekiminin uzman görüşü ve hastanın beklentileriyle beraber gerekli notlar alınır. Sonrasında ise gerekli ise önce diş eti estetiği açısından tedaviler yapılır. Sonrasında yapılacak estetik tedavinin çeşidine göre seanslara geçilir. Tedavi çeşitleri hakkında örnek vermek gerekirse, porselen lamina uygulaması, zirkonyum porselen, bonding tedavisi, beyazlatma uygulamaları gibi. Bazen dişlere hiç dokunmadan, diş eti seviyelemesi ve beyazlatma uygulaması bile hastaları ciddi derecede memnun edebilmektedir. Bu sebepten, az önce belirttiğimiz gibi, kişinin gülüşünü beğenmemesine hangi faktörlerin neden olduğu teşhis edilir ve ona göre bir tedavi planı yapılır.<!–more–>

Gülerken dudağımın bir tarafı fazla çekiyor. Çözümü var mı?

Kişinin gülüşü; yüz ifadeleri, mimikleri, yüz kaslarının çeşitli derecelerde kasılmasıyla bir ifade halini almaktadır. Bazı bireylerde ise gülüş sırasında üst dudak yüksekliğinin az olması, diş etlerinin gülerken fazla görünmesine sebep olabildiği gibi sağ ve sol taraftaki yüz kaslarından bir tarafa ait olanının fazla kasılması, gülüşte asimetriye sebep olabilmektedir. Bu durumu günümüz estetik uygulamaları ile simetrik bir hale getirmek mümkündür. Örneğin, botoks uygulamaları fazla kasılan ilgili bölgeye uygulandığında, kasılma azaltılır ve her iki tarafın dudaklarını eşit derecede çekmesi sağlanabilir. Bazı durumlarda ise köpek dişlerinden küçük azı dişlerine doğru, dişlerin damak tarafına eğimli olması dudağın yeterli derecede desteklenememesi olarak karşımıza çıkar. Böylece dudağın ve yanağın ilgili bölgeleri çökük bir görüntü verebilir. Bu durumlarda en ideal yol, tel tedavisi ile mevcut dişlerin pozisyonlarını değiştirmek olabilir. Tel tedavisi süre olarak bir kaç ayı bulacağı için bazı hastalar tarafından tercih edilmemektedir. Bu yüzden estetik porselen uygulamaları ile, 5-7 gün gibi kısa bir sürede dişlerin ideal pozisyonlara getirilmesi mümkündür. Böylece dudak ve yanaklar, ideal diş desteği sayesinde çökük bir görüntü vermezler.

Gülerken diş etlerim fazla görünüyor. Kesmek mümkün mü?

Diş hekimliğinde “Gummy Smile” denilen; gülerken diş etlerinin fazla görünmesi, diş estetiği açısından tedavisi mülkün olan bir durumdur. Öncelikle diş etlerinin ne kadar göründüğünü tespit edip, bu görüntüyü fotoğraflamak gerekir. Sonrasında bilgisayar üzerinden yapılan planlama doğrultusunda diş etlerinin nereye kadar kesileceği kararlaştırılır. Eğer ki serbest diş eti boşluğu dediğimiz, sağlıklı diş eti cebi miktarı biyolojik olarak müsaade ediyorsa lokal anestezi altında lazer destekli sistemlerle, diş etinin 10 dakika gibi çok kısa bir sürede tedavi edilmesi mümkündür. Serbest diş eti miktarı yeterli derecede müsaade etmiyorsa, o zaman diş eti uzmanı tarafından basit bir cerrahi işlem yapılması gerekmektedir. Bu tedaviye mecbur kalınırsa, diş etinin tam anlamıyla iyileşmesi 21 gün sürecektir. İyileşme periyodunda hastalar, normal fırçalamalarına yumuşak kıllı diş fırçaları ile devam etmeli ve diş etlerinin sağlıklı bir şekilde iyileşmesini sağlamalılardır.

Gülüş estetiği işlemi zor ve ağrılı mıdır?

İdeal gülüşe kavuşmanın yolu; tek bir dişe çok küçük dokunuşlarla olabileceği gibi, gülüş alanına giren 10 dişe işlem uygulayarak da mümkün olabilir. Buna karar verebilmek için öncelikle hastanın beklentisini hekimin iyi analiz etmesi gerekir. Maksimum sürede işlem yapılan bir kişi üstünden örnek vermek gerekirse; öncelikle şunu vurgulamak isteriz. Diş hekimliğinde yapılan tedavilerde ağrı çekmek bir kader değildir. Günümüzde bulunan lokal anestezi ilaçlarla bütün tedaviler ağrısız bir şekilde yapılabilmektedir. Anestezi yapılırken kullanılan enjektörlerin uygulanmasından önce, lokal uyuşturucu kremler ya da spreyler kullanılarak diş etinin uyuşması sağlanır ve iğnenin battığı bile hissedilmez. Anestezi işlemi tamamlandıktan sonra yapılan tedavi planına göre ilgili dişlerde aşındırma ve ölçü uygulamaları yapılır. Bu süreçte zor olarak vurgulanabilecek tek durum, diş sayısıyla doğru orantılı artan sürede hastanın ağzını açık tutmasıdır. İşlem sırasında yorulan hastalarımızı, ara ara molalar vererek dinlendirip, tedavilere devam edilebilir. Kalıcı porselenler takılana kadar hastalar geçici dişler ile yaşamak durumundadırlar. Geçici dişler ile beslenmek tabi ki işlem öncesindeki gibi çok konforlu olamamaktadır. Bu süreçte hastalar yumuşak ve sıvı gıdalarla beslenmelerine devam etmek durumunda kalırlar. 5-7 gün gibi bir süre sonra daimi dişler takıldıktan sonra, kullanılan diş yapıştırıcılarına bağlı olarak dişlerde hafif sızlamalar meydana gelebilir. Diş dokusu her ne kadar sert bir yapıda olsa da yaşayan bir organdır ve yüzeyine uygulanan her işlem sonrasında bir yara meydana gelebilmektedir. Bu yaranın iyileşmesi çok kısa sürede olabildiği gibi bir kaç haftayı da bulabilir. Şunu tüm hastalar için belirtmeliyiz ki; ne yapılırsa yapılsın maksimum 6 hafta gibi bir sürede etken ortadan kaldırıldığı takdirde, tüm ağrılar diş yüzeyinin iyileşmesini takiben bitecektir.

Gülüşte altın oran ne demek?

Doğada bulunan her cisimde olduğu gibi, insanoğlunun bedeninin her yerinde bir altın oran bulunmaktadır. Boyumuza göre uzuvlarımızın da değişkenlik göstermesi gibi, dişler arasında da bir oran vardır. Matematiksel olarak ifade etmek gerekirse; üst çenede küçük keser dişimizin genişliğine 1 birim dersek, ön kesici dişimizin genişliği 1,618 birimdir. Ayrıca karşıdan bakıldığında köpek dişimizin genişliği 0,618 birim olarak görünür. Yani karşıdan bakıldığında, ön keser dişin genişliği ile yan keser ve köpek dişinin toplam genişliği birbiri ile eşittir. Bunları belirtmemizin sebebi şudur; kişiye özgü bir tasarım yaparken, dişler arasındaki bir takım değerler dikkate alınarak estetik bir görünüm meydana getirmek mümkün olmaktadır. Tabi ki sadece matematiksel değerlere dayanarak, ideal bir estetik gülüş yaratmak mümkün değildir. Güzel bir gülüşün anahtarı, kişiye özgü olan yüzdeki detaylar ile altın oranın kombine edilmesiyle söz konusu olabilir.

Hollywood Smile işlemi nasıl bir işlemdir?

“Hollywood Smile” kavramı; sinema yıldızlarının, bulundukları her ortamda dişlerinin hep bembeyaz, düzgün ve dikkat çekici bir biçimde olmasından kaynaklı, popüler bir tabir olarak karşımıza çıkmaktadır. Hollywood Smile dendiğinde ilk akla gelen, her zaman yapılan estetik restorasyonların bembeyaz ışıltısı olmaktadır. Çünkü estetik diş tedavisi olan neredeyse tüm bireyler, sıralı ve düzgün bir diş dizisine sahip olma hayaliyle bu tedavileri yaptırmaktadırlar. Bu tedavilerin tümüne Hollywood Smile demek doğru olmaz. Naturel renk skalasından seçilen renkler, Hollywood Smile beklentisindeki hastaları mutlu etmez. Bleaching rengi denilen çok açık tondaki beyaz porselenler ile yapılan restorasyonlar, tam anlamıyla Hollywood Smile beklentisi olan hastaları tatmin edecektir.

Gülüş tasarımında dişlerin rengi beyaz mı olmak zorundadır?

Gülüş tasarımı talebiyle, kliniğimize başvuran hastaların beklentileri ve hekimin tecrübesi doğrultusunda renk, boy, şekil kararları verilir. Dişlerine estetik tedavi yapılmasını talep eden ve dışarıdan bakıldığında, dişlerinin porselen olduğunun anlaşılmasını istemeyen kişilerde, kesinlikle dişlerin rengi beyaz seçilmemelidir. Çünkü sıralı ve düzgün işlenen yeni porselen dişlerde, naturel renk skalasının dışında seçilen beyazın her tonu, dişlerde yapaylığın göze çarpma ihtimalini arttırmaktadır. Bu yüzden renk konusunda hastalarımızın ne istediğini bilmesi çok önemlidir.

Estetik bir gülüşte neler önemlidir?

İdeal bir estetik gülüş denildiğinde; kişinin dişlerinin rengi, boyu, genişliği, gülerken diş etlerinin ne kadar göründüğü akla gelmektedir. Bazı bireyler genetik olarak şanslı olmalarından ötürü, kendi doğal dişlerinde ideal estetik gülüşü yakalayabilmektedir. Bazen, kişiler senede bir kez beyazlatma tedavisi yaptırarak gülüşünü daha estetik hale getirebilmekte, bazen de çok küçük dokunuşlarla, dişlerdeki morfolojik bozukluklar düzeltilerek estetik bir gülüş sağlanabilmektedir. Fakat kliniğe kapsamlı bir estetik diş tedavisi talebiyle başvuran kişilerde, baştan sona tüm kriterler hekimin ve hastanın elindedir. Öncelikle, gerekli ise pembe estetiğin sağlanabilmesi için, lazer ile diş eti seviyelemesi yapılır. Lazer ile yapılan seviyeleme işlemlerinde, diş etinin tam anlamıyla iyileşmesi için 7 gün beklemek yeterlidir. Diş etleri iyileştikten sonra, hekim dişlerde gerekiyorsa aşındırmalar yaparak porselen dişlerin hazırlanması için ölçü alır. Sonrasında diş hekimi aşındırılmış dişler üzerine, diş eti ile uyumlu geçici dişler hazırlar. Estetik bir sonucun tam anlamıyla olabilmesi için, kalıcı dişler takılana kadar hastaların geçici dişlerini çok iyi ve titiz bir şekilde hijyenini sağlaması gerekmektedir. Porselenler hazırlandıktan sonra provalar yapılır. Provalarda dikkat edilen unsurlar şu şekildedir; dişlerin rengi, boyu, özellikle çenenin istirahat pozisyonunda ön 4 dişin görülme miktarı, genişlikleri, yüzey morfolojisi, dişlerin dudak desteği. Bu faktörler değerlendirilip hekimin ve hastanın fikir alışverişi sonrası gerekiyorsa bir prova daha yapılır. Eğer her şey muntazam bir şekilde bitirilmiş ise, aynı seansta dişler yapıştırılabilir. Dişler yapıştırıldıktan sonra, elde edilen estetik gülüşün ömrünü uzatabilmenin yolu; kişinin 6 ayda bir hekime düzenli olarak kontrole gelmesi ve gerekiyorsa ufak müdahaleler ile estetik gülüşün sürekliliğinin sağlanmasıdır.

Yaşıma, mesleğime ve cinsiyetime uygun diş nasıl yapılıyor?

Doğal dişlerin, her yaş aralığına göre spesifik birtakım renk ve yüzey özellikleri vardır. Örneğin genç bireylerde; dişlerde aşınma ya çok azdır ya da hiç yoktur. Aşınmamış dişlerin özellikle uç kısımlarında, şeffaf mine dokusu göze çarpar. Yaş ilerledikçe dişlerin kullanımına bağlı aşınma meydana gelir ve bu uçlardaki şeffaf mine dokusu ortadan kaybolur. Diş rengi de, mine dokusunun aşınması ve minenin altındaki sarı renkte olan dentin dokusunun kalınlaşmasıyla, daha da sarı yanmasına sebep olur. Bu yüzden ilerleyen yaştaki hastaların çoğu, beyaz diş özlemiyle estetik diş hekimlerine başvurmaktadırlar. Meslek gruplarına göre ise, estetik diş tedavileri yapmak mümkün. Örneğin sürekli insanlarla iletişim halinde olan halkla ilişkiler mensupları ya da satış yapan kişilerin; ön keser dişleri, yan kesici dişlere göre çok az daha uzun olduğunda, kişinin sempatik görünmesini sağlar. Geneli itibariyle, yuvarlak hatlı dişler diyalog sırasında daha samimi bir iletişime yardımcı olur. Bir diğer örnek ise; özellikle işyeri sahiplerine, daha otoriter bir ifade meydana getirebilecek, genel hatlarıyla köşeli ve özellikle sivri köpek dişleri  yapılabilir. Ayrıca cinsiyete yönelik olarak ise; kadın hastalarda daha yuvarlak geçişleri olan, özellikle ön iki dişi daha uzun ve gülen ağız formu denilen şekilde dişler yapılmalıdır. Erkek hastalarda ise daha keskin geçişleri olan, köşeli, köpek dişleri baskın görünen dişler yapılabilir.

No comments yet.

No one have left a comment for this post yet!

Leave a comment

AMACIMIZ; herkes için ulaşılabilir ve güvenilir sağlık hizmeti

Ağız ve Diş Sağlığınızla ilgili tüm soruları hekimlerimize sorabilirsiniz.

> Soru Sor > Fiyat Sor > Hızlı Randevu